



Ana
Sayfa
Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı
Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle İletişim Dünyası
Farklı Renkler, Farklı Kültürler
Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü
Diğer
Minidev'de yazmak ister misiniz?
Reklamlarınız İçin
İletişim
YAZARLAR
|

 |
SÜRYANİLERİN GELECEKTEN BEKLENTİLERİ

Süryaniler yüzyıllardır bu topraklarda yaşar. Bu coğrafyanın
bir parçası olmalarına rağmen kendilerini hep yabancı gibi hissettiler.
Bunda farklı olmanın, farklı bir kültürden ve inançtan gelmenin
etkisi çok büyüktü. Osmanlı döneminde varlıklarını sürdürebilmenin
bedeli olarak farklı vergi ödediler, farklı hukuk uygulamalarına
maruz kaldılar ama hiç bir zaman durumlarından şikayetçi olmadılar.
Cumhuriyet zamanında her birey gibi onlar da vergilerini
ödediler, yükümlülüklerini yerine getirdiler. Süryaniler hiçbir
zaman kendilerini bu topraklarda yaşayan diğer insanlardan ayırıp
farklı muamele istemediler. Ama sahip oldukları kimliklerinden
dolayı çifte standartlara uğradılar. Onlar her bireyin faydalanabileceği
hizmetlerden yaralanmak istediler ve istemekteler. Ama asla bu
basit taleplerini bile dile getiremediler. Hep yanlış anlaşılmaktan
çekindiler ve bu yüzden bugün toplum nezdinde en az bilinen topluluklardan
bir tanesi oldular.

Eskinin
kötü uygulamalarının bugün pek fazla görülmemesi gerçekten sevindirici
bir gelişmedir. Bugünün Süryanileri bunun bilincindedirler ama
gelişen dünyada kendi adlarına bazı hakları talep etmeleri onlara
çok görülmemelidir. Onlar da her farklı topluluk gibi kendi kimliklerini
sahiplenmeye çalışmaktadırlar. Onların da artık iyi eğitilmiş
insanları ve kültürlerine sahip çıkabilecek olanakları var. Fakat
ülkenin şartları onları bazen adım atmakta oldukça zorlamaktadır.
Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne aday olma süreci Süryanileri kısmî
de olsa bir şekilde umutlandırmıştır.

Türkiye'de
yaşayan Süryanilerin gelecek adına bir takım beklentileri var.
Bunların bazıları çok belirgin beklentilerdir ve gerçekleştirilmeleri
o kadar da zor değildir. Örneğin Türkiye'de yaşayan Süryanilerin
çoğu kendi anadillerini bilmiyor. Geçmişin hataları, karşı karşıya
kaldıklar asimilasyon onları kendi dillerinden ve kültürlerinden
oldukça uzaklaştırmıştır.Onlar analarının, atalarının konuştuğu
dili anlamak, bilmek istiyor. Kendi dillerini öğrenebilecekleri
bir kurumun eksikliğini hep hissetmişler ama bu konuda bir adım
atamamışlardır. Toplumda farklı taleplerin nasıl bastırıldığını
gördükten sonra bunu gündeme getirmeye bile cesaret edememişlerdir.
Oysa günümüzde diasporada yani anavatanından uzakta yaşayan
Süryanilerin çoğu, yaşadıkların yerlerde anadillerini öğrenebilmek
hakkına sahiptir. Türkiye'de yaşayan Süryaniler ise yıllardır
bunun özlemini çekerler. Bu özlem onları yaşadıkları topluma kendilerini
anlatmakta da zorluklar yaşatmıştır. Onların bu masum isteği hep
yanlış anlaşılır korkusuyla sürekli ertelenmiş ve hayata bir türlü
geçirilememiştir.

Süryanilerin
diğer bir sıkıntısı ise azınlık vakıflarının olmayışıdır. Bu nedenle
sahip oldukları mülkleri kendi vakıflarına bağışlayamamakta ve
herhangi bir gayrimenkulü vakıf adına satın alamamaktadırlar.
Gerçi azınlık vakıflarına sahip olan diğer azınlıklar da bu konuda
sorunsuz sayılmazlar. Eskiden vakıflarına bağışladıkları malları
bugün hukuk yoluyla teker teker kaybetmektedirler. İnsanlar geçmişin
kötü hatıralarını unutmaya çalışırken birilerinin çıkıp bu tür
uygulamalarla neyi amaçladığını anlamak gerçekten zor. Süryaniler
resmi olarak bir vakfa sahip olamamanın bir çok sıkıntısını yaşadılar.
Bugüne kadar tarihi eserlerini, mülklerini ve tarihi hazinelerini
kendi çabaları ile yaşatmayı başardılar. Günümüzde bazı kuruluşlarca
serbestçe hayata geçirebilen vakıf kurumları, bu topraklarda yüzyıllarca
yaşayan bazı topluluklar için "sakıncalı2 kabul edilebilmektedir.

Aslında
yukarda saydığımız istekler pek de büyük talepler değildir. Bu
ülke uygarlık ailesindeki yerini tam olarak almak istiyorsa bireylerinin
tümünü her türlü hak ve özgürlüklerden gerçek anlamda yararlandırmalıdır.
Zaten Süryaniler de kimliklerinden dolayı farklı bir muamele ve
imtiyazlar istemiyor. Onlar sadece kendi kültürlerini ve zengin
tarihlerini koruyarak aslında tüm insanlığın kültürel mirası sayılması
gereken 5000 yıllık lisanlarının ölmesine göz yumulmasını kabullenemiyorlar.
Ve geleceğin Türkiye'sinde, sıkıntıların mutlak surette aşılacağı
inancıyla yaşıyorlar.
|
|

FARKLI
RENKLER
FARKLI KÜLTÜRLER

YAHUDİ
KÜLTÜRÜ

ERMENİ
KÜLTÜRÜ

RUM
KÜLTÜRÜ

SÜRYANİ
KÜLTÜRÜ

Tarihte
Süryaniler

Editörden

Gelenekler

Röportaj

Bayramlar
ve
Özel Günler

Yemek

Müzik

Edebiyat

Tarihi
Eserler

Mizah

Yazarlar

Merih
Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı
 
Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin
Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol
Yurderi
Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?

Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin

miniDEV'i
Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın
|