



Ana
Sayfa
Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı
Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle İletişim Dünyası
Farklı Renkler, Farklı Kültürler
Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü
Diğer
Minidev'de yazmak ister misiniz?
Reklamlarınız İçin
İletişim
YAZARLAR
|

Türkiye Yahudilerinin Kısa Bir
Tarihi

Bölüm 2
17.Yüzyılda
duraklamaya giren Osmanlı Devleti, bu durumunu Yahudi nüfusuna da
hissettirmiştir. Ekonomik yaşamı vasatın
altında seyreden bu topluma ayrıca
uygulanan birtakım baskılar
(özel kıyafetler zorunluluğu, dahası onlara has bir kıyafet
vergisi), yaşamlarını zorlaştırmıştı.
Bu arada, yüzyılın ortalarında İzmir'de
ortaya çıkan ve kendini
"mesih" olarak ilan eden Sabetay
Sevi ile ilgili tartışmalar, Yahudiliğe gölge düşürecekti.
Sevi'nin ölümünün ardından, düşüncelerini izleyen bir grup Yahudi,
Müslümanlığı yeğleyerek özellikle Selanik'te,"Dönmeler"
olarak kendilerinden söz ettirmeye başladılar. Bu arada, gerek bu
kentte gerekse İzmir'deki Yahudiler, İstanbul yanısıra Osmanlı İmparatorluğu'nun
en büyük
ve zengin
cemaatlerini oluşturuyorlardı.

18. Yüzyıl,
başta III.Ahmet'in
ve Sadrazam
Damat İbrahim Paşa'nın dönemlerinde, Yahudilere karşı
sürdürülen baskılar
ile başlar. Cemaatin Saray ile ilişkileri,
tüm zamanların en
alt düzeyine ulaşmıştı. Daha çok içlerine kapanık
bir dönem yaşayan Osmanlı Yahudilerinin o dönemde ekonomik,
sosyal ve kültürel bir çöküntü
içerisinde bulundukları görülüyor.

19. Yüzyılda
Yahudiler, bu durgunluklarından uyanmaya
başlamışlar, en başta
III.Selim'in bir çağrısına uyup, Bahriye'ye
katılarak vatanın savunmasında yer aldılar. Ardından
gelen Yeniçeri ocağının dağılması, Yahudiler üzerindeki denetimsiz
baskıların büyük ölçüde azalmasına
neden oldu. Ancak asıl olumlu gelişme, azınlıklara
resmi olarak Müslümanlar ile aynı hakları tanıyan Tanzimat Fermanı
ile yaşanacaktı: 1859 Gülhane Hattı-ı Hümayun'u ile bir yandan üzerlerindeki
haraç kâbusu
kalktı, beri yandan orduya
ve devlet memurluğuna alınabilme hakları doğdu. O dönemlerin ileri
gelen Osmanlı
Yahudileri arasında, en başta Sadrazam Mustafa Reşit
Paşa'nın danışmanı, banker Avram
Kamondo olmuştur ki, bu önemli şahsiyet, İstanbul'dan
başlamak üzere Osmanlı Yahudilerinin eğitim
ve kültür gereksinmelerine büyük mali
katkılarda bulunmuştu. Sultan
Abdülmecit döneminde, 1843 yılında İzmir'de
kurulan Judeo-espanyol dilindeki ilk Türk
Yahudi gazetesi dikkat çekicidir; Abdülaziz
saltanatı sırasında ise, Yahudi cemaatinin ilk örgütlenmesini
sağlayan "Hahambaşı
Nizamnamesi", 12 laik yönetici ve 4 hahamdan oluşan bir
kurul tarafınca hazırlanarak resmen tebliğ edilir (1865).
Cumhuriyet
Dönemi
Türkiye Yahudilerinin bu dönemdeki yaşamı,
ilginç bir beyanla ile başlar. Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin
sınırları içinde kalan azınlıklara hak ve imtiyazlar tanıyan
Lozan anlaşması, Yahudilerin haklarını da tanımlarken,
Türkiye Yahudi
cemaatleri, bu haklardan resmen
vazgeçtiklerini beyan ederler. Dahası, böylece birtakım
önemli ayrıcalıklara
kavuşacak olan birçok yabancı
uyruklu Yahudiler, Türk vatandaşlığına geçerek, yüzyıllardır
birlikte yaşamış oldukları Türk halkı ile kader
birliklerini böylece dışa
vururlar.

Ne var ki, Lozan
öncesi olduğu gibi, 1930'lu yıllarda da "Tasviri
Efkâr", "Cumhuriyet"
ve "Son Saat"
gibi gazeteler ile
"Milli İnkilap" gibi dergilerde, sürekli bir Yahudi
düşmanlığı sergilenmekteydi. Başta bu yazıların etkileşimi
ile, 1934'de Çanakkale'de Yahudilere karşı ticari bir boykot ilan
edildi, hemen ardından ise Trakya'nın
bazı kent ve kasabalarında Yahudi
ev ve dükkânlarına
karşı saldırılar
düzenlendi. Bunun üzerine İnönü hükûmeti bu "antisemit"
hareketleri kınadı,
faillerini cezalandırmak ve tedbir
almak güvencesini verdi.

Nazi döneminde
Avrupa'yı kasıp kavuran Yahudi
düşmanlığı, Türkiye'deki bazı çevrelerce de körüklenmeye
çalışılmışsa da, Başbakan Celal
Bayar'ın "Yurdumuzda bir Yahudi meselesi yoktur... Dış etkiler altında
yapmacık bir Yahudi sorunu yaratmaya niyetimiz yoktur"
sözleri, devletin resmi tutumu olduğu gibi, gerçek politisını da
aksettiriyordu. Ne var ki, 1942 yılında kabul edilen Varlık
Vergisi'nden, yüzlerce Yahudi ailesi de nasibini
almıştır. Kaldı ki, servetlerini kat kat aşan vergi borçları
çıkartılan birçok Yahudi işadamı, bu yüksek tutarlarını ödeme olanakları
bulunmadığı için, doğu Anadolu'ya sürülmüş
ve Aşkale gibi kamplarda tutsak
tutularak ağır bedeni işlerde zorunlu olarak çalıştırılmışlardı.

Varlık
Vergisi
ve 1955 yılında cereyan eden, asıl hedefi
Rum toplumu olan "6-7
Eylül" olayları sırasında oluşan yağma
hareketleri, ne yazık ki, binlerce Türkiye Yahudisinin,
asırlar boyunca refah içinde yaşamış oldukları toprakları terkederek
başka ülkelere göç etmelerine neden olmuştur.
Ülkemizde
bugün yaşamakta olan 25.000 kadar Türkiye Yahudisi, büyük çoğunlukla
İspanya kökenli
olup, 500 yıl önce beraberlerinde getirdikleri din
ve geleneklerini, Türkiye'nin çağdaş
koşullarına uydurmuş, kendi okulları,
hastaneleri, ihtiyarlar yurtları, kültür kurumları ve
gazeteleri
ile erkin ve rahat bir yaşam sürdürmektedirler. Aralarında tüccar
ve işadamları olduğu gibi, mühendis, mimar gibi teknik konulardan
reklamcılığa kadar çeşitli mesleklere sahip olanları, beri yandan
bilim adamları ve sanatçılardan oluşan ve gittikçe gelişen entellektüel
bir çevreleri vardır.
Kaynakça
Türkiye Yahudileri konularında daha ayrıntılı bilgiler edinmek isteyen
okurlarımıza, özellikle aşağıdaki kitaplar önerilir:

Türkiye Yahudileri - M. Sevilla-Sharon-İletişim Yayınları, 1992
Türk Yahudileri Tarihi - N. Güleryüz-Gözlem Yayınları, 1993
Türkiye Cumhuriyetinde Yahudiler- A. Levi-İletişim Yayınları,
1996,
Osmanlı ve Türk Yahudileri - Y.Besalel-Gözlem Yayınları,
1999
Cumhuriyet Yıllarında Türkiye Yahudileri-Bir Türkleştirme Serüveni
(1923-45) - R.N.Bali- İletişim Yayınları, 1999
|
| |
|

FARKLI RENKLER FARKLI KÜLTÜRLER

SÜRYANİ
KÜLTÜRÜ

ERMENİ
KÜLTÜRÜ

RUM
KÜLTÜRÜ

YAHUDİ
KÜLTÜRÜ

Editör'den

Türkiye
Yahudileri'nin
Tarihi

Bayramlar

Yemekler

Sinagoglar

Sözlükçük

Müzikler

Kitaplar

Mizah


Yazarlar

Merih
Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı
 
Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin
Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol
Yurderi
Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?

Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin

miniDEV'i
Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın
|