Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





Editörden

Şarabın Süryani Ustaları
Şarapçılık, eski Mezopotamya ve Anadolu kültürünün önemli ögelerinden biridir. Yakın geçmişe kadar yörede yaşayan insanların bağlarda ürettikleri leziz ve besin değeri yüksek üzümler şarap haline getiriliyor, böylece yıllarca korunabiliyordu. Uzun süre bu topraklarda gelenek ve göreneğe göre şarap üretilmiş, daha sonra bilimsel yöntemlerin devreye girmesiyle eski usül şarap yapımı tarihe karışmıştır. Ama günümüzde hâlâ eski yöntemlerle şarap üreten Süryaniler vardır.

Ülkemizin hızla azalan renklerinden biri olan Süryanilerin genellikle kuyumculuk ve taş işçiliği gibi alanlarda büyük hünerlere sahip oldukları bilinir. Oysa Süryanilerin bu alanların dışında uzmanlaştıkları ve zengin bir kültür yarattıkları başka konular da vardır. Bu zenginliklerin başında Midyat ve köylerinde yaşayan Süryanilerin ürettikleri şaraplar yer alıyor.

İnancına bağlı bir toplum olan Süryanilerin kültüründe şarap önemli bir yer tutar. Çünkü Hz. İsa mucizelerini yaparken suyu şaraba çevirmiş, son akşam yemeğinde öğrencileri ile birlikte şarap içmiştir. Kilise geleneğinde ayinler sırasında kutsal ekmekler şarapla kutsanmış ve insanlar şarapla kutsanan bu ekmeği yiyerek günahlarından arınacaklarına inanmışlardır. Hıristiyanlığın yayılması ile birlikte her manastır kendi ayın şarabını ürettiği topraklarla çevrilmiş ve din adamları bağcılığı teşvik etmişlerdir.

Süryanilerin yüzyıllardır birlikte yaşadıkları Müslüman komşularının inancına göre ise şarap üretimi ve tüketimi haramdı. Bu nedenle şarap üretimini o bölgelerde yüzyıllar boyu Süryaniler yaptılar. Üretilen şaraplar bölgede bir şekilde tüketildi. Süryaniler ürettikleri şarabı bir şekilde pazarlıyor geri kalan kısmını düğünlerde, sohbet ortamlarında ya da misafirleri geldiğinde kullanıyorlardı.

Tamamen iptidaî koşullarda yapılan bu şaraplar yakın zamana kadar Süryanilerin yaşadığı Mardin ve civarındaki esnaflar tarafından satılıyordu. Mardin, Diyarbakır ve civar illerde Süryanilerin ürettikleri şarabı bulmak mümkündü. Hatta Süryani üretimi bu şarapların ünü o kadar yayılmıştı ki uzak yerlerden gelip bu şarapları satın alan insanlar bile vardı. Yüzyıllar boyunca devam ettirilen bu kültür ve gelenek şimdilerde ise tarihe karışmak üzere sırasını bekliyor. Farklı olanı yok etmek, onun kültürüne ait olan ne varsa yok etmek mantığı ile bölgede yürütülen uygulamalar semeresini veriyor. Yakın zamana kadar terörle mücadele edilirken kollanan ve korunan diğer bir örgüt şarap üreten ve satan Süryani esnafından ikisini öldürmüştü. Ayrıca Süryanilerin bu geleneklerini modern bir hale getirip fabrikalaştıran ve bir pazar haline getirip bölge halkına bir gelir kapısı aralayan bir Süryani şarap üreticisi de ortadan kaldırıldı. Ayrıca Süryanilerin bölgedeki saygın isimlerinden biri olan bir doktor da bu süreçte faili meçhul bir cinayete kurban gitti.

Bu olaylar amaçları sadece zengin bir kültürü yaşatmak ve geleneklerini sürdürmek olan Süryanilerin bölgede tutunma çabalarına büyük bir sekte vurmuştu. Artık bölgede Süryaniler tarafından yapılan o güzelim şaraplar evlerde gizli bir şekilde üretilmeye çalışılıyor ve insanlara gözlerden ırak bir şekilde ulaştırılıyor... Günümüzde yok olmaya yüz tutan bu gelenek, üretilen şarapların plastik kaplarda saklanılması ve plastik bardaklara doldurulması ile bir şekilde hayat bulmaya çalışıyor.

Süryanilerin ise kaybolan bu zenginliklerini koruyacak ne bir güçleri ne de bunu talep edebilecek bir arzuları vardır. Belki de onlar yüzyıllardır yaşadıkları ve birçok zenginlikler ürettikleri bu toprakları sessizce terkederek tepkilerini ortaya koyuyorlar. Bir coğrafya bu şekilde hızla kan kaybediyor ve Türkiye'nin zengin kültürel mirasının hızla yitirilmesine sebep oluyor.

Dileğimiz kafalarını kuma gömerek Türkiye gerçeklerinden giderek hızla uzaklaşan insanların artık bu sorunlara eğilmesi ve bu zengin mirasa bir şekilde sahip çıkılması... Bir gün sahip olduğumuz zenginlikten bir şey kalmayınca belki neler kaybettiğimizin farkına varacağız. Ancak bu süreci durdurabilecek olanlar yine bizleriz.

 

FARKLI RENKLER
FARKLI KÜLTÜRLER


YAHUDİ KÜLTÜRÜ

ERMENİ KÜLTÜRÜ

RUM KÜLTÜRÜ

SÜRYANİ KÜLTÜRÜ

Tarihte Süryaniler

Editörden

Gelenekler

Röportaj

Bayramlar ve
Özel Günler


Yemek

Müzik

Edebiyat

Tarihi Eserler

Mizah


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla