



Ana
Sayfa
Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı
Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle İletişim Dünyası
Farklı Renkler, Farklı Kültürler
Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü
Diğer
Minidev'de yazmak ister misiniz?
Reklamlarınız İçin
İletişim
YAZARLAR
|



Bir haberin düşündürdükleri
Süryaniler Ortadoğu'nun asli unsurlarındandır. Hemen hemen bütün
Ortadoğu'ya yayılmış bir vaziyettedirler. Süryanileri değerlendirirken
at gözlüğü takmamak gerekir. Süryaniler yalnız Türkiye'de yaşayan
insanlar değildir. Dünyanın bütün ülkelerinde yaşarlar. Hatta
Şanlıurfa'dan Hindistan'a dahi göç eden Süryaniler bile mevcuttur.
Şu anda Süryaniler'e yeryüzündeki çoğu ülkelerde rastlanılabilmektedir.
Süryaniler, Türkiye coğrafyasında da yaşarlar. M.Ö. 4500 yıllarına
dayanan tarihleriyle dinsel, dilsel ve diğer kültürel özellikleriyle
Anadolu'nun renkli mozayik parçalarındandır.

Süryaniler Kuzey Irak'ta da Asuri olarak isimlendirilmektedir.
Türkmenlerden sonra üçüncü etnik güçtür. Süryanilerin bölgedeki
hamiliğinin bize çok şey kazandıracağı inancındayım. Süryanilerin
anavatanı olarak görev üstlenmemiz gerekirken ve bölgede Türkmen
kartı haricindeki Asuri kartı ile de oynamamız gerekir. Bu yeni
oluşum Türkiye'nin kilit ülke pozisyonunu daha da güçlendirecektir.
Fakat bölgeyi bırakın, ülkemizde dahi Süryanileri tehlike olarak
gören zihniyet mi bölgede Süryani hamiliğini üstlenecek?

Süryani toplumu son yıllarda, ekonomik sorunlar ve bölgede yaşanan
olumsuz olaylar nedeniyle, Amerika, Avustralya ve yoğun olarak
Avrupa Birliği ülkelerine göç etmişlerdir. Ancak her ne kadar
göç etmişlerse de, hiç bir zaman Türkiye ile olan ilişkilerini
koparmamışlardır. Süryanilerin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nden
göç etmesiyle bir çok köyleri boşalmış, kırsal kesim ve şehir
merkezlerinde kendilerine ait bir çok gayri menkulleri olduğu
gibi kalmıştır. Geride kalan gayri menkulleri kimilerince yağmalanmış,
kimilerince de yıllardır ücretsiz olarak kullanılmaktadır. Bunca
köy ve gayrimenkul bu şekilde terk edilmişken, Mardin'de korkunç
boyutlarda arazi satın aldıkları ancak bölgeyi hiç tanımayan birileri
tarafından bu kadar mesnetsiz iddia edilebilir.

TBMM İnsan Hakları Komisyonu üyesi olan AKP Tokat Milletvekili
sayın Resul Tosun'un "Süryaniler hem her türlü insan haklarından
yararlansınlar, ama devlet de bu tür gelişmeleri göz önünde bulundursun
diye kayıtlara geçirdik" şeklinde yazılı tespitte bulunmasını
bilgisizlik veya yanlış yönlendirme sonucu olduğunu düşünüyorum.
TBMM İnsan Hakları Komisyonu üyesi olan AKP Tokat Milletvekili
sayın Resul Tosun'un ve partisinin çabaları sonucu böyle bir kartı
oynamamız da çok zayıfladı. Acaba iç politika malzemesi mi yapıldı
sorusu geliyor akla. Türkiye Süryani kartını hiçbir zaman gereği
gibi oynayamadı. Bu konuda Ak Partiyi de eleştirmek gerekir. Hayatında
Süryani görmemiş bir milletvekiline Süryanileri araştırma görevi
verilmesi ya bilgisizlikten kaynaklanmıştır veya kastidir.

Bir örnek vermek gerekirse, bu hayatında balık tutmayan, balıkçılıktan
hiç anlamayan, balıkçılığın ne demek olduğunu bilmeyen bir milletvekiline
balıkçılıkla ilgili sorunları araştırmak için görev vermeye benzer.
Ak Partinin Güneydoğu kökenli milletvekilleri dururken neden,
Tokat Milletvekilinin bu görev için seçildiği doğrusu anlaşılmaz
bir tutumdur.

Ak Partiye sormak gerekir; Tokat Milletvekili hayatında Süryani
gördü mü? Süryanilerin nasıl ibadet yaptığını biliyor mu? Süryanilerin
yemeğini yedi mi? Süryanilerle diyaloğu nasıl? Yurtdışında yaşayan
Süryani Diasporası hakkında ne kadar bilgiye sahip? 1925-1930
yılları arasında Midyat Belediye Başkanlığı yapmış Gelle HÜRMÜZ,
İsveç Parlamentosunda iki dönemdir Milletvekilliği yapan Midyatlı
Yılmaz KERİMO, İran'da 4-5 Süryani Milletvekili, Suriye'de Midyat
Gülgöze (Aynverd) kökenli Kültür Bakanı Denho Davud, Irak'ta eski
Başbakan Yardımcısı Tarık Aziz ve daha niceleri... Örnekler çoğaltılabilir.

Bütün ülkelerde Süryaniler bakan dahi olabiliyorken, bizler her
zamanki gibi kendi vatandaşlarımızdan korkma psikolojisine mi
yakalandık? Edirne'de Pomaklar, Adapazarında Gürcüler, Abazalar,
Çerkezler.... vs. toprak satın alırken kimse karışıyor mu?

Bu ülke herkesindir. Bu ülkede yaşayan tüm etnik kökenlilerin
bir olma zamanıdır. Ülkemizin yanıbaşında bir savaş, ekonomik
kriz ve sıkıntı dururken, kimsenin başkasını kötülemeye hakkı
yok. Bizlerin her zamankinden fazla birlik ve beraberliğe ihtiyacımız
var. Herkes bunun farkında Herkes bu ülkeye saygı duymalıdır.
Bu ülkeyi sevenler birleştirici olmalıdır. Bu bir gemiye benzer
gemi batarsa herkes batar. Bunun bilincinde olmayanlar da azınlıktadır.
Onları da buradan uyarıyorum; gemi batarsa siz de boğulursunuz.
Anlattığım konunun anlaşılması için bazı örnekler vermek istiyorum.

Babam Mithat ERDEM, İlk jenerasyon Köy Enstütüsü Mezunu öğretmenlerdendi
ve kendisi Süryani köyü olan Yemişli (Enhıl) köyünde 4 yıla yakın
öğretmenlik yaptı. Bu sayede de yakın Süryani dostları oldu. Süryaniler
bizleri sürekli Midyat'a geldiklerinde ziyaret eder, evimizde
yemek yer, babamla sohbet ederlerdi, dini bayramlarımızda gelir
ve gerektiğinde de evimizde yatarlardı. Yakın dostum Yusuf BEĞTAŞ,
Turabdin Süryani Metropolitliği Genel Sekreteridir. Dünya Kupasında
Türkiye-Güney Kore maçı sonrası, Türkiye yendiği için beni aradı;
sevincinden ağlıyordu. Amerika'dan gelen arkadaşım Atilla DURAK,
Türk-Amerikan dernekleri ve Fuji Film desteği ile bölgede yaşayan
etnik kökenli vatandaşlarımız için fotoğraf ağırlıklı bir kitap
hazırlamak için bölgeye geldi ve beraber gezdik.

Ne gariptir ki Amerika'dan gelen biri sayesinde hayatımda ilk
defa Mor Gabriel Manastırında Pazar ayini izledim. Atilla DURAK
ile Batman Beşiri bölgesindeki Yezidi köylerini de gezerken, yine
hayatımda ilk defa Yezidilerin nasıl ibadet ettiğine şahit oldum
ve kendi ağızlarından Yezidileri dinledim. Bizler Yezidi köylerini
gezerken Dünya kupası oynanmaya devam ediyordu. Türkiye-Senegal
maçının ikinci yarısında bir Yezidi köyüne vardık ve 15-20 yaşlarında
üç yezidi genç ile beraber maçı izledik. Yezidi vatandaşlarımızın
Türkiye'yi nasıl içten desteklediklerini görürken, çok duygulandım.
Tarif edilemez duygular yaşadım.

Ülke olarak bizler Türkiyeli olan Yılmaz KERİMO ve Türkiyeli Süryaniler'le
ile gurur duymamız gerekirken bu sıkıntı neden yaratılıyor? Lobi
diye çırpınan ve kendini dünyaya anlatamayan ülkemiz için sizce
bu şahsiyetler anahtar rolü üstlenemez mi? Şimdi Tokat Milletvekili
Resul TOSUN'a seslenmek istiyorum. Süryaniler en az sizin kadar
ülkesini seven insanlardır. Sizler Türkiye maç kazandığı zaman
sevinç gözyaşları döktünüz mü? Veya empati yapalım; Güneydoğulu
bir milletvekiline Tokat'ı araştırma görevi verilirse ve araştırmadan
bazı olumsuz tespitlerde bulunsa idi tepkiniz ne olurdu?

İnsan kulaktan dolma şeylerle, hatta hayatında görmediği insanlar
hakkında boş konuşmasın. Tokat Milletvekiline Dışişleri Bakanlığı
Süryani Masasıyla görüşmesini tavsiye ediyorum. Türkiye'nin Avrupa
Birliği'ne tam üyelik sürecinde, gerek ekonomik gerekse de Avrupa
ile olan siyasi ilişkilerimizin güçlenmesi açısından Süryanilerin
de sorumlulukları vardır. Onlar bu sorumlulukları yerine getirmeye
hazırdır. Yeter ki sorumsuz ve analitik olmayan açıklamalarda
bulunmayalım.

Günümüzde Süryanilerin çoğu Avrupa Birliği ülkelerinde yaşamakta;
ekonomik, kültürel ve sosyal açıdan belli bir seviyeye gelmiş
bulunmaktadırlar. Bu potansiyelin Türkiye'ye aktarılması, ülkemize
hem ekonomik yararlar sağlayacak, hem de ülkemizin Avrupa Birliği
ile olan yakınlaşmasını ve bütünleşmesini sağlayacaktır. Bu bağlamda
Süryaniler, Türkiye'nin Avrupa Birliğine girme sürecinde bir köprü
olma işlevini üstlenebilecek durumdadır.

Midyatlı Hobil Rhawi, Süryani Ortadoks Kilisesi adına Midyat Belediyesine,
İsveç'in Stockholm kentinden 1 tır dolusu tıbbi malzemeyi hibe
olarak göndermiştir. Midyat Belediyesi olarak, kardeş şehir olabilmemiz
için, tarafımdan İsveç'in İstanbul Konsolosluğuna müracaat ettim.
Yusuf BEĞTAŞ'ın ve Milletvekili Yılmaz KERİMO'nun çabaları sayesinde,
İsveç'in Södertalje kenti Belediye Başkanı ve 5 kişilik heyeti
Belediyemizi ziyaret ettiler. Mayıs ayında da iade-i ziyarete
gitmeyi düşünüyoruz. İşte Süryani Diasporası ve yaptıklarından
dolayı şükranlarımı sunuyorum.

Ağustos ayında Gabriel ...... adında Midyatlı Süryani bir iş adamı
Midyat'a deve kuşu çiftliği açmak için geldi. Gabriel bey ile
beraber Başta Midyat Kaymakamımız ve diğer yetkilileri gezdik.
Kaymakam bey gereken ilgiyi esirgemedi. Arazi satın almak için
de Midyat Mal Müdürü'ne yöneltti ve Midyat Mal Müdürünün "arazi
isterseniz ucuza vermem" lafı yatırımcı arkadaşımızı çok kırdı.
Gelen yatırımcıya yolunacak kaz muamelesi yapmak akıl almaz bir
şeydir. Üstelik biz kendisine "ucuza ver" diye bir teklifte bulunmamışken,
gereksiz konuşması anlaşılmaz bir durumdur. Yatırımcıların son
yıllarda Bulgaristan, Macaristan ve Hatta Suriye'yi seçmelerinde
bu kriterler rol oynamıştır. Diğer ülkeler yatırımcıları teşvik
ederken, bizler bırakın yardım etmeyi daha köstek olmaktayız.

Sonuçta Süryaniler işçi olarak gittikleri ülkelerden işadamı olarak
geri dönmekte ve yatırımlarını da doğdukları topraklarda yapmak
istemektedirler. Bunda gocunacak bir şey arayan abesle iştigal
eder. Örneğin neden bir Hollandalı bir turizm yatırımı veya bir
sanayi yatırımı yapınca iyi oluyor da; üstelik bu vatanın evladı
bir Süryani, yani yabancı da değil, yatırım yapmaya gelince, veya
toprak alınca sorun oluyor. Süryanilerin başka bir ülkenin vatandaşları
kadar da mı hakları yok?

Bu konuda Eski başbakanımız Sayın Bülent Ecevit, Avrupa'ya göç
etmiş olan Süryanilere yönelik olarak bir genelge yayınlamışlardır.
Genelgesinde "çeşitli sebeplerle ülkeden ayrılıp Avrupa ülkelerine
iltica etmiş veya yerleşmiş olan Süryani asıllı yurttaşlarımızın,
talepleri halinde köylerine geri dönebilecekleri, tüm anayasal,
yasal ve demokratik haklardan serbestçe yararlanmaları devletimizin
güvencesi altındadır" şeklinde beyanda bulunmuşlardı. Başbakanlık
genelgesi mi uygulanmıyor? Yoksa Tokat Milletvekili Genelgeden
bihaber mi? Yabancı yatırımcıları yatırım için davet üstüne davet
ederken, yerli vatandaşlarımızın da yatırım yapması sizce iyi
değil mi?

Üstelik yatırım için gelen Süryanilerin çoğunun ihracat bağlantıları
da hazırdır. Kaldı ki yatırım için olmazsa bile bir Türkiye Cumhuriyeti
vatandaşının kendi ülkesinde toprak satın alması kadar doğal bir
şey olamaz.

İnsanlar eleştirilebilir. Ama lütfen eleştirdiğiniz insanları
tanıyın, anlayın, onlarla konuşun, empati kurun, analitik davranın.
Eleştirilerinizi daha sonra yapın. Bu kriterlere herkes saygı
duymak zorundadır.

Sevgi ve saygılarımla

Murat Süleyman
ERDEM
Siyaset Bilimci
Midyat Belediye Başkan Danışmanı

Bu yazı www.suryaniler.com
sitesinde yayınlanmıştır.
_______

|
| |
|

FARKLI
RENKLER
FARKLI KÜLTÜRLER

YAHUDİ
KÜLTÜRÜ

ERMENİ
KÜLTÜRÜ

RUM
KÜLTÜRÜ

SÜRYANİ
KÜLTÜRÜ

Tarihte
Süryaniler

Editörden

Gelenekler

Röportaj

Bayramlar
ve
Özel Günler

Yemek

Müzik

Edebiyat

Tarihi
Eserler

Mizah

Yazarlar

Merih
Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı
 
Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin
Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol
Yurderi
Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?

Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin

miniDEV'i
Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın
|