Yahudi
Milletinin "Sırrı"
ve Sorumlulukları
Çevirisini
bir dostumuzdan aldığımız aşağıdaki yazı, ünlü Amerikalı mizah
yazarı Mark Twain tarafından 1897 yılında kaleme alınıp
"Harper's Magazine" dergisinde "Yahudiler Hakkında" başlığı
ile yayımlanmıştı. Yazının çarpıcılığı, ilk okunuşunda bu millete
karşı beslenen bir çeşit düşmanlığın belirtisini andırmasıdır;
ancak Mark Twain'in başka hiçbir yazısında veya yaşamöyküsü
incelendiğinde, kendisinin Yahudi düşmanı olduğuna rastlanmamasıdır.
Böylelikle, yazdıklarının gerçekleri ifade ettiğini - ve ayrıca
bu bağlamda, Yahudi düşmanlığının işte özellikle bu nedenlerle
doğmuş olabileceği savlanabilir!

Twain'in
bir asır öncesi yazdıkları aynen şöyledir:

"Eğer
istatistikler doğru ise, Yahudiler insan ırkının yüzde birden
fazlasını dahi oluşturmuyorlar. Bu da Samanyolu'nun parlaklığı
arasında kaybolmuş, belirsiz, sönük bir yıldız tozu yığınından
ibarettir. Aslında Yahudi hiç duyulmamış olması gerekirken, duyulmuş;
hatta her zaman duyulmuştur. Yerküre üzerinde, en az diğer milletler
kadar dikkat çekmiş ve ticari önemi kütlesel küçüklüğü ile fevkalade
ters bir orantı göstermiştir.

Edebiyat,
bilim, sanat, müzik, iktisat, tıp ve yüksek felsefi öğreti alanlarında
dünyanın büyük isimler listesine katkısı, niceliğinin zayıflığıyla
karşılaştırılamayacak kadar uzaktır. Bu dünyada ve her çağda mucizevî
bir savaş vermiş ve bunu elleri arkasında bağlı olarak yapmıştır.
Kendinden bezmiş olabilirdi ve bunun için mazur görülebilirdi.

Mısırlılar,
Babilliler ve Persler yükselip yerküreyi yankı ve ihtişamla kapladılar
ve sonra sesleri kısılıp, derin uykuya çekildiler ve yok olup
gittiler. Yunanlılar ve Romalılar takip edip geniş bir gürültü
yaptılar ve gittiler. Yayılan başka milletlerin meşaleleri bir
süre yanık kalabildi, fakat yanıp yittiler ve şu anda ya tarihin
alacakaranlığında oturuyorlar, ya da yok olup gittiler.

Yahudi
hepsini gördü, hepsini yendi ve şimdi hep olduğu biçimde, yozlaşma
emaresi göstermeden, yaşlılık çöküntüsü olmaksızın, hiçbir tarafı
zayıflamamış, enerjisi eksilmemiş, uyanıklığında ve atak dimağında
bir seyrelme olmaksızın duruyor. Her şey ölümlüdür, Yahudi hariç.
Tüm diğer güçler geçer ama o kalır. Ölümsüzlüğünün sırrı nedir?"

Bu
düşüncelerin üzerinden geçen yıllarda Yahudi milleti nice kıyımlar
yaşadı... Çarlık Rusyası ve Polonya'da onlara karşı sürdürülmüş
zulmün ardından Nazi Almanyası'nın dünya tarihinde eşi bulunmayan
soykırımında milyonlarca masum Yahudi siviller kurban gitmiştir.
Devletlerin desteklediği veya gizli Yahudi düşmanlığının bulunmadığı
ülkeler, parmakla sayılacak derecede azdır (ki, burada Osmanlı
İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti'nin bu ülkeler arasında yer
aldığını özellikle işaret etmek gerekiyor).

Ne
var ki, tüm bu kıyımlara rağmen Twain'in söyledikleri bugün
de gerçeğini koruyor - üstelik Yahudi düşünür ve bilim adamlarının,
geçtiğimiz asrı önemli derecede şekillendirdiği söylenebilir -
sadece Marx, Freud ve Einstein örnekleri
getirilecekse...

Beri
yandan Yahudi halkı, günümüzde artık "takip edilmekten" çıkmış
- aksine, bundan elli yıl önce kurduğu İsrail devleti, tüm Ortadoğu
bölgesine, kendi politikası çerçevesinde şekil vermeye başlamıştır!

Mark
Twain bu satırları kaleme aldığında, bir Yahudi devletinin
kurulabileceğini düşünebilmiş midir, bilinemez. Ancak eğer böyle
bir olasılığı dile getirmiş olsaydı, tarihten alınmış dersler
ile bu devletin, komşuları ile ilişkilerini acaba ne şekilde geliştirmesi
gerektiğini önerecekti?
