"Purim"
hakkında
Yahudilerin
Purim bayramı, kendi takvimlerine göre Adar ayının
14. günü kutlanmaktadır ki, bu tarih 2001 yılında 9 Mart'a düşer.
Tevrat'ın Ester kitabında nakledilen tarihteki öyküsü
kısaca şöyledir:

M.Ö. 5. yüzyılda İran'da hüküm süren Kralı Ahaşveroş'un
bakanlarından Haman, Kral'a ülkede yaşamakta olan tüm Yahudileri
ortadan kaldırmayı önerir. Nedeni ise, Yahudi kavminin Haman'ın
önünde diz çökmeyi reddetmesidir. Ne var ki, kralın eşi olan Yahudi
Ester, bu girişimden haberdar olmuştur ve kuzeni Mordehay ile
birlikte, tasarlanmış olan kıyımı engellemeye koyulur. Kraliçe,
bu durumu önlemek için kavminin üç gün boyunca oruç tutmasını
ister. Kendisi de oruç tuttuktan sonra kralın huzuruna çıkarak
Yahudilerin öldürülmemesi gerektiğini savunur. Bu görüşmede Kral,
Haman tarafınca Yahudiler hakkında ileri sürülen iftiraların
yersiz olduğu konusunda ikna edilirken, onun diğer bazı suçları
bu vesileyle ortaya çıkarılır ve sonuçta Haman, Yahudiler
için kurdurmuş olduğu darağaçların birinde idam ettirilir. Beri
yandan Kral Ahaşveroş, Yahudilerin, kendilerini Haman
taraftarı düşmanlarına karşı savunmalarına da yan çıkar.

Purim
adı, İbranice bir sözcük olan pur'dan türetiliyor. Anlamı
kura olan bu kelime, Yahudilerin kıyım gününün Haman taraftarlarınca
kura yolu ile tespit edildiğini anımsatmakta.

Birçok
ülkede bir festival boyutu kazanmış olan bu bayramdan bir gün
önce, özellikle Ester ismini taşıyanlar oruç tutar. Ardından,
sinagoglarda Ester Kitabı (İbranice adıyla "Megilla") okunur
ve özellikle çocuklar ve gençler, çeşitli giysiler ve maskelerle
sokaklarda dans ederler. Çeşitli özel Purim tatlıları
hazırlanır ve fakirlere dağıtılır. Arzu edenler ise, sadece Purim
bayramında içebilecekleri kadar içki içmekte serbesttirler.

Bazı
yorumculara göre, Purim kutlamalarının değişik giysili
ve özellikle maskeli olması, Tanrı'nın olayları aslında uzaktan
yönetirken, kendini insanlara göstermemiş olmasını simgelemekte.
Diğer bir deyişle, tüm bu tarihi gelişmelerin ardında, gene de
yüce Tanrı vardır.

Purim,
Yahudi halkının güldüğü bir bayramdır. İnsanoğlu, ne zaman
güler? Mutlu olduğundan çok, umulmadık ve şaşırtıcı olaylar ile
karşı karşıya kaldığında. Küçük bir çocuğun beklenmedik bir deyişi
karşısında, en yalın biçimde: bir fıkranın "sürpriz" cümlesinde,
veya büyük bir tehlikenin ansızın ortadan kalkmasında. İşte, Haman
tarafınca yokedilmesi tasarlanan Yahudilerin, gelişmeleri birden
tersine çevirmeleri sonucu, Ahaşveroş'un Haman'ı
idam ettirmesi karşısında, çağdaş Yahudiler de kendilerini gülmekten
alamıyor… Ve bu bağlamda - ver elini, neşeli Purim "Karnavalı"!

Sırası gelmişken, Yom Kipur ile Purim günleri hakkındaki
ilginç bir benzetmeye değinelim: Yahudi bayramlarının bir özelliği,
bir yandan ruhsal, beri yandan ise bedensel biçimde
algılanmalarıdır. Şöyle ki, Şabat ve bayram günlerinin
bir bölümü sinagogda dua ile geçirilirken, diğer bölümü aile içerisinde
güzel yemekler, içki ve şarkılarla kutlanır. Yahudiler, dualarında
keşişler gibi ulaşılmayacak yerlere çekilmezler - genellikle tüm
dini kurumları, konutlar ve eğlence yerleri ile yan yana, dolayısıyla
din, yaşam ile iç içedir. Ancak, bu bayramlar geleneğinin
iki ayrıcalığı vardır. İlki, yılda bir kez tüm 24 saatin sadece
dua ile geçirildiği Yom Kipur günü, diğeri ise, tüm günün
salt bedensel kutlamalarla, yani değişik giysiler içinde dansederek,
yemek ve tatlı yiyerek ve içki içerek geçirilen Purim Bayramı'dır.

İçki konusuna gelince… Yahudi bayramlarında ve Şabat gecesinde
bir kadeh şarap, kutlamanın "zorunlu" geleneklerinden sayılmakla
birlikte, aşırı içki tüketiminin sakıncalarına Talmud'da
da değiniliyor. Ancak aynı kaynak bir ayrıcalık tanıyarak, özellikle
ve sadece Purim gününde, "Haman'ı Mordehay'dan
ayırdedemeyecek dereceye gelircesine değin şarap içilmesine" izin
verilmekte! Bu deyişin anlamı ise, Yahudilerin yılda bir kez duyularının
sınırlarını aşarak, değişik boyutlara ulaşmaları ve bu yoldan
belki de, Tanrı'nın önünde Haman ile Mordehay gibi
bireylerin gerçekten "aynı olup, O'nun yüce ve evrensel tasarısının
birer parçası" olduğunu görmeleri doğrultusundadır.

Bu
bağlamda Purim bir yandan tarihi bir olayı anarken, beri
yandan geniş halk kitlelerine yönelen bir bayram sayılmaktadır,
ancak Tanrı'nın varlığını da - diğer "büyük bayramlarda"
olduğu kadar olmamakla birlikte - gene de dolaylı olarak anımsatmaktan
geri kalmıyor.