YAHUDİ
FIKRALARI
"Belden aşağı" fıkralar-2
Sitemizin bu bölümünde, bazı seçilmiş Yahudi fıkralarını bulacaksınız.
Gerçek "Yahudi fıkraları", kimilerimizin zaman zaman duyageldiği
ve başkişilerinin "Mişon-Salamon-Rebeka" olduğu, bu toplumu aşağılayıcı
gülünç öykülerden bir hayli uzaktır. Zira onlar kendilerinin değil,
Yahudi düşmanlarının ürünleridir! Ancak şurası kesindir ki, yüzyıllar
boyunca hor görülmüş ve çeşitli kıyımlara uğramış olan bu halk
kesimi, üretmiş olduğu fıkralarda bir yandan kendi yaşam tarzının
özeleştirisini yapmakta, beri yandan onun "hor görülme" nedenlerini
işleyerek Yahudi düşmanlığını da ince bir mizah anlayışı ile eleştirmektedir.
Birkaç ay önce sunmuş olduğumuz "Yahudi fıkralarında seks"
seçmeleri dizisinden yeni bir bölüm ve Yahudi mizah anlayışının,
cinsellik yolu ile özeleştirisinden bazı yeni örnekler:

Seks
nedir?
Zalman
Neigirig, Şabat günü eşiyle sevişmenin yasak olup olmadığını
öğrenmek ister, ancak bu soruyu hahama sormaktan çekinir. Bu nedenle
mahalledeki katolik kilisesinin papazına gider ve ona, seks yapmanın
eğlence mi, yoksa bir iş mi olduğunu danışır. Papaz birçok kitabı
karıştırdıktan sonra,
"Oğlum, seks eylemi bir bedensel faaliyet ile eşanlamlıdır!" kararını
verir.
Zalman, "Katolik papazlar seksten ne anlar ki!" düşüncesiyle,
bu kez caddenin öbür tarafındaki protestan kilisesine yönelerek,
oradaki papaza danışır. O da, uzun araştırmalar sonucu aynı yanıtı
verince, Zalman soluğu cemaatinin hahamında almak mecburiyetindedir.
Haham ise, hiç tereddüt etmeden,
"Evladım, seks bir eğlencedir!" diye buyurur.
Zalman bir yandan menun, beri yandan da biraz şaşkındır:
"Haham efendi, nasıl da bu kadar çabuk yanıt verebildiniz; danıştığım
diğer bütün uzmanlar, uzun uzun düşündükten sonra, aksini savundular!"
Haham, hasretle:
"Evladım, seks iş olsaydı... eşim, evdeki hizmetçinin onu
da yapmasına izin verirdi!"

Tedbir...
Bekâr Blaustein, yıllardır evli olan arkadaşı Grünstein
ile bir Perşembe akşamı şehrin genelevlerinin bulunduğu sokakta
karşılaşır.
- "Burada işin ne senin?!"
- "Eşim çoçuklarla yazlıkta - ben de belki burada dişime göre
bir şeyler bulurum, dedim..."
- "Güzel, güzel; merak etmek, kimseye söylemem. Ama, koltuğunun
altındaki kitaplar ile burada ne yapacaksın ki?"
- "Haaa - onlar, dua kitaplarım..."
- "Dalga mı geçiyorsun? Genelevde dua kitapların ile işin ne,
Allah aşkına???"
- "Bilmem - belki burayı çok beğenirim de Şabat'a kadar kalırım
da..."

Saygın bir ailenin evladı
Kasabanın hahamı oldukça genç yaşta vefat eder. Cemaatin ileri
gelenleri, eşinin yeniden evlenmesi için önayak olurlar, ancak
çok kalabalık olmayan Yahudi toplumda tek uygun aday, onun gibi
dul kalmış, biraz kaba-saba olan zengin fırıncıdır. Golda
bu izdivaca pek sıcak bakmaz, zira ilk eşi okumuş ve saygın bir
kişilikti; ne var ki, yaşam şartları, onu bu karara iter. Düğünün
ardındaki ilk iş gününde damat, 
- "Annem, kahvaltıdan önce sevişmenin güne iyi bir başlangıç olduğunu
derdi!" fikrini öne sürer - ve Golda, bu düşünceye katılır.
Öğle saatinde fırıncı eve yemeğe geldiğinde,
- "Babama göre, yemekten önce seks iştah açarmış!" önerisini eşiyle
paylaşır - o da, bu paylaşımdan nasibini alır.
Akşama doğru eve döndüğünde, çiçeği burnunda kocasının,
- "Büyük ağabeyim, dinlenmek için eve gelince ne yapardı, biliyor
musun?" sorusuna hemen uygulamalı bir yanıt veren Golda'nın,
ertesi gün pazarda alış-veriş yaparken, komşusunun
- "Eeee, yeni kocan nasıl?" sorusuna ise cevabı hazırdır:
- "Aslında kendisi pek okumuş bir kimse değil, ancak çok bilgili
bir aileden geliyor!"
