Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR


Hangisi sakat?

Temel'lerin çoğunlukta olduğu bir ilimizde, Ordu'da demişler ki, "3 Aralık'ta Dünya Sakatlar günü var. Bir jest yapalım, Belediye'ye sakat işçi alalım..." Mevzuatı ayarlayıp koşullarını duyurmuşlar: "Sakatlar kontenjanından veteriner, bayan inşaat teknisyen, ve temizlik işçisi alınacaktır. Adayların gözü sakat olmaması, işitme kusuru bulunmaması, konuşması düzgün ve kolu-eli sakat olmayacak, ayaklarında herhangi bir özür bulunmayacak..."

Fıkra değil. 4 aralık Pazartesi günkü Hürriyet gazetesininin 25. sayfasına bakanlar haberi okuyabilir. Pek çok sorunu giderdiğimiz gibi, sakatları da "görmezden gelerek" sorun olmaktan çıkarıyoruz. Sakatları yok sayınca, onların problemleri de ortadan kalkmış oluyor kolayca. Bu nedenle sokaklarda, günlük hayatta sakatlarla karşılaşmıyoruz. Öyle ki, meslek liselerine giriş sınavlarında bile, kekemelikten-şaşılığa kadar hafif kusurlar bedensel özür kadar sayılıyor ve sakatlar okuyamıyor bile! Normal yaşamı paylaşma hakkını vermediğimiz sakatlar, normal insanlar gibi davranınca da, toplumun acıma hissini kaşıyarak günlerce medya kuruluşlarında "müthiş başarı" kabilinden başlıklarla duyuruluyor...

Yılda bir gün, 3 Aralık'ta dünyanın sakatları seslerini duyurmak için eylem yaparlar. Eylem de nedir? Sokaklara çıkmak, "normal" insanlar gibi yürümek... Bu arada, dikkati çekmek için kiminin elinde -taşıyacak dermanı, tutacak eli varsa- pankart, bayrak gibi şeyler de olabilir. Ülkemizde de olur bu tip görüntüler. Pankartlarda, sakatların da birer üretici olabileceği, sosyal-ekonomik yaşamda bir rol üstlenebileceğine dair şeyler yazılıdır çoğunlukla. Bir de, kent yaşamı düzenlenirken, sakatların ihtiyaçları da gözetilsin istenir.

Görevi toplum düzenini sağlamak ve kanunları uygulamak olan polis de bunu bilir. Sakatların gösterileri izinlidir. İzin almamış dahi olsalar, anayasal haklarını kullanarak taleplerini dile getirme haklarını kullanmak isterler. Buna kimsenin itiraz etmemesi gerkir. Ama, Sakatlar Günü olarak bilinen 3 Aralık'ta 28 kör, Tünel'den Taksim'e doğru başlattıkları yürüyüşü tamamlayamazlar. 28 kör, tam techizatlı emniyet güçlerince derdest edilir, karakola götürülür. İş kanunlarının uygulanmasını isteyen 28 körden 7'si gözaltındadır, diğerlerinin ifadeleri alınır. Gözaltındaki 7 kör, 6 Nokta Körler Derneği yönetiminde görevli insanlardır.

Sakatlarımız yürür. İş ister. Biz utanırız. Yürüyen sakatları polis tartaklayarak götürür. Biz iki kere utanırız. Körler, kendi alfabeleriyle yazdıkları bildiriyi okumak isterler. Polis okutmaz, engel olur. Biz utanırız. Olayı izleyen kişilerden bazıları, devletin gücünün sakatlara yetiyor olmasını sevinçle karşılayabilirler. Hiç değilse devletin gücünün yettiği bir kesim varmış diye düşünürler.

 

 

Diğer yazılar için tıklayınız...




Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 



Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla