Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR




 

Güncelleme: 25 /09/ 2007


Bu ülkede pek çok dil,gelenek, kültür ve yaşam biçimi yüzlerce yıldır bir arada yaşıyor. Diğer pek çok ülkedeki gibi. 20. yüzyıla girilirken siyasi atmosfere egemen olan ulus-devlet modeli, gelişmeyi ve gücü "tek millet, tek devlet, tek vatan" gibi kolaycı ve tahripkar bir formülün arkasına sığınarak baskıcı ve kendini her şeyin üstünde kutsal bir değer olarak dayatan modeldi. Bu dayatmacı ve vesayet devlet tarzında farklı renklere, farklı köken ve yaşam algısına sahip kültürlere pek de yaşama hakkı tanınmıyor; eğitimden başlayarak her alanda tektipleştirilmiş bir toplumsal model yaratılmaya çalışılıyordu. Devlet bu "savaşımında" kuşkusuz başarılı oldu ama halkın günlük yaşamına sirayet etmek o kadar da kolay değildi. Değişik coğrafyalardan, farklı kültürlerden gelen izler, aradan neredeyse yüzyıl geçmiş olmasına rağmen halen yaşıyor. Bizce çok önemli bir değer, zenginleştirici bir etmen olarak bugüne intikal eden bu kültürel ögeler, geçmişi ne olursa olsun, her birey tarafından anlaşılmaya çalışılmalı, sahiplenilmeli ve yaşaması için ortak akılla oluşturulmuş bir program uygulanmalıdır.
..

minidev'in destekçilerinden sayın İbrahim Kenar, bir Pomak.
Pomak kültürünün yarınlara aktarılması için yoğun bir emek harcayan İbrahim Kenar'ın bize ulaştırdığı bu ilk yazısı, detaylarıyla yaşayan bir kültür olayını, Hıdırellez'i anlatıyor. İbrahim Kenar'ın kendi kültürüne ilişkin yazılarını,
gelecek günlerde zevkle okuyacağınızı umuyoruz.
İbrahim Kenar'ın kendi türünde bir ilk olan Bir Pomak Sevdası adlı
şiir kitabı ile ilgili tanıtım yazısını da okumanızı, Pomakça ve Türkçe olmak üzere
iki dilli bu kitabı en kısa zamanda edinmenizi öneriyoruz.


İbrahim Kenar:

Pomak Kültüründen: SEDENKA

Sedenka Pomak kültürünün bir parçası olup , günümüzde artık uygulanırlığı azalmış bir adettir. Günümüze kadar köylerde uygulanagelmiştir. Sedenka Slav kökenli bir sözcüktür. "Sedeti" oturmak fiil kökünden türemiştir, oturmak, toplanmak anlamında kullanılır. Köy kadınlarının kendine özgü eğlencelerinden birisidir.

Genel olarak sedenka ufak değişikler göstermekle beraber( Pomakların farklı farklı ülkelerde olmasından kaynaklı bulundukları ülke kültürlerinden de içerisine öğeler almıştır) üç çeşit yapılmaktadır:

1. Komşuların toplandığı bir gecedir. Bulgur çekilir, pazı açılır, sohbet edilir. Kızlar darbuka, tef çalıp türkü söylerler. Özellikle kabak ve mısır yenilir.

2. Söz kesimi için toplanıldığında kızın ailesinden söz alınırsa damat adayına kızdan alınan mendil götürülür. Kızlar gece toplanıp eğlenir.

3. Harman zamanı yapılan sedenka. Ayçiçeği dövülüp, mısır soyulurken yapılır (Tarımdaki makinalaşma nedeniyle uygulanırlığı artık kalmamıştır). Bir çeşit yardımlaşmadır. Türküler söylenir eğlenceler düzenlenir.

Bölgeler arasındada isim değişmektedir.  Mesela, sedenkaya mâle (mahalle) adı da verilir.

Mâle'yi yapacak kişi gündüzden bütün komşularını çağırır. Komşularına ikram edeceği yiyecekleri gündüzden hazırlamaya başlar. Gece olunca çağrılan komşular yavaş yavaş gelmeye başlar. Herkes toplandıktan sonra hâl hatır sorulur. Bir müddet sonra kızlar diğer odaya geçerek oyun çıkarmak için hazırlıklara başlarlar.

Sedenka nişan kutlaması için yapıldığında oğlan tarafı nişan boğçalarıyla kız evine gider. Boğçalar kız evine bırakılır. Kız evi de hazırladığı boğçayı oğlan evine gönderir. Gece oğlan tarafı kız evine gider, cümbüşe başlanır. Kızlar türkü söyleyip oynarlar. Yaş gruplarına göre sohbet edilip, oynayan gruplar oyun çıkarılacağı, türkü söyleyip halk oyunu oynanacağı zaman bir araya toplanırlar.

Kış geceleri yapılan sedenka’larda amaç eğlencedir. Kızlar, kadınlar önceden kararlaştırılan bir evde toplanırlar. Kızlar sedenka’ya giderken daire, tef ve çömlek darbukalarını alırlar. Ev sahibi mısır patlatır. Suda mısır pişirilir. Kabak, değişmez tatlıdır. Kızlar camların perdelerini açarlar. Oğlanlar dışarıdan cama bakarlar. Kızlar maniler, türküler söylemeye başlar.

Kış geceleri yapılan sedenka’lara erkekler katılmaz.

Harman zamanı yardımlaşma imece amacı güden sedenka’lara kadın ve erkekler yanyana gelirler. Sedenkalar köyün kızlarının ve oğlanlarının birbirlerini tanıdıkları yer olur.

Konu komşu, sedenkaya gider, bir ev içinde toplanılır ve gidilir (yün-eğirmek) örülür, dikilir, sohbet edilir. Yavuklu (erkek) cama gelir, ekonomik durumu iyiyse şeker getirir, iyi değilse sadece kısa sohbetlerden sonra gidilir, patlak mısır patlatılır. Kabak pişirilir ve yenir. Orada toplananlar kendi kendine cümbüş yapar. Oyunlar oynar. Mani, türkü söylenir. Kızlar oyun çıkarırlar, oyunlar oynanır, bilmeceler sorulur.

Yöreden yöreye değişen sedenkalarda  benzerlikler bulunursa da ufak farklılıklar göstermektedir:

1-) Bunlardan birincisi, gündöndü (ayçiçek) ufalamak, mısır soymak için bir evde gece toplanılır, ev sahibine yardım edilir. Ev sahibi süt mısırı pişirir, birlikte yenir. İş bitmişse ertesi akşam kime gidileceği kararlaştırılır.

2-) İkincisi kış geceleri hasır dokumak için sedenkalar yapılır. Bir kısmı kızlar hasır dokur, diğerleri kendi işleriyle gelirler.

3-) Üçüncüsü eğlenmek amacıyla yapılan sedenkalardır. Herkes işini alır, belli bir evde toplanılır. Hem işyaparlar, hem de maniler söylerler, şenlenirler. Birbirlerine deyiş (mani) atarlar.

Sedenkanın yapılma amacında hemen hemen bütün kaynak kişiler birleşiyorlar. Bunları; yardımlaşma, boş zamanları değerlendirme, komşuluk ilişkilerini güçlendirme, içine kapalılıktan kendini kurtarıp sosyalleşme vb. olarak sıralayabiliriz.

Sedenkalarda kadınlar çeşitli kılıklara girerek oyun çıkarırlar. Bazen değişik giysilerle seyircileri şaşırtırlar.

Sedenkalarda oynanan oyunlardan biri "cüce oyunu”dur.
Genellikle küçük bir kız çocuğunun başına büyük bir tepsi ters olarak konur. Kadınların giydikleri çarşaf, pürgü adı verilen dış giysinin eteği bu tepsinin üstüne örtülür. Çarşafın etekleri toplanır, çocuğun beli üzerine bağlanır. Kollar bu çarşafın içinde kalır. Bir erkek ceketi yakası çocuğun beline gelecek şekilde giydirilir. Bir oklava ceketin kollarından geçirilir.Bu şekilde kollar yana açılmış dik dururlar. Kızlar ve kadınlar türküler söylerler cüce ortada oynar.

Başka bir sedenka gecesinde ise kızlar oyun çıkaracakları zaman yandaki odaya geçip hazırlamaya başlarlar. Bu arada da kadınlar söyleşirler, dertleşirler. Kızlar içeriye girince bütün sesler kesilir ve kızlar izlenmeye başlanır.

Kızların oynadığı oyunlardan biri "manda oyunu"dur .
Oyun şöyledir: Bir kız manda olur. Kıza bir siyah "ferace" (baştan aşağıya bütün vücudu kapatan kara çarşaf) giydirilir. Kulak izlenimi vermek için başına iki terlik bağlanır. Boynuna ip bağlanarak ipi çeke çeke manda, kadınların bulunduğu odaya getirilir. Kadınlardan biri mandayı sağmaya kalkar. Manda kendini sağdırmaz. Manda döner, kadın döner. Bir kadın daha gelir o da mandayı sağamaz. Üçüncü kadın gelir mandayı sağar. Bundan sonra manda satılığa çıkarılır.
En yüksek parayı veren mandayı alır ve mandayı dışarı çıkarır.
Kızlar daha sonra çeşitli köy için seyirlik oyunları çıkarırlar.

Yardımlaşma için yapılan sedenkalarda da hemen hemen aynıdır. Yardımlaşma için yapılan sedenkalarda öncelikle işlerin bitirilmesine önem verilir. Eğlence genellikle işler bittikten sonra yapılır. İşler bittikten sonra kızlar kalkar oynar.

Sıra mani atışmasına gelmiştir. Kızlar camdan veya açık havada yapılan sedenkalarda sevdiklerine mani söylerler. Kız, erkek mani atışması da bazen olmaktadır. Mani atışında kural yoktur.

Sedenkalar'daki eğlenceye ek olarak bilmeceler de sorulur.
En çok bilene ev sahibi armağan vermek zorundadır.

Sevdikleri gurbette, askerde olan kızlar, gurbet ve özlem duygularını dile getirmek için ağıtlar söylerler. Türküler eşliğinde halk oyunları da oynanır.

Bunlardan bir tanesi ÇOBAN ismi verilen oyundur. Çoban oyunu iki kişi kolları yanda tek ayak üzerine oynar. Bir kişi tarafından türkü söylenir. İstenirse seyirciler türküye katılır. Sedenka gecelerinde bolca türküler söylenir.

Pomaklar'da Pesna (halk türküsü) kültürü yoğun şekilde yaşamaktadır. Bundan dolayı da yazılı bir tarihi olmamasına karşın günümüze kadar ulaşan binlerce Pesna örneklerinden tarihi okuyacak kodlar bulmakta zorlanılmamaktadır.

Gece topluca halk oyunları oynanması ile sona erer.





 
İbrahim Kenar




Diğer yazılar için tıklayın


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla