



Ana
Sayfa
Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı
Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle İletişim Dünyası
Farklı Renkler, Farklı Kültürler
Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü
Diğer
Minidev'de yazmak ister misiniz?
Reklamlarınız İçin
İletişim
YAZARLAR
|

Hadi
Uluengin: Süryanilere kilise
Eskiden Brüksel'de ikamet ettiğim ve hali vakti bir semtte bulunan
dairem Ermeni kilisesine bitişikti. Daha önce de orada, meskun
olmayan bir konak vardı. 'Doğuluların' mevcudiyetiyle rahatlarının
kaçmasından korkan küçük burjuva mahalle sakinleri, ibadethanenin
inşasını önlemek için imza toplamışlardı. Şık şıkıdım bir hanım
benim de zilimi çaldı. Hemen yallah çektim. Şaşırdı. 'Ama mösyö
bunlar Ermeni, Türk olarak imzalamalısınız' demeye yeltendi
ki, o zaman kapıyı suratına çarptım. Ev sahibi araya girdi, yine
avuç yaladılar.

Neyse,
buldozer, grayder, temel, iskele derken, köhne konak kilise oldu.
Sonra, papaz efendi uzaktan geldiği için ayda ancak bir defa ayin-i
ruhani ve Allah mutlu etsin, bazen düğün; Allah rahmet eylesin,
bazen de cenaze...

*** 
Merak kumkumasıyım ya, hep balkondan aşağıya bakıyorum. Eski 'diaspora'nın
çok azınlıkta kalan kaymak tabakası hariç, cemaat öz be öz bizim
insanlarımız.

Kasketiyle önde yürüyen Artin Efendi'yi basmalı Seta
Hanım geriden izliyor ki, bunlar Anadolu'nun bağrından çıkmışlardır.
Zaten sırf Türkçe konuşuyorlar.

Gelin getiren otomobilde ise avaz avaz İbrahim Tatlıses
çalıyor.

Bir de, ayin bahane ve maksat yarenlik... Yalap şalap istavroz
çıkartan avluya tüyüp cigara sohbetine başlıyor. Bazen ben de
inip lafa karışıyorum.

Ve farkettim ki, önemli kesim Ermeni değil... Bunlar Mardin
civarının Süryanileri... Kiliseleri olmadığından Gregoryen
ibadethanede buluşuyorlar.

'Buluşmak', bu kelimeye lütfen mim koyun, tekrar oraya
geleceğim!

*** 
Dünkü
Milliyet'in Serpil Çevikcan imzalı haberinde okudum, Mardin
ziyareti sırasında Süryani Metropoliti Samuel Aktar ile
görüşen Cumhurbaşkanı Sezer Hıristiyan ruhbanın dileğini
Ecevit'e aktararak, İstanbul'daki Süryaniler için kilise
tahsis edilmesini istemiş. Başbakan da derhal olumlu cevap
vermiş.

Cevabın
en kısa zamanda fiiliyata geçmesini bütün kalbimle dileyerek,
iki devlet adamını yine bütün kalbimle tebrik ederim. Türkiye'ye
ancak bu yakışır.

Çünkü,
Yeni Ahid'in dilini konuşan ve en eski İsevi kavim olan Süryaniler,
ülkemizi pırıldatan o Karun zengini kültür hazinemizin göbeğinde
yer alırlar.

Ancak,
geçmişin bazı tatsız olayları, 'düşük düzeyli savaş' ve ekonomik
zorluklar falan derken, Süryani yurttaşlarımızın 'kahir
ekseriyeti' Mardin - Midyat yöresini terkederek ya yurtdışına
gitti ya da İstanbul'a göçtü.

Ve,
'otorite' ibadethane açılmasını binbir sudan gerekçeyle
önlediğinden, onlar kendi öz vatanlarının metropolünde, Saray
Arkası Sokak'taki bir Latin klisesine sığınmak ve buluşma
yeri olarak burayı kullanmak zorunda kaldılar.

İşte yine aynı kelimeye geldim, 'buluşmak'!

*** 
'Buluşmak',
zira bütün 'azınlıklar' mutlaka böyle bir ihtiyaç duyarlar. Mabetler
de o buluşmaya 'randevu merkezi' oluştururlar. Bu, Tokyo'daki
Tatar camiinden Helsinki'deki diğer Tatar mescidine kadar her
yerde böyledir. Burada belirleyici olan şey ise sosyolojiktir.
Tıpkı Brüksel'deki Ermeni klisesinde ayine katılmayan ama pazar
günü ora avlusunda illa cigara içmeye gelen cemaat örneğindeki
gibi, ibadethanenin işlevi imanın ötesine geçer.

Saray
Arkası Sokak'ın sığıntı kilisesindeki Süryani yurttaşlar
belki pederin vaazını dinlerler ama esas olarak Mardin kebabından,
Kapalıçarşı sarrafından, evlendirilecek Yakup'tan konuşurlar.
Toplumsal dokuyu orada ayakta tutarlar.

Zaten,
ecdad imparatorluğumuzun 'millet'i 'dini' bazda tanımlaması da
o dinin içerdiği 'dünyevi', dolayısıyla laik işlevsellikten kaynaklanmıştır.

Ben
tekrar, İstanbul'da yaşayan Süryani kökenden insanlarımıza, onların
kendi vatanlarında artık 'sığıntı' olmayacağı bir klisenin derhal
tahsis veya inşa edilmesini diliyor; dinlere saygılı şehrimiz
ahalisinin ise asla Brüksel' in bencil küçük burjuvaları gibi
'karşı imza' toplamayacağını biliyorum...

Hadi
Uluengin'in bu yazısı Hürriyet Gazetesi'nde "Modern Zamanlar"
adlı köşesinde yayınlanmıştır.
|
|

FARKLI
RENKLER
FARKLI KÜLTÜRLER

YAHUDİ
KÜLTÜRÜ

ERMENİ
KÜLTÜRÜ

RUM
KÜLTÜRÜ

SÜRYANİ
KÜLTÜRÜ

Tarihte
Süryaniler

Editörden

Gelenekler

Röportaj

Bayramlar
ve
Özel Günler

Yemek

Müzik

Edebiyat

Tarihi
Eserler

Mizah

Yazarlar

Merih
Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı
 
Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin
Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol
Yurderi
Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?

Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin

miniDEV'i
Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın
|