Klezmer
- Aşkenaz Yahudileri'nin
halk ve dans müziği

Sayfa editörümüz Robert Schild, FM 94.9 Açık Radyo'da Pazar günleri
saat 10'da yayımlanan İştar Gözaydın'ın "Mekânlar ve
Çağlar İçinde Müzik" programına 7 Ocak sabahı konuk olarak
katılarak "Klezmer" müziği üzerine söyleşip kendi CD koleksiyonundan
örnekler sunacak. Bu programdan derlenen bazı özet bilgileri aşağıda
sunmaktayız.

 |
|
1925
– Rusya ‘nın tarihi klezmer gruplarından
|
Yahudi
halkı her çağda müzik ile iç içe olmuştur - peygamberler döneminden
başlayarak, çoban ezgilerinden günümüz sinagog şarkılarına kadar.
Yüzyılların geleneğini yaşatan Yidiş Halk Müziği ise, sürekli
bir evrim geçirdi. Aslına bakılırsa, bu halk müziğinin tarihi,
Doğu Avrupa Yahudi toplumunun kendi tarihini aksettiriyor...

Klezmer müziği, 19. Yüzyılda Doğu Avrupa ve Rusya'da doğmuş,
Aşkenaz Yahudilerinin halk ve dans müziğidir. "Akademik" veya
"Salon Müziği" olmaktan çok uzaktır; Tora'yı okuyamayanlar gibi
nota da okuyamayan basit insanların müziği olarak gelişmiştir
- o kadar ki, "Klezmorim" (bu müziğin çalgıcıları) sıfatı,
o dönemlerde aşağılayıcı unsurlar dahi taşımaktaydı (çingene
= bohème gibi)! Öte yandan, o yılların tüm bayram, tören ve
özellikle düğünleri klezmorim'siz düşünülemezdi. Bu nedenledir
ki, bu sanatçılar her zevke uygun geniş bir müzik dağarcığına
sahiptiler ve dans ezgileri (hora) yanısıra, halk şarkıları, neşeli
tınılar (freilakh), baladlar (doine), marşlar ve
hatta hafif klasik yapıtlar da çalmaktaydılar. Etkileşimleri ise
Batı Avrupa'dan yanısıra Bulgar, Romen, Grek ve Türk (terkish)
ezgilerinden olmuştu ve bu müziğin yaygınlığı Almanya'dan Urallar'a
kadar, güneyde ise Türkiye'ye dahi ulaşmaktaydı (ailemizin yaşlıları,
bizlere yüzyılımızın başlarında İstanbul Yüksekkaldırım Aşkenaz
Sinagogu'ndaki düğün çıkışlarında klezmer sokak çalgıcıları ile
ilgili anılarını anlatır dururdu…).
|
|
|
Geçen
yüzyılda bir Orta Avrupa
Yahudi düğünü
|
"Klezmer"
sözcüğünün anlamı İbranice'den "kli" = alet ve "zemer" = ezgi'den
türetilmiştir. Dolaylı anlamı "keley-zemer" = "sesin iletimi"dir
ve Doğu Avrupa Yahudi müziğinde önemli bir yer tutan keman ve
klarinet ise, geniş oktav aralıkları ile gerek sevinci gerekse
üzüntüyü en iyi anlatabilen, insan sesine en yakın müzik aletleri
olarak bilinir. Öte yandan, müzik antroploglarına göre bu aletler,
taşınması kolay ve hafif olduklarından, kaçmak ve göç etmek zorunluluğunda
bırakılan kimselerce, kolaylıkla yanlarında götürülebiliyordu!

Rusya ve Ukranya'da çoğunlukla bir çeşit "aile işletmeleri" biçiminde
çalışan klezmorim'ler, babalar - oğullar - amcalar - yeğenlerden
oluşan orkestraları ile neredeyse boğaz tokluğuna, çoğu kez köy-köy,
kasaba-kasaba dolaşarak, başta düğünlerde çalarlardı. Derken,
yüzyılımızın başında - bilinen nedenlerle - Rusya ve Doğu Avrupa'dan
ABD'ye göç etme durumunda olan yüzlerce klezmorim sayesinde, bu
müzik özellikle ABD doğu kentlerinde büyük bir yaygınlığa ulaşmış,
yidiş tiyatro/show'ları ve radyo yayınlarında, ayrıca daha sonra
gelişecek olan taş plaklar sayesinde tüm ülkeyi sarmış, Benny
Goodman gibi cazcıları dahi etkilemişti ("And The Angles Sing"
ve "Bei mir bist du scheyn" gibi o dönemin popüler ezgilerinde
de klezmer etkisi gözden kaçmıyor).
|
|
|
Dave
Tarras ve Grubu (New York, 1940)
|
1930'ların
ekonomik bunalımı ve İkinci Dünya Savaşı yıllarında ise klezmer
müziği unutulmaya başlandı. Geriye kalan, bu müzik türünü daha
çok tatil belderinde bir çeşit "show" ortamında değerlendiren
Mickey Katz gibi, kendi dalında çok yetenekli ve başarılı
olan "entertainer" sanatçılarıydı. Özellikle New York ve
doğu kıyılarına yerleşmiş olan ilk kuşak klezmorim'ler ise, çocuklarının
yanında ömürlerini tamamlamak üzereydiler. Ancak yetmişli yılların
sonlarına doğru, bir avuç dolusu genç Amerikalı Yahudi müzik etnoloğu
ve müzisyen, bu eski cevherleri yeniden keşfetme yoluna koyuldu.
Eski taş plaklarda gördükleri isimleri telefon rehberlerinden
bulup, bu efsanevi müzisyenleri (örneğin, Ukranya'da David
Tarraschuk olarak doğup, ABD'de bir zamanlar Dave Tarras
olarak ünlenen klarinetçiyi) konserlere çıkarmaya başladılar,
onlarla birlikte çaldılar ve eski parçaların yeni uyarlamalarını
gerçekleştirdiler. Zev Feldman, Andy Statman, Henry
Sapoznik gibi müzisyenlerden doğan onlarca yeni klezmer
grubu, büyük yankılar uyandıran bir klezmer revival (yeniden
doğuş) başlattılar.

Aynen
Türkiye'deki sefarad müziğini yeniden keşfeden ve yaygınlaştırmaya
çalışan gruplar gibi, ABD'li Klezmer Conservatory Band, Klezmatics,
Kapelye ve Brave Old World gibi isimler taşıyan onlarca topluluk,
aralarına kemancı Itzak Perlman'ı da alarak arşiv çalışmaları
ve yeni, bazen rock müziği uyarlamalarını da içerebilen, zaman
zaman "fusion" türü yorumları ile klezmer müziğini yaşatmaya devam
edip yaygınlaştırmakta başarılı olmuşlardır. Bugün ABD'nin birçok
kentinde sürekli olarak çağdaş klezmer müziği çalan kulüpler olduğu
gibi, Avrupa'nın hemen her ülkesinde bu müziğe büyük bir ilgi
duyuluyor. Günümüzün belki en "medyatik" (ve bu bağlamda kanımca
en tecimsel) klezmer sanatçısı Giora Feidman yanısıra, Norveçli
Bente Kahan'ı da geçtiğimiz yıllarda Türkiye'de de dinlemiştik.

Klezmer
müziği kayıtları İstanbul'un bazı büyük müzik marketlerinde "world
music" bölümünde ve özellikle Tünel'deki "Lale Plak"ta bulunabilir;
internet'te ise en kapsamlı klezmer sayfası olarak
"Ari Davidov's Klezmer Shack"i (http://www.klezmershack.com)
önermek isterim.
