Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR






Robert Schild


Nazi Soykırımı'nı Anma Haftası

Geçtiğimiz Nisan ayında, tüm dünyada olduğu gibi, Türkiye Yahudileri de Nazi döneminde altı milyon dindaşının o inanılması güç soykırımda katledişlerini andılar. İstanbul Yahudi Cemaati bu nedenle 16 - 19 Nisan günlerini "Soykırımı Anma Haftası" olarak adlandırarak çeşitli etkinlikler düzenledi.

Bu etkinliklerin ilki, Neve Şalom Sinagogu Vakfı'nın salonlarında düzenlenen ilginç bir konferans oldu. İsrail'in dünya çapındaki keman yapımcısı ve restoratörü Amnon Weinstein, "Soykırımın Sessiz Tanıkları" üzerinde söyleşirken, ülkemizin önde gelen sanatçılarımızdan Doç.Dr. Cihat Aşkın, İsrail'den getirtilmiş olan bazı tarihi kemanlarda Yahudi ezgileri ile kendi bestelerini çaldı. Dört yüzü aşkın izleyiciyi bir yandan sarsan, beri yandan büyüleyen bu söyleşi/dinleti, Türk basınında da geniş ilgi gördü, ardından "Açık Radyo" ve "TV 8" de Weinstein ve Aşkın ile canlı programlar sunuldu.

Haftanın diğer bir etkinliği, gene basında çeşitli yazı ve röportajlarla yer alan, Galata "Terziler Sinagogu" Sanat Merkezi'nde düzenlenen "Auschwitz Fotoğrafları Sergisi"ydi. Nazi döneminin bu en büyük ve acımasız toplama kampında çekilmiş bu çarpıcı fotoğraflar, 30 Mayıs tarihine kadar izlenebilir.

"Soykırımı Anma Haftası", 19 Nisan akşamı, Yüksekkaldırım Aşkenaz Sinagogu'ndaki görkemli bir tören ile son buldu. Ortodoks Patriği L. Bartolomeos yanısıra, Ermeni, Süryani ve Vatikan kiliseleri yöneticilerinin de hazır bulunduğu bu etkinlikte, soykırım kurbanı altı milyon suçsuz insanın anısına altı mum yakılarak çeşitli dualar okundu ve Yeşua Aroyo yönetimindeki İstanbul Oda Korosu'nun Yidiş dilinde sunduğu geto şarkıları dinletisi yer aldı.

Gerek Yahudi cemaati, gerekse geniş basında büyük yankılar uyandıran Amnon Weinstein'in konferans metninin geniş bir özet çevirisini aşağıda okuyabilirsiniz:

YAHUDİ KEMANCILAR, KEMANLARI VE "SOYKIRIM'IN SESSİZ TANIKLARI"

Sevgili arkadaşlar,
Bu çok özel konuşmayı yapma fırsatını bana verdiğiniz için sizlere şimdiden teşekkür ederim. Bu konferansın konusunun duygu yüklü bir dönemi kapsadığını ve bu konuyu da pek çok kişi ile paylaşma olanağımın olmadığını da sözlerime ilave etmek isterim. İkinci Dünya savaşı ve Holokost hâlâ anlam veremediğim bir dönem. Bu dönemi biraz anlayabilmek için o dönemde yaşayanların kanıtlarına bir göz atmak ve şahadetlerini dinlemek gerekir kanısındayım. Bugün biz burada, bu karanlık dönemlerin kanıtları olan sessiz kemanların şahadetine tanık olacağız.

Bu konferansa hazırlanırken Filistin tarihini araştırmaya başladım ve böylece çocukluğumdaki hatıralarımla birlikte müzik ve kültür açısından unutulmaya yüz tutmuş anılar tekrar canlandı. Beni en çok ilgilendiren konu 1930larda yer alan Filistine göç hikâyeleri idi. Diğer bir deyişle Hitler döneminden kaçanlarının öyküleri. Alman Yahudileri gelişmemiş bir ülkeye geldiler ve getirdikleri eşsiz kültür ile kum tepelerini bir vatana dönüştürdüler. Konumuz müzik, müzik aşkı ve özellikle keman. Viyola ve viyolonsel gibi enstrümanlarla birlikte, kemanın Ortadoğu'ya doğru yaptığı inananılmaz yolculuk. Öyle bir yer düşünün ki, bu aletlerin telininin bile bulunması mümkün değildi! Ve bu enstrümanlarla Tel Aviv'de olağanüstü bir filarmoni orkestrası kuruldu . Bunun yanısıra da dünya çapında etkin bir oda müziği ortamı... Branislav Huberman Avrupanın her tarafındaki müzik virtuozlarına bu orkestrada yer alması ve Filistin'de böyle bir orkestra kurulması için çağrıda bulundu. Bu orkestranın bugünkü adı İsrail Filarmoni Orkestrası'dır.

Araştırmam esnasında insan hayatı ve enstrümanlarla ilgili çok ilginç hikâyelerle karşılaştım. Bazen bir keman küçük bir çocuğun ve ailesinin hayatını kurtarıyordu. Bazen de küçük bir çocuk kemanını Alman askerlerini öldürecek dinamitleri kaçırmak için kullanıyordu. Aslında Toscanini ve Huberman o zamanların Avrupasında yaşayan birçok parlak müzisyeni, geleceklerini Filistin'de inşa etmeye ikna ederek, hayatlarını kurtarmışlardı. Ve böylece Yahudi kemancıların geleneksel mirasını da sürdürmüşlerdir - en azından bir nesil daha... Aralarında keman, viyola ve viyolonsel hocalarının en iyilerini barındıran bir nesil, Filistin'e ulaştı. Bu hocalar Perlman, Zuckerman, Ashkenazi, Mintz, Shaham gibi birçok değerli kemancılar yetiştirecekti. Bu parlak müzisyenlerin çoğu da piyanist ve harpist kızlarla evlenip dünyanın en büyük müzik ekolünü meydana getirdiler. O devirlerde Filistin'in nüfusunun 500.000'den az olduğunu unutmamak gerekir.

1930'lu yıllardaki müzik göçünü ikiye ayırabiliriz. Profesyonel (orkestralarda yer alan) müzisyenler ve amatörler. Bu ikinci grubun çoğu doktor, avukat, mühendis veya üniversite hocası olmakla beraber, birer "komple" müzisyendir.

Bu devirde, dünyanın başka yerlerinde de olduğu gibi en iyi müzisyenler aynı zamanda tıp adamıydılar. İlginç bir kurama göre, "iyi bir doktor olabilmek için bir enstrüman çalmayı bilmek gerekir". Ve böylece Tel Aviv'de bir doktorlar orkestrası kuruldu. Ben çoğunu hâlâ hatırlarım. Onlar sürekli babamın atölyesine gelirlerdi. Benimle İbranice, babamla Almanca veya Yidiş konuşurlardı. Diğer amatörler de üniversite profesörü idiler, çoğu matematikçiydi.

Göç eden mimarların da çoğu müzisyendi. Almanya'nın ünlü "Bauhaus" stili mimarisi ile aşina olanlar, memleketimizin kuruluş yıllarında bu inşa tarzının hakim olduğunu bilirler ve bu tarzda yapılmış olan 4.000'den fazla binanın 1.500'den fazlası öyle güzeldir ki, bugün koruma altına alınmışlardır. Bu bağlamda hem mimar hem de kemancı olan Milek Bikles'in ismini zikretmek isterim. Eşinin ifadesine göre Milek, göç etmeden önce solo kemancıydı.

Enstrümanların çoğu Almanca konuşan göçmenler tarafından getiriliyordu, zira Rus ve Polonya göçmenleri, Almanlara oranla daha yoksul olduklarından, böyle imkânları yoktu pek.

Alman yapımı yaylı çalgılar yanısıra, göçmenlerde Bergonzi, Gragniani, Mantegazza, Grancino, Lupot, Testore gibileri de vardı. Alman Yahudileri daha varlıklı olduklarından, istedikleri her enstrümana, Fransız, İtalyan veya Alman olsun, sahip olabileceklerini biliyoruz. Ancak onlar en iyi kalitenin Alman atölyelerinde yapıldığına inandıkları için Alman mallarını diğerlerine tercih ediyorlardı. Çoğunlukla birden fazla enstrümanları vardı. Benim Carl Zach imalatı iki keman bir de viyolam var. İsrail Filarmoni Orkestrasında ise beş Winterling keman, viyola ve viyolonsel mevcut.

Bu müzisyenler yaylara da yatırım yaptılar. Çok doğru bir karar almışlardı çünkü memlekette gördüğüm Alman yapımı enstrümanların hepsi üstün kalitedeydi. Birçoğu benim dükkanımda da mevcuttur. Geçenlerde yaptığım bir envanter sayımına göre atölyemde bulunan 110 enstrümanda 52'si Alman yapımıdır.19 viyoloselin 12'si, 19 viyolanın 16'sı ve kendi şahsî koleksiyonuma ait 2 viyola da öyledir. Babam Alman göçü sırasında bu enstrümanların çoğunu satın almıştı. 46 enstrümanlık şahsi koleksiyonumuzun 16 tanesi de Alman yapımıdır.


 

FARKLI RENKLER
FARKLI KÜLTÜRLER


SÜRYANİ KÜLTÜRÜ

ERMENİ KÜLTÜRÜ

RUM KÜLTÜRÜ

YAHUDİ KÜLTÜRÜ

Editör'den

Türkiye
Yahudileri'nin
Tarihi


Bayramlar

Yemekler

Sinagoglar

Sözlükçük

Müzikler

Kitaplar

Mizah




Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 



Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla