



Ana
Sayfa
Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı
Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle İletişim Dünyası
Farklı Renkler, Farklı Kültürler
Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü
Diğer
Minidev'de yazmak ister misiniz?
Reklamlarınız İçin
İletişim
YAZARLAR
|

Tarihte
Süryaniler
Yeryüzünün
ilk üniversitesi
Dünyadaki
ilk ilahiyat fakültesi Urfa Harran'da, M.S II. Yüzyılda Süryaniler
tarafından kurulmuştur. Bu okul o dönem için çok müthiş bir
gelişme idi. Harran'da sürdürülen çalışmalar; din, astronomi,
tıp, matematik ve felsefe olarak beş bölüme ayrılmıştı. Bu
üniversitenin açtığı yolda ilerleyen pek çok ekol ortaya çıkmıştır.
Hıristiyanların kutsal kitabı olan İncil ilk defa burada Süryanice'ye
çevrilmiştir. Grek uygarlığının çok önemli metinleri Süryanice'ye
çevrilmiş, bu çeviriler daha sonra Arapça'ya tercüme edilerek
Arap felsefesi ve bilimlerinin gelişmesi sağlanmıştır.
|
İlk yüzyıllarda
Doğu'da Hıristiyanlığın önderliğini elinde bulunduran Süryaniler,
IV. Yüzyıldan sonra bir yandan içine düştüğü teolojik çekişmelerlbir
yandan da Roma ve İstanbul kiliselerinin baskı ve zulümleriyle
gün geçtikçe zayıflamıştır. Egemen olduğu yerlerde İslamiyet'inde
etkisiyle yandaşlarını kaybederek bugünkü durumuna gelmiştir.
 |
Bugün 6.5 milyon kadar Süryani dünyanın değişik bölgelerinde dağınık
bir şekilde yaşıyor. Bu nüfusun yaklaşık yarısını, 3 milyon Süryaniyi
Hindistan barındırmaktadır. Hz. İsa'nın öğrencilerinden olan Thomas
Hindistan'a gider ve orada Hıristiyanlığı yayar. M.S 345 yılında Urfa
bölgesinden 72 Süryani ailesi de, Hindistan'da kurulan bu kiliseyi
güçlendirmek amacıyla oraya göçer.
| Süryani
Tarihi bir göçler tarihidir |
Süryaniler
anayurtları olan Mezopotamya'dan sürekli olarak göç etmek zorunda
kalırlar. Bu göç dalgası 1. Dünya Savaşı sırasında yoğunlaşır. Özellikle
Osmanlı imparatorluğunun idaresi altında yaşayan Süryaniler, 1914
yılında alınan tehcir kararından çok etkilenir ve bir çok Süryani
yerini yurdunu terk etmek zorunda kalır. Ayrıca göç ettikleri yollarda
sık sık saldırılara uğramış ve bir çok insanını kaybederler. Süryanilerin
tarihinde derin izler bırakan bu olaylar Seyfo (Kılıç) olarak adlandırılır.
Üstteki resim 1915 yılında Urfa'dan
Halep'e göç ettirilmek zorunda bırakılan Süryani ve Ermeni kafilesini
göstermektedir. Bu kafileye Süryanice'de Ahır Kafro yani son kafile
denir.
| Eski
coğrafya, yeni sınırlar |
Savaş
sonrası çizilen sınırlar sonucu Süryaniler değişik ülkelerin egemenliğinde
kalır. Süryanilerin ata topraklarında, bugün Irak, Türkiye, Suriye,
Lübnan ve diğer ülkelerin tahakkümü hüküm sürer. Süryani geleneğinden
olan tüm Hıristiyan kilise cemaatlerinin nüfusunu bilmek zor olsa
da, bölgede sayılarının iki milyonu bulduğu tahmin edilmektedir. Ayrıca
Amerika, Kanada, İsveç, Almanya, Belçika, Hollanda, Avusturya ve Avusturalya
gibi değişik ülkelerde önemli sayıda Süryani yaşar.
| Yeni
Dünya'da Eski Kültür |
Amerika'daki
Süryanilerin hikayesi 19.yüzyılın sonlarına kadar iner. Süryanilerin
çoğunun bu kıtaya göçlerinin nedeni Osmanlı Türkiye'sinde kendilerine
verilen sıkıntı ve zorluklardan kaynaklanır. Kitleler halinde Avrupa'ya
göç ise 1960 yılından sonra başlar.
| Süryaniler
ve azınlık sorunu |
Özellikle
yaşadığımız coğrafyayı ilgilendirdiği için sizlere Türkiye'de kalan
Süryanilerin durumunu nakletmeye çalışacağım. Kurtuluş Savaşı sona
erdikten sonra Lozan Barış Antlaşması ile Türkiye'de yaşayan azınlıkların
statüsü belirlenir. Türkiye'de yaşayan Hıristiyan azınlıklardan
temsilciler Lozan'a çağırılır. Ermeni, Rum ve Yahudi azınlıklarının
temsilcileri Lozan Barış antlaşmasına katılıp statülerini belirler,
bir takım haklar elde ederler. Fakat her nedense Türkiye'de yaşayan
Süryanilerin temsilcisi değiştirilir ve görüşmeler sonucunda Süryani
tarafı azınlık hakkını almak istemez. Kendilerini Türk olarak gördüklerini
belirten Süryani temsilcisi, sonraki Süryani kuşaklarına ne kadar
büyük bir haksızlık edeceğinin farkında değildir. Genel olarak o
zamana kadar Süryaniler hep kırsal kesimde yaşadıkları için bilinçli
ve eğitilmiş bir aydın sınıfından yoksundur. Azınlık olarak kabul
edilmelerinin kendilerine getireceği avantajları bu yüzden göremediler.
 |
Azınlık
olarak kabul edilen toplumlar, kendi dillerinde eğitim yapabilmek,
vakıf kurmak, vakıflarına mal bağışlayabilmek gibi haklara sahip olabilirken
Süryaniler bunlardan mahrum kalır. Süryaniler ise bundan sonra görünürde
Türk olarak kabul edilirler ama uygulamada azınlık gibi algılanırlar.
Türkiye'de yaşayan Süryaniler yıllardır bu yanlışın bedelini ödemektedirler.
 |
1960
yılına kadar ağırlıklı olarak Güneydoğu bölgesinde yaşayan Süryaniler
ekonomik şartların bozulması, yöre halkının baskıları ve yaşadıkları
asimilasyon sonucu yaşadıkları yerlerden göç etmeye başladılar. Gidilen
yerler önceleri İstanbul ve Avrupa oldu. Süryaniler, yaşadıkları yerlerden
göç etmekle birlikte arkalarında bir çok tarihi eser ve yapı ile gelenek,
görenek ve kültürleri ile çok derin izler bırakmışlardır. Bu kadar
derin ve etkili izler bırakan bir kültüre sahip olmalarına rağmen
günümüzde Süryaniler oldukça sessiz bir yaşam sürdürmektedirler. Gelişen
dünya şartlarına toplum olarak uyum sağlamakta zorluk çekmektedirler.
|
Süryaniler
günümüzde bir çok mezhebe bölünmüş şekilde yaşamaktadırlar.
Süryani Kadim kilisesi en kalabalık mezhebi oluşturmaktadır.
Süryani Kadim kilisesi, Hıristiyanlığı ilk kabul eden topluluk
olduklarından dolayı, ilk günkü kilise ve inanç şeklini kuralları
ile birlikte günümüze kadar yaşatmışlardır. Bu nedenle Süryani
Kadim kilisesi bir çok araştırmacının ilgisini çekmektedir.
Türkiye'de yaşayan Süryanilerin büyük çoğunluğu da bu kiliseye
mensuptur. Türkiye'de ayrıca sayıca daha az olan Süryani Katolik
ve Süryani protestan cemaatleri de vardır.
  |
| Demografi |
|
| Günümüzde
Türkiye'de yaşayan 15.000 Süryani vardır. Büyük çoğunluğu İstanbul'da
yaşayan Süryanilerin Güneydoğuda sayıları oldukça azalmıştır.
Dinsel açıdan Türkiye'de iki Metropolitlik tarafından temsil
edilirler. İstanbul'da yaşayan Süryanilerin metropol lideri
sayın Yusuf Çetin, Güneydoğu metropoliti ise sayın Samuel Aktaş'tır.
|
|
|

FARKLI
RENKLER
FARKLI KÜLTÜRLER

YAHUDİ
KÜLTÜRÜ

ERMENİ
KÜLTÜRÜ

RUM
KÜLTÜRÜ

SÜRYANİ
KÜLTÜRÜ

Tarihte
Süryaniler

Editörden

Gelenekler

Röportaj

Bayramlar
ve
Özel Günler

Yemek

Müzik

Edebiyat

Tarihi
Eserler

Mizah

Yazarlar

Merih
Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı
 
Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin
Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol
Yurderi
Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?

Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin

miniDEV'i
Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın
|