Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





Tarihçe
Robert Schild
Türkiye Yahudilerinin Kısa Bir Tarihi

Bölüm 2


17.Yüzyılda duraklamaya giren Osmanlı Devleti, bu durumunu Yahudi nüfusuna da hissettirmiştir. Ekonomik yaşamı vasatın altında seyreden bu topluma ayrıca uygulanan birtakım baskılar (özel kıyafetler zorunluluğu, dahası onlara has bir kıyafet vergisi), yaşamlarını zorlaştırmıştı. Bu arada, yüzyılın ortalarında İzmir'de ortaya çıkan ve kendini "mesih" olarak ilan eden Sabetay Sevi ile ilgili tartışmalar, Yahudiliğe gölge düşürecekti. Sevi'nin ölümünün ardından, düşüncelerini izleyen bir grup Yahudi, Müslümanlığı yeğleyerek özellikle Selanik'te,"Dönmeler" olarak kendilerinden söz ettirmeye başladılar. Bu arada, gerek bu kentte gerekse İzmir'deki Yahudiler, İstanbul yanısıra Osmanlı İmparatorluğu'nun en büyük ve zengin cemaatlerini oluşturuyorlardı.

18. Yüzyıl, başta III.Ahmet'in ve Sadrazam Damat İbrahim Paşa'nın dönemlerinde, Yahudilere karşı sürdürülen baskılar ile başlar. Cemaatin Saray ile ilişkileri, tüm zamanların en alt düzeyine ulaşmıştı. Daha çok içlerine kapanık bir dönem yaşayan Osmanlı Yahudilerinin o dönemde ekonomik, sosyal ve kültürel bir çöküntü içerisinde bulundukları görülüyor.

19. Yüzyılda Yahudiler, bu durgunluklarından uyanmaya başlamışlar, en başta III.Selim'in bir çağrısına uyup, Bahriye'ye katılarak vatanın savunmasında yer aldılar. Ardından gelen Yeniçeri ocağının dağılması, Yahudiler üzerindeki denetimsiz baskıların büyük ölçüde azalmasına neden oldu. Ancak asıl olumlu gelişme, azınlıklara resmi olarak Müslümanlar ile aynı hakları tanıyan Tanzimat Fermanı ile yaşanacaktı: 1859 Gülhane Hattı-ı Hümayun'u ile bir yandan üzerlerindeki haraç kâbusu kalktı, beri yandan orduya ve devlet memurluğuna alınabilme hakları doğdu. O dönemlerin ileri gelen Osmanlı Yahudileri arasında, en başta Sadrazam Mustafa Reşit Paşa'nın danışmanı, banker Avram Kamondo olmuştur ki, bu önemli şahsiyet, İstanbul'dan başlamak üzere Osmanlı Yahudilerinin eğitim ve kültür gereksinmelerine büyük mali katkılarda bulunmuştu. Sultan Abdülmecit döneminde, 1843 yılında İzmir'de kurulan Judeo-espanyol dilindeki ilk Türk Yahudi gazetesi dikkat çekicidir; Abdülaziz saltanatı sırasında ise, Yahudi cemaatinin ilk örgütlenmesini sağlayan "Hahambaşı Nizamnamesi", 12 laik yönetici ve 4 hahamdan oluşan bir kurul tarafınca hazırlanarak resmen tebliğ edilir (1865).

Cumhuriyet Dönemi
Türkiye Yahudilerinin bu dönemdeki yaşamı, ilginç bir beyanla ile başlar. Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin sınırları içinde kalan azınlıklara hak ve imtiyazlar tanıyan Lozan anlaşması, Yahudilerin haklarını da tanımlarken, Türkiye Yahudi cemaatleri, bu haklardan resmen vazgeçtiklerini beyan ederler. Dahası, böylece birtakım önemli ayrıcalıklara kavuşacak olan birçok yabancı uyruklu Yahudiler, Türk vatandaşlığına geçerek, yüzyıllardır birlikte yaşamış oldukları Türk halkı ile kader birliklerini böylece dışa vururlar.

Ne var ki, Lozan öncesi olduğu gibi, 1930'lu yıllarda da "Tasviri Efkâr", "Cumhuriyet" ve "Son Saat" gibi gazeteler ile "Milli İnkilap" gibi dergilerde, sürekli bir Yahudi düşmanlığı sergilenmekteydi. Başta bu yazıların etkileşimi ile, 1934'de Çanakkale'de Yahudilere karşı ticari bir boykot ilan edildi, hemen ardından ise Trakya'nın bazı kent ve kasabalarında Yahudi ev ve dükkânlarına karşı saldırılar düzenlendi. Bunun üzerine İnönü hükûmeti bu "antisemit" hareketleri kınadı, faillerini cezalandırmak ve tedbir almak güvencesini verdi.

Nazi döneminde Avrupa'yı kasıp kavuran Yahudi düşmanlığı, Türkiye'deki bazı çevrelerce de körüklenmeye çalışılmışsa da, Başbakan Celal Bayar'ın "Yurdumuzda bir Yahudi meselesi yoktur... Dış etkiler altında yapmacık bir Yahudi sorunu yaratmaya niyetimiz yoktur" sözleri, devletin resmi tutumu olduğu gibi, gerçek politisını da aksettiriyordu. Ne var ki, 1942 yılında kabul edilen Varlık Vergisi'nden, yüzlerce Yahudi ailesi de nasibini almıştır. Kaldı ki, servetlerini kat kat aşan vergi borçları çıkartılan birçok Yahudi işadamı, bu yüksek tutarlarını ödeme olanakları bulunmadığı için, doğu Anadolu'ya sürülmüş ve Aşkale gibi kamplarda tutsak tutularak ağır bedeni işlerde zorunlu olarak çalıştırılmışlardı.

Varlık Vergisi ve 1955 yılında cereyan eden, asıl hedefi Rum toplumu olan "6-7 Eylül" olayları sırasında oluşan yağma hareketleri, ne yazık ki, binlerce Türkiye Yahudisinin, asırlar boyunca refah içinde yaşamış oldukları toprakları terkederek başka ülkelere göç etmelerine neden olmuştur.

Ülkemizde bugün yaşamakta olan 25.000 kadar Türkiye Yahudisi, büyük çoğunlukla İspanya kökenli olup, 500 yıl önce beraberlerinde getirdikleri din ve geleneklerini, Türkiye'nin çağdaş koşullarına uydurmuş, kendi okulları, hastaneleri, ihtiyarlar yurtları, kültür kurumları ve gazeteleri ile erkin ve rahat bir yaşam sürdürmektedirler. Aralarında tüccar ve işadamları olduğu gibi, mühendis, mimar gibi teknik konulardan reklamcılığa kadar çeşitli mesleklere sahip olanları, beri yandan bilim adamları ve sanatçılardan oluşan ve gittikçe gelişen entellektüel bir çevreleri vardır.

Kaynakça
Türkiye Yahudileri konularında daha ayrıntılı bilgiler edinmek isteyen okurlarımıza, özellikle aşağıdaki kitaplar önerilir:

Türkiye Yahudileri
- M. Sevilla-Sharon-İletişim Yayınları, 1992
Türk Yahudileri Tarihi - N. Güleryüz-Gözlem Yayınları, 1993
Türkiye Cumhuriyetinde Yahudiler- A. Levi-İletişim Yayınları, 1996,
Osmanlı ve Türk Yahudileri - Y.Besalel-Gözlem Yayınları, 1999
Cumhuriyet Yıllarında Türkiye Yahudileri-Bir Türkleştirme Serüveni (1923-45) - R.N.Bali- İletişim Yayınları, 1999



 

FARKLI RENKLER
FARKLI KÜLTÜRLER


SÜRYANİ KÜLTÜRÜ

ERMENİ KÜLTÜRÜ

RUM KÜLTÜRÜ

YAHUDİ KÜLTÜRÜ

Editör'den

Türkiye
Yahudileri'nin
Tarihi


Bayramlar

Yemekler

Sinagoglar

Sözlükçük

Müzikler

Kitaplar

Mizah




Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 



Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla