Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





Editör

Robert Schild

Yahudilerin Halk Dilleri
Türk Yahudilerinin aynı din grubuna dahil olmakla birlikte, tarihi kökenleri ile örf ve adetleri açısından birtakım farklılıklar arzettiklerini, Aşkenaz, Sefarat, Romanyot ve Karayitler'I incelediğimiz daha önceki bölümlerde görmüştük. Peki, bu toplumlar, Türkiye'ye gelmeden önce yaşadıkları ülkelerde hangi dilleri konuşuyordu ve bu lisanlarını muhafaza etmişler midir?


Dünya Yahudileri atalarından devraldıkları, ancak günümüzde artık yitirilmeye yüz tutmuş iki ana dili konuşmaktaydılar. Bunlar, Aşkenazların kullandıkları Yidiş ile Sefaratların ana dili olarak bilinen Judeo-Espanyol veya Ladino'dur.

Yidiş (YD) ve Judeo Espanyol (JE) dillerinin kendilerine has özellik (ve benzerliklerini) aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:

Her ikisi, göçler sonucu değişik yörelere yayılmış birer tarihi dil sayılır: YD, IX. ile XX. yüzyıllar arasında bir Güneybatı Alman lehçesi olarak orada doğup, gittikçe doğu Avrupa ve Rusya'ya dağılmış, o bölgedeki halkın daha sonra "yeni dünyalara" göç etmesiyle Amerika kıtasına da yayılmıştır.
- Kökenleri Kastilyano dilinde bulunan JE ise, 1492 İspanya sürgünü sonucu tüm Akdeniz havzasına dağılmasının ardından, YD'e koşut olarak, Amerika'lara da ulaşacaktı.

Alman / İbrani / Slav dillerinin birleşiminden oluşan YD ile içerisinde Kastiliyano / Türk / Fransız / Yunan / İbrani sözcüklerini birleştiren JE, dilbilimcilerce karışım dilleri olarak tanımlanırken, dağıldıkları ülkelerdeki okullarda öğretim konusu olamadıklarından, ancak birer halk dili düzeyinde kaldılar. Belki de bu nedenle gerek YD gerekse JE dillerindeki yazın (edebiyat) oldukça kısıtlı boyuttadır. Dahası, Nobel ödüllü çağdaş YD yazarı I.B.Singer anılarında, birçok kimsenin bu dili "Jargon" (Argo) olarak tanımlamış olmasından yakınır!

İşte kısmen bu dillerin "ikinci sınıf" konumunda tutulmaları ve bu nedenle okullara girmemeleri yanı sıra birçok ailede çocuklara aktarılmamaları, ancak en başta Nazi soykırımı döneminde milyonlarca Yahudinin katledilmesi ile Stalin dönemi kıyımları sonucu, bu iki tarihi dili konuşan halk kitleleri önemli ölçüde azalmış ve böylece gerek YD gerekse JE birer yitirilmeye yol tutan dil olmuşlardır.

Yirminci yüzyılın başlarında sayıları onbir milyon olarak kestirilen YD konuşanları yanısıra, buna yakın çoklukta JE konuşan halk kitlelerinden bugün kimler kalmıştır? Dilbilimci H.V. Sephiha'nın bir varsayımına göre, 1997 yılında tüm dünyada takribi 378.000 Sefarat Yahudisi yaşarken, bunların ancak çok düşük bir oranının JE dilini halen bilip kullandığı bir gerçektir. YD konuşanlarının sayısı da benzer derecede düşüktür. N. Weinstock'un bu konudaki bir yazısından, bunların "birkaç onbin kişi" olduğunu öğreniyoruz, ancak bu kitlenin, daha çok yaşlı kimselerden oluştuğu bilinmektedir. Sonuç: Her iki dil de, önümüzdeki yüzyılda yok olmak tehlikesi ile karşı karşıyadır!

Gerek YD gerekse JE dillerinin yaşatılması için birkaç önemli atılımda bulunulmuştur kuşkusuz.

- Başta ABD ve İsrail olmak üzere, birkaç Avrupa ülkelerinde de YD diline eğilen üniversite kürsüleri vardır. Bunlar yanısıra, 1925 yılında Polonya'da kurulmuş ve çalışmalarını halen New York'da sürdüren YIVO (Insitute for Jewish Research) ile SSCB'de 1984 yılında yayımlanmış olan "Yidiş-Rusça Sözlük", akla gelen diğer ilk örneklerdir.

- JE konusunda, başta İstanbul'lu bir aileden gelme H.V. Sephiha'nın önayak olup sürdürdüğü akademik çalışmaları ile, gene Türk asıllı M. Koen-Sarano'nun yayınlarını burada anmak gerekir. Bu dilin bir zamanlar en yaygın olarak konuşulduğu ülkemizde ise, kuşaklar boyu son derece yararlı bir başvuru yapıtı olacak, K.Perahya ve arkadaşlarının geçen yıl yayımladıkları "JE-Türkçe Sözlük", önemli bir boşluk doldurmuştur. Öte yandan, JE sayfası ile dünya Sefarad basınında saygın bir yer edinmiş olan İstanbul'da yayımlanan "Şalom" Gazetesi de bu sıralamada esirgenmemelidir. Sürekli haftalık JE sayfasını sürdüren ve bu konuda dünyada tek olan "Şalom"un en üretken yazarı olan S.Bicerano, ayrıca bu lisanda yayımlamış olduğu şiirleri ile birkaç uluslararası ödül almıştur.

Çağdaş Türk Yahudileri, atalarının beraberlerinde getirdikleri Judeo-Espanyol dilini günümüzde büyük çapta unutmuşlar, Türkiye'deki Aşkenaz aileleri de Yidiş konuşmuyorlar artık. Romanyotların Rumcası çoktan tarihe karışmıştır ve Karayitler'in, yüzyıllardır kendi halk dilleri yoktu. Tüm dünyada görülmekte olan milli dillere yönelme çerçevesinde, Türk Yahudilerinin ortak lisanı da artık Türkçe'dir.

Yidiş ve Judeo-Espanyol dilleri ise, daha çok akademik kaygılar ile yaşatılmaya çalışılmaktadır.


FARKLI RENKLER
FARKLI KÜLTÜRLER


SÜRYANİ KÜLTÜRÜ

ERMENİ KÜLTÜRÜ

RUM KÜLTÜRÜ

YAHUDİ KÜLTÜRÜ

Editör'den

Türkiye
Yahudileri'nin
Tarihi


Bayramlar

Yemekler

Sinagoglar

Sözlükçük

Müzikler

Kitaplar

Mizah




Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 



Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla