Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





Editörden

Süryanilerde Din adamları ve Hiyerarşi

Süryanilerin genelde mümin bir toplum olduğu söylenir ama bu konu hakkında pek bir bilgi verilmez. Özellikle Süryani din adamları ve hiyerarşisi hakkında hemen hiçbir bilgiye rastlanmaz. Genelde Süryanilerin, Hıristiyan dinindeki gibi örgütlenmelere sahip olduğu sanılır. Süryaniler kısmen kendilerine özgü olan bir dini hiyerarşi ve din adamlarına sahiptirler.

Bir Süryani'nin din adamı yani ruhani olabilmesi için, ruhani okullarında okuması ve bu okullardaki rütbelerini aşması lazımdır. Batı ülkelerindeki gibi yüksek teoloji eğitimlerinden geçmezler. Genelde ruhani okullarına köylerde yaşayan ve maddi olanakları ve eğitim durumları pek iyi olmayan çocuklar katılırlar. Gerçi bu durum son zamanlarda epey değişmiştir. Süryani din adamları arasında iyi bir eğitim almış ve modern dünyayı tanıyan insanlarda bulunmaktadır.

Ruhani okullarında din adamlarının aldıkları rütbeler şöyle sıralanabilir:
Okuyucu (Mürennim); görevi ayin esnasında ilahileri Süryanice okumaktır
Mürettip (Afyodnakno); Vazifesi kilisenin tertip işleriyle uğraşmaktır.
İncil-i Şammas (Baş Diyakon); ayinlerde papaza yardım eder ve incil okur.
Baş Diyakonların Başkanı (Arhedyakon); görevi papaz olmadığı zaman ayini idare edebilmektir.

Burada adı geçen Diyakon kelimesi ruhaniliğe adım atmış insanlara verilen addır. Diyakonlar hırara adı verilen, arkasında haç resmi bulunan tuluma benzeyen bir elbise giyerler. Her rütbenin farklı bir giysisi vardır. Papazlar siyah, ruhaniler ise kırmızı elbiseler giyerler.

Süryanilerde din adamları ikiye ayrılır: A-Rahipler, B-Papazlar

Bu iki sınıf arasında bazı farklar mevcuttur. Rahip olan insan her şeyi ile kendini dine adamıştır. Dünyevi hak ve zevkleri gönüllü olarak bırakmıştır. Rahipler hiçbir cinsel temasta bulunmadıkları gibi evlenmezler ve yaşamları boyunca et yemezler. Yani birer vejetaryan olarak yaşarlar. Bunun nedeni hayvansal yiyeceklerdeki kanın, İsa'nın ölümünü hatırlatmasıdır. Rahipler kendilerini İsa'nın dünyadaki temsilcisi olarak gördükleri için onun ölmediğine ve yaşadığına inanırlar. Papaz ise normal bir Süryani olarak yaşar. Evlenebildiği gibi, et de yiyebilir. Papazın görevi cemaatin dini idaresini yürütmektir. Süryaniler papazlara genelde Abuna derler ve her din adamına büyük saygı gösterirler. Gerek rahipler gerek abunalar günlük ayinleri idare ederler.

Ruhani okulunda okuyan bir Süryani, Diyakozluk rütbelerinden sonuncusu olan İncil-i Şammas (İncili tamamıyla okuyabilen) rütbesine eriştikten sonra ancak rahip veya papaz olabilir. Bir incil-i şammas, iradesine güvenip ve arzu ederse rahip veya papazlığa talip olabilir. Bu ruhani okullardaki dini sorumlu, bu insanı yetiştiren papaz veya rabihin görüş ve onayını aldıktan sonra rahip ve papaz olmak isteyen incil-i şamması din adamı olarak tayin ve takdis eder.

Papaz olarak takdis edilen birisi mertebe olarak Episkopos ve Horepiskopos (Baş Papaz) aşamalarından geçer. Bir papazın bu mertebelere yükseltilebilmesini bağlı bulunduğu Metropolit (Rahiplikte bir mertebe) tarafından yapılabilir. Rahiplerdeki mertebelerin ilki metropolitlik müessesesidir. Metropolit belirli bir bölgede yaşayan ruhani ve Süryanilerin dini lideridir. Bütün ruhanilerin başı ve Süryani toplumunun dini lideri Patrik'tir. Yani metropolitin üstündeki makam Patriklik'tir. Kimin patrik olacağına 12 metropolitten oluşan sensinoid denen bir kurul toplanarak karar verir. Süryanilerde genellikle patrik özel durumlar haricinde ölene kadar görevini sürdürür.

Günümüz Türkiye'sinde İstanbul, Ankara ve İzmir'de yaşayan Süryanilerin metropoliti sayın Yusuf Çetin; diğeri Mardin ve çevresinde yaşayan Süryani ve ruhanilerin metropoliti sayın Samuel Aktaş olmak üzere iki metropolit bulunmaktadır. Dünyada ise bu şekilde görev yapan 12 adet Süryani metropoliti bulunmaktadır. Şam'daki patrik ise sayın Zekka Ayvaz'dır.

Patriklik makamının merkezi bugün için Suriye'nin başkenti Şam'dadır. Bundan önce Süryanilerin patriklik merkezi 600 yıl kadar Mardin'deki DeyrulZafaran Manasıtırı olarak kaldı ama 1933 yılında patrikhane Şam'a taşındı. Bugün için bu konu hâlâ karanlıktadır ve Süryani patrikhanesinin hangi nedenlerden dolayı yer değiştirdiği konusunda çeşitli görüşler bulunmaktadır. Kimi tarihçiler o zaman görev yapan Süryani patriği III. İlyas'ın dönemin hükümeti tarafından zorla sürgüne gönderildiğini ve bu yüzden patriklik merkezinin Şam'a taşındığını; bazı Türk tarihçileri ise patriğin kendi isteğiyle patriklik merkezini Şam kentine taşıdığını iddia etmektedirler. Oysa Süryaniler arasında bilinen bir gerçek varsa o da böyle bir talebin hiçbir zaman Süryaniler tarafından dile getirilmediğidir.

 

FARKLI RENKLER
FARKLI KÜLTÜRLER


YAHUDİ KÜLTÜRÜ

ERMENİ KÜLTÜRÜ

RUM KÜLTÜRÜ

SÜRYANİ KÜLTÜRÜ

Tarihte Süryaniler

Editörden

Gelenekler

Röportaj

Bayramlar ve
Özel Günler


Yemek

Müzik

Edebiyat

Tarihi Eserler

Mizah


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla