



Ana
Sayfa
Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı
Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle İletişim Dünyası
Farklı Renkler, Farklı Kültürler
Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü
Diğer
Minidev'de yazmak ister misiniz?
Reklamlarınız İçin
İletişim
YAZARLAR |


|
|
|
|

Uzun zamandır sitemizle ilgili olarak okurlarımızdan
gelen mektupları sizlerle paylaşma düşüncesindeydik. Artık düşüncemizi
hayata geçirdik ve bundan sonra sizlerden gelecek yazıları, görüş
ve düşünceleri, ya da gündemdeki bir konu hakkındaki katkılarınızı
bu bölümde yayınlayacağız. Görüşlerinizi diğer okurlarla paylaşmak
isterseniz info@minidev.com mailini
kullanabilirsiniz...

|
Bir Bakan ve ilginç hobileri
Hikmet Sami Türk sivil özgürlük alanının biraz daha daraltılması
ve Türkçe'nin biraz daha Türkçeleştirilmesi yönündeki eşsiz gayretleri
ile, Ecevit çiftine kayıtsız şartsız sadakatiyle meşhur...
Boş vakitlerinde ülkenin yazar, çizer, düşünür; kısacası aydınları
ile onların ürettiklerini bizlere ulaştırma görevini üstlenen
yayıncı kuruluşları cumhuriyet savcılarına bizzat ihbar etmeyi
hobi edinmiş bir şahsiyet aynı zamanda.

Sözgelimi Can Dündar'ın daktilonun tuşlarını kullanarak
işlemekten çekinmediği korkunç suç karşılığında dokuz yıl hapis
yatması Hikmet Sami Bey'in en büyük tutkularından birisi.
Öyle olmasa bakanlık emriyle bizzat suç duyurusunda bulunmazdı.
Yazık ki Bayrampaşa DGM savcısı ile hâkimi bakanla aynı fikirde
değiller. Onlar Can Dündar'ın terör propagandası yaptığını
değil, basın özgürlüğü çerçevesinde demokratik eleştiri hakkını
kullandığını düşünüyorlar. Can Dündar, ilk duruşmada beraat
etti.

Dünyanın adalet bakanı olup da adalete bakmayan tek bakanı olan
Hikmet Sami Türk, Ali Bayramoğlu'nun da yazılarıyla
Türk Silahlı Kuvvetlerini küçük düşürüp zayıflattığını düşünüyor.
TSK'nın daha da küçük düşüp zayıflamaması(!) için Ali Bayramoğlu'nun
24 yıl kadar hapis yatmasının yerinde olacağını düşünmüş. Halbuki
ağır ceza mahkemesi savcı ve hakimlerinin hiçbiri Hikmet Sami
Beye katılmamış. Onlara göre Ali Bayramoğlu eleştiri hakkını
kullanmaktan öteye geçmemiş. Sonuç dört ayrı dâvâdan yine beraat!..

AB yanlısı İdea Politika dergisi bakanın talimatı üzerine geçen
ay toplatıldı. Ahmet Altan'dan Çetin Altan'a, Fehmi
Koru'dan Gülay Göktürk'e, Erol Özkoray'a ve
daha nicelerine kadar onlarca düşünür, yazar, çizer, sanatçı;
kısaca sorgulayan ve işleyen onlarca beyin sırf bakanın cumhuriyet
savcılıklarına yaptığı suç duyuruları yüzünden mahkemelerde sürünüyor.
Sema Pişkinsüt gibilerin ise terörist olduğunun ispat edilip
cezaevine girmesi için dokunulmazlığının nasıl kaldırılacağı üzerinde
bizzat bakan tarafından bir takım formüller üretilmeye çalışılıyor.

Suç duyurusunda bizzat bakanın parmağı var mı bilmiyoruz ama,
Fikret Başkaya gibi bazı düşünce suçlularının(!) kürsülerinden
inip cezaevlerine girmek zorunda kalması ise bakanı fazla etkilemiyor.
Bakanın içeri tıkmak isteyip bazen de tıktığı(!) bütün bu beyinlerin
yanında hırsızı, yolsuzu, görevini kötüye kullananı, tecavüzcüleri...
ile bilumum "gerçekten adî" suçlular var ki onların hepsi bakanın
sonsuz af ve merhametine mazhar oluyor.

Kendileri gibi üstün yöneticiler görev başındayken normal bir
insanın -hele o insan H. S. Türk ise- düşünmesine zaten
gerek olmadığından, düşünenlerin kodesi boylaması için elden gelen
her şey, bizzat bakanın talimatıyla arda konmuyor. Yanılıp da
düşünen, düşünmekle de kalmayıp yazanlara ve yayınlayanlara insaf
da yok, merhamet de H. S. Türk beyin adalet işlerini yürüttüğü
bu diyarda...

Mahkeme koridorlarındaki bütün bu keşmekeş içinde en çok da Ahmet
Altan'a üzülüyorum, taa Amerikalardan sırf bakanın işgüzarlığı
yüzünden gelip gidiyor. Önce bakanlıkça şikâyet, sonra mahkemece
mahkûm ediliyor. Türkiye'de mahkûm edildiği dâvâlar için Avrupa
İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurduğunda dâvâdan vazgeçmesi için
tazminat ödemeyi teklif ve kabul eden de, yine H. S. Türk
sorumluluğundaki Adalet Bakanlığı oluyor.

Fakat
-eğer hâlâ korkmadan düşünebiliyorsanız!..- size bir müjde: Adalet
Bakanımız artık adalete bakmıyor... Kendisi son zamanlarda Türkçe'nin
biraz daha Türkçeleştirilmesiyle ilgili çalışmalarına hız verdi.
Böylece genel başkanının dili ile medenî kanunun dili "uyumlaşacak"
Anayasaya uyum kanunları, AB mevzuatına uyum vs derken işe medenî
kanunun Ecevit diline uyumu ile başlandı. Bu dil öylesine
üstün bir dil ve sayın Ecevit çağının o derece ötesinde
bir lider ki Türk savcı ve hakimleri ile düşünmesi zaten yasak
olan Türk aydını ile halkı bu kanunun aslında ne dediğine yaklaşık
20-30 yıl sonra vakıf olabilecek.

Keşke
diyorum, tasarının meclis adalet komisyonundaki görüşmeleri sırasında
getirilen görüş ve eleştiriler karşısında Hikmet Sami Türk'ün
ortaya sürdüğü istifa kozu görülseydi de, Türkiye 21. yüzyıla
adalet bakanlığında oturan aydınlık bir yüzle girme şansını bulabilseydi...
Allahtan bu ülkenin çoğu konuda Hikmet Sami Bey gibi düşünmeyen
savcı ve hakimleri ile 20-30 yıla kalmadan Türkiye'yi 'esenliğe
kavuşturacak' kadroları var.
14/11/2001
B. Ertaştan

Diğer yazılar için tıklayın
|
|

Yazarlar

Merih
Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı
 
Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin
Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol
Yurderi
Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?

Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin

miniDEV'i
Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın
|