Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





Editörden
Güncelleme: 10.05.2001

Süryanileri yok olmaktan kurtaran bir isim: Kraliçe Theodora
Daha önceki yazılarımızda Süryanilerin, M.S III.yüzyıldan başlayan dinsel tartışmalar sonucu Nasturiler (Doğu Süryanileri) ve Batı Süryanileri adı altında bölünmelere uğradıklarını belirtmiştik. İsa'nın doğası üzerine çıkan tartışmalar Hıristiyanlığın yayıldığı coğrafyalarda bütün şiddetiyle devam etmiş; bu sorunu çözmek için toplanan dinî konsiller pek sağlıklı çözümler bulamamışlardır. O dönemde hüküm süren Bizans İmparatorlarının bu konuda güttükleri politikalar, sorunu çözememiş, daha fazla bölünmelere neden olmuştur. Zaman zaman Tek doğa (Monofizit), zaman zaman Çift doğa (Diofizit) yanlılarının baskın olduğu dönemler olmuştur. Bu etkin olma süreci öyle noktalara ulaşmıştır ki bazen bir tarafın yok olması bile söz konusu olabilmiştir.

Günümüz Türkiye'sinde yaşayan Süryanilerin büyük bir çoğunluğu inanç yönünden Antakya Süryani Ortodoks Kilisesi'ne bağlı insanlardır. Bu Kilise Tek doğa yanlısı bir kilisedir ve M.S IV.yy'dan sonra alevlenen tartışmalar bu kürsüyü yok olma noktası ile karşı karşıya getirmiştir. Bölünme sonucu Nasturiler adı altında ayrılan topluluğun günümüzde bağlı olduğu bir patriklik merkezi hâlâ yoktur ve o dönemde Süryanileri temsil eden tek örgütlü güç kiliseleridir. O zamanki Bizans imparatoru Justinian, Çift Doğayı savunan Nastur ve adamları tarafından etki altına alınmış ve bu etkilenme sonucu imparator Tek Doğa yanlısı bütün ruhanileri ortadan kaldırtmıştır. M.S 543 yılıına gelindiği zaman Tek Doğa yanlısı Süryaniler patriksiz ve dağınık bir halde yaşıyorlardı. Bu durum bir süre daha sürseydi, tarihte Kudüs'ten sonra ikinci kiliseyi kuran Süryaniler dağılacaktı. Ama dönemin imparatoriçesi Theodora'nın bu soruna eğilmesi bir anlamda Batı Süryanilerinin kaderini değiştirdi. Bu olay şöyle gelişmiştir:

Doğu Suriye'de Arap boylarını birleştirerek Bizans'a bağlı güçlü bir tampon devleti kuran Haris Bin Cebele adlı Gassani Meliki'nin topraklarında Tek Doğa yanlısı Süryaniler yaşıyordu. Burada yaşayan Süryaniler, İmparator tarafından Tek Doğa yanlılarına girişilen bu kıyım sonucu ruhanisiz kalmışlardı. Egemenliği altında yaşayan Süryanilerin bu sorunu, devletin geleceğini dolaylı olarak etkiliyordu. Melik bu sorunu çözmek için ünü günden günden artan Yakup Burdono adındaki bir ruhani ile ilişkiye geçti ve Kraliçe Theodora'ya Süryanilerin yaşadıkları sıkıntıları anlattı. Tarih içerisinde Burdono lakapıyla ünlenen Yakup'a, bu ünvan düşmanları olan Kadıköy konsili taraflarınca hakaret kastıyla verilmişti. Bu kelime Süryani dilinde "semerli" anlamına gelir.

Theodora son derece zekî bir kadındı ve imparator Justinian üzerinde büyük bir etkiye sahipti. Kraliçe ve Haris Bin Cebele uzlaşmaya varıp Yakup Burdono'ya haber gönderdiler ve Yakup M.S 543 yılında İstanbul'a geldi. Bu olay tarihte ilk defa bir Süryani'nin İstanbul'a gelmesi açısından önemlidir. Son derece kıvrak bir zekâya sahip olan, Yunancayı çok iyi bilen Yakup enerjisi ve hareketliliği ile Theodora'yı etkiler. Theodora'nın ona gösterdiği ilgi İstanbul'da adının kısa zamanda duyulmasını sağlar. Theodora o zamanlar İstanbul'da göz altında bulunan Tek Doğa yanlısı İskenderiye'li patrik Theodosius'dan, Yakup Burdono'yu takdis etmesini ister. Çünkü Yakup rütbe olarak sıradan bir ruhanidir ve ve kilise yönetimi yetkilerinden yoksundur. Kendisini bu konuma getirebilecek bütün din adamları yok edilmişti. Takdis edildikten sonra Urfa, Suriye ve Andolu için piskopos olarak atanır ve Evrensel Metropolit (Tibeloyo) yetkisi verilir. Bu ünvan sayesinde Yakup Burdono metropolitlik sınır bölgesi tanımadan bütün kiliselerde icraat yapabilecek bir konuma gelir.. Yakup bu göreve geldikten sonra akıl almaz enerjisi ile gece gündüz demeden diyar diyar dolaşarak yok edilmiş olan Süryani Kilisesini diriltir.

Batı dünyasının Batı Süryanilerine Yakubiler demesinin bir nedeni de budur. Yeryüzünün ikinci kilisesini kuran Süryaniler Kraliçe Theodora'nın etkinliği ve Süryani din adamı Yakup Burdono sayesinde tarih sahnesinden silinme tehlikesini böylelikle atlatırlar.


FARKLI RENKLER
FARKLI KÜLTÜRLER


YAHUDİ KÜLTÜRÜ

ERMENİ KÜLTÜRÜ

RUM KÜLTÜRÜ

SÜRYANİ KÜLTÜRÜ

Tarihte Süryaniler

Editörden

Gelenekler

Röportaj

Bayramlar ve
Özel Günler


Yemek

Müzik

Edebiyat

Tarihi Eserler

Mizah


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla