Pesah
Bayramı ve Özgürlük
Yahudi
takviminde Nisan ayının onbeşinci gününde başlayan Pesah Bayramı
bir hafta boyunca kutlanır. Uluslararası takvimde, 2001 yılında
8 - 14 Nisan günlerine rastlayan bu bayram haftasında tün
dünya Yahudileri, İsrailoğullarının Mısır tutsaklılığından kurtuluşunu
anmaktadır.

Eski Ahit'in "Çıkış" (Exodus) bölümünde nakledildiği
üzere, günümüzden takribi 3300 yıl önce Mısır'da köle olarak çalıştırılan
Yahudi halkı, Firavun'un huzuruna çıkarak Musa Peygamber
tarafınca kurtarılmak istenmiş, ancak hükümdarın bu isteği reddetmesine
bir tepki olarak Tanrı, Mısır halkını çeşitli cezalara çarptırmıştı.
Bunun üzerine Yahudiler kerhen serbest bırakılmış ve alelacele
ülkeyi terkederken, ekmeklerini daha tam olarak mayalanmadan beraberlerinde
almışlardı. Bu ani çıkış nedeniyle karınlarını bir müddet "mayasız"
ekmek ile doyurmak zorunda kalmalarını anmak üzere, bundan böyle
Yahudi dini geleneklerine göre Pesah haftası boyunca mayasız
veya Türk dilinde hamursuz olarak adlandırılan bir ekmek
türü yenmektedir.

Bu
bayramın arife gecesi her Yahudi ailesinde, Seder
olarak tanımlanan büyük bir törenle kutlanır. Akşam yemeğinde,
o geceye has bazı simgesel yemeklerin sunulduğu masanın başında,
Mısır'dan çıkış öyküsü tüm aile fertlerince hep birlikte anılırken,
kelime anlamı "anlatım" olan Hagada'da ayrıntılı olarak
anlatılır. Bu törenin en önemli bölümü ise, çocukların gecenin
önem ve anlamını ortaya çıkaran dört soruyu sormaları, büyüklerin
de bu soruları yanıtlamalarıdır.

"Ayrıcalıklar
nelerdir?" olarak çevirebileceğimiz "ma niştana?" diye
bilinen bu bölümde, özellikle çocuklara sorular sordurularak bu
bayramın, Yahudi bilincinin doğuşunu simgeleyen bir bayram olması
nedeniyle, Seder yemeğine katılanlar, Yahudilik hakkında
sorular sorup düşüncelerini belirtmeye özendiriliyor.

Eski
Ahit'te daha sonra anlatılan bölümlerde, bilindiği gibi, Musa
Peygamber Tanrı'dan aldığı güç ile İsrailoğullarını Sina çölünden
geçirirken, onlara tek tanrılı Musevi dinini tanıtmış ve On
Emri vermiştir.

Pesah
Bayramı'nın en önemli iletilerinden biri ise, aslında her
tek tanrılı dinin temel ilkelerinden olan bireylerin özgür ve
"insanlığa" yaraşır biçimde yaşama haklarının kutsallığını ve
dokunmazlığını ortaya çıkarmış olmasıdır. Örneğin, Ondokuzuncu
Yüzyıl Amerika'sındaki Hıristiyanlığı kabul ettirilmiş siyahi
kölelerin bir ilahisi, Mısır'dan çıkan İsrailoğullarının bu öyküsünü
anımsayarak "Go down, Moses... Tell old Pharaoh: Let my people
go!" diye haykırıp özgürlük arayışını sürdürmüşlerdi...

Ne var ki, binlerce yıl önce Ortadoğu'dan
gelen bu tarihsel çağrı, Yirminci Yüzyıl'a kadar tüm asırlarda
- üstelik, "çağdaş uygarlığın" sözde beşiği olan Avrupa kıtasında
da - birçok hükümdar ve ulus tarafınca algılanamamış ve böylece
insanlığın nice kara sayfalarının açılması engellenememiştir.

İşte
bu bağlamda Pesah Bayramı, salt Yahudi toplumunun tarihsel
bir dönemini nakletmekten öte, tüm dünya halklarına yön vermesi
gereken öncü ve evrensel bir ileti taşımaktadır...