Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR


Yoksul ülke olmak işte bu demek…

4 kişilik aile.
Çoluk çocuk.
Büyük bir mermerin çevresine toplanmışlar.
Ellerinde çekiç.
Fıstık çıtlatıyorlar.
Kuruyemişçiden Antep fıstığı alırsınız ya. Ucu açıktır.
Ama ağaçtan toplanan fıstığın sadece yüzde 35'nin ucu açıktır.
Gerisi kapalı.
İşte kapalı olanlar, çekiçle vurularak çıtlatılır.
4 kişilik aile bunu yapıyor.
Fıstık çıtlatarak para kazanıyor.

25 kilo fıstık bir çeki. Bir çekiyi kırmanın ücreti ise 1.5 milyon lira.
Bir aile. Ana, baba, çoluk çocuk günde 3 çeki kırabiliyorlar. 75 kilo.
Karşılığı 4.5 milyon lira.
İşte yoksulluk bu demek.

Gözünüzün önüne getirin. 75 kilo fıstık. Tek tek alıyorsunuz. Taşın üzerine koyuyorsunuz. Çekiçle vurup çıtlatıyorsunuz.

Ömür törpüsü. Bir aile bütün gün çalışıyor. Tabii çıtlatacak fıstık bulunursa.
Bedeli 4.5 milyon lira.
Peki, fıstıkları çıtlatacak makine yok mu?
Var. Ama insan daha ucuz.

İşte yoksulluk bu demek.

İşte dibe vuran Türkiye bu demek.

İşte Ortadoğu ülkesine dönmek, bu demek.
İşte üçüncü lige düşmek üzere olan Türkiye'in fotoğrafı bu.

Ankara'nın göremediği, anlayamadığı, idrak edemediği Türkiye bu.
Bırakın Ortadoğu ülkesini. Giderek Afrika ülkesine dönüyoruz.
Halk o kadar çaresiz ki.

Parayı Dünya Bankası verdi.
Devlet önce eğitim yardımı yaptı. Kitap, kalem, defter alabilsinler diye. Okula gidebilsinler diye 1 milyon 50 bin çocuğa 50 milyon lira dağıtıldı.
1 milyon 50 bin çocuk bu parayı almasaydı belki okula gidemeyecekti.
Yetmedi. Kış kapıda. Yakacak lazım.

Ama bakıldı ki. İnsanların yakacak almaya gücü yok.
Çare yok. Bu kez FAK FUK FON devrede.
400 bin aileye 100 milyon lira yakacak yardımı yapıldı.
Üşümesinler diye. Çocukları donmasın diye.
Bu da yetmedi.

İnsanlar kalem, defter almıştı. Çocuklarını okula gönderiyorlardı. Isınacak yakıt da vardı. Ama beslenme için para yoktu.
Çocuklar okula, babalar iş aramaya aç gidiyordu, aç.
Görüldü ki olacak gibi değil.
Bu kez 600 bin aileye 40 milyon lira gıda yardımı yapıldı.

40 milyonla ne olur demeyin.
Dibe vurdurulan Türkiye'de 40 milyon büyük para oldu.
Türkiye, 40 milyonu arar hale getirildi.
Ankara farkında değil. Her ilde dizi dizi aşevleri açılıyor.
Yakında görürsünüz. Kamyonlar. Üzerlerinde kazanlar. İçinde lapa. Kuyruğa girmiş binlerce insan. Ellerinde tabak. Kamyondan lapa alıyorlar.

Durun durun..
Bu Pakistan'da olur. Mülteci kamplarında olur. Afrika'da olur demeyin.
Devlet vatandaşına beslenmesi için 40 milyon lira dağıtıyorsa.
Bu duruma düşmüşsek.
İnsanlar 40 milyon gıda yardımı için birbirlerini yiyorsa.
Bir sonraki aşaması da budur.

Bu tablo karşımızdayken. Türkiye iyi yönetiliyor diyebilir misiniz?
Şimdi bir dakika düşünün. Şu ülkeye bakın.
Ekim ayında bile hâlâ güneşin pırıl pırıl parladığı bir ülke.
Verimli topraklara sahip bir ülke.
Denizinden balık çıkan bir ülke.
Sebzesi, meyvesi olan bir ülke.
Bankalarından dolar taşan bir ülke.
Fabrikaları, dev sanayi tesisleri olan bir ülke.
Ama aynı zamanda da insanlarının alım gücü sıfıra düşmüş bir ülke.
İşsizler ordusunun yaşadığı ülke. Üretimin durduğu bir ülke.
40 milyonun büyük para olduğu bir ülke.
Bırakın iyiyi. Bu ülke yönetiliyor diyebilir misiniz?.
Ankara diyor ki. Başbakan diyor ki. Bize haksızlık ediyorsunuz.
Ben de diyorum ki. Asıl siz bize haksızlık ediyorsunuz.

Çıkın sokağa. Gidin bakkala sorun.
Adresini de vereyim. Anadolu'ya çıkmanıza gerek yok.
Ankara'nın Altındağ ilçesindeki Ali bakkalla gidin.
İnsanlar 50 bin liralık peynir alıyor.
Yanlış okumadınız 50 bin.
Utana sıkıla peynir alan adam diyor ki; "Okula giden çocuğumun beslenme çantasına koyuyorum. Gıda alsın diye. Artık eve alamıyoruz."
İnanın. Haksızlık etmiyoruz.
Türkiye bu hale geldi.
Ortadoğu ülkesi oldu.




Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 

Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla