Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





Editörden

Güncelleme: 13.09.2000
SÜRYANİLERİN GELECEKTEN BEKLENTİLERİ

Süryaniler yüzyıllardır bu topraklarda yaşar. Bu coğrafyanın bir parçası olmalarına rağmen kendilerini hep yabancı gibi hissettiler. Bunda farklı olmanın, farklı bir kültürden ve inançtan gelmenin etkisi çok büyüktü. Osmanlı döneminde varlıklarını sürdürebilmenin bedeli olarak farklı vergi ödediler, farklı hukuk uygulamalarına maruz kaldılar ama hiç bir zaman durumlarından şikayetçi olmadılar. Cumhuriyet zamanında her birey gibi onlar da vergilerini ödediler, yükümlülüklerini yerine getirdiler. Süryaniler hiçbir zaman kendilerini bu topraklarda yaşayan diğer insanlardan ayırıp farklı muamele istemediler. Ama sahip oldukları kimliklerinden dolayı çifte standartlara uğradılar. Onlar her bireyin faydalanabileceği hizmetlerden yaralanmak istediler ve istemekteler. Ama asla bu basit taleplerini bile dile getiremediler. Hep yanlış anlaşılmaktan çekindiler ve bu yüzden bugün toplum nezdinde en az bilinen topluluklardan bir tanesi oldular.

Eskinin kötü uygulamalarının bugün pek fazla görülmemesi gerçekten sevindirici bir gelişmedir. Bugünün Süryanileri bunun bilincindedirler ama gelişen dünyada kendi adlarına bazı hakları talep etmeleri onlara çok görülmemelidir. Onlar da her farklı topluluk gibi kendi kimliklerini sahiplenmeye çalışmaktadırlar. Onların da artık iyi eğitilmiş insanları ve kültürlerine sahip çıkabilecek olanakları var. Fakat ülkenin şartları onları bazen adım atmakta oldukça zorlamaktadır. Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne aday olma süreci Süryanileri kısmî de olsa bir şekilde umutlandırmıştır.

Türkiye'de yaşayan Süryanilerin gelecek adına bir takım beklentileri var. Bunların bazıları çok belirgin beklentilerdir ve gerçekleştirilmeleri o kadar da zor değildir. Örneğin Türkiye'de yaşayan Süryanilerin çoğu kendi anadillerini bilmiyor. Geçmişin hataları, karşı karşıya kaldıklar asimilasyon onları kendi dillerinden ve kültürlerinden oldukça uzaklaştırmıştır.Onlar analarının, atalarının konuştuğu dili anlamak, bilmek istiyor. Kendi dillerini öğrenebilecekleri bir kurumun eksikliğini hep hissetmişler ama bu konuda bir adım atamamışlardır. Toplumda farklı taleplerin nasıl bastırıldığını gördükten sonra bunu gündeme getirmeye bile cesaret edememişlerdir. Oysa günümüzde diasporada yani anavatanından uzakta yaşayan Süryanilerin çoğu, yaşadıkların yerlerde anadillerini öğrenebilmek hakkına sahiptir. Türkiye'de yaşayan Süryaniler ise yıllardır bunun özlemini çekerler. Bu özlem onları yaşadıkları topluma kendilerini anlatmakta da zorluklar yaşatmıştır. Onların bu masum isteği hep yanlış anlaşılır korkusuyla sürekli ertelenmiş ve hayata bir türlü geçirilememiştir.

Süryanilerin diğer bir sıkıntısı ise azınlık vakıflarının olmayışıdır. Bu nedenle sahip oldukları mülkleri kendi vakıflarına bağışlayamamakta ve herhangi bir gayrimenkulü vakıf adına satın alamamaktadırlar. Gerçi azınlık vakıflarına sahip olan diğer azınlıklar da bu konuda sorunsuz sayılmazlar. Eskiden vakıflarına bağışladıkları malları bugün hukuk yoluyla teker teker kaybetmektedirler. İnsanlar geçmişin kötü hatıralarını unutmaya çalışırken birilerinin çıkıp bu tür uygulamalarla neyi amaçladığını anlamak gerçekten zor. Süryaniler resmi olarak bir vakfa sahip olamamanın bir çok sıkıntısını yaşadılar. Bugüne kadar tarihi eserlerini, mülklerini ve tarihi hazinelerini kendi çabaları ile yaşatmayı başardılar. Günümüzde bazı kuruluşlarca serbestçe hayata geçirebilen vakıf kurumları, bu topraklarda yüzyıllarca yaşayan bazı topluluklar için "sakıncalı2 kabul edilebilmektedir.

Aslında yukarda saydığımız istekler pek de büyük talepler değildir. Bu ülke uygarlık ailesindeki yerini tam olarak almak istiyorsa bireylerinin tümünü her türlü hak ve özgürlüklerden gerçek anlamda yararlandırmalıdır. Zaten Süryaniler de kimliklerinden dolayı farklı bir muamele ve imtiyazlar istemiyor. Onlar sadece kendi kültürlerini ve zengin tarihlerini koruyarak aslında tüm insanlığın kültürel mirası sayılması gereken 5000 yıllık lisanlarının ölmesine göz yumulmasını kabullenemiyorlar. Ve geleceğin Türkiye'sinde, sıkıntıların mutlak surette aşılacağı inancıyla yaşıyorlar.

FARKLI RENKLER
FARKLI KÜLTÜRLER


YAHUDİ KÜLTÜRÜ

ERMENİ KÜLTÜRÜ

RUM KÜLTÜRÜ

SÜRYANİ KÜLTÜRÜ

Tarihte Süryaniler

Editörden

Gelenekler

Röportaj

Bayramlar ve
Özel Günler


Yemek

Müzik

Edebiyat

Tarihi Eserler

Mizah


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 



Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla