



Ana
Sayfa
Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı
Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle İletişim Dünyası
Farklı Renkler, Farklı Kültürler
Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü
Diğer
Minidev'de yazmak ister misiniz?
Reklamlarınız İçin
İletişim
YAZARLAR |

 |
Süryanileri yok olmaktan kurtaran bir isim: Kraliçe Theodora

Daha
önceki yazılarımızda Süryanilerin, M.S III.yüzyıldan başlayan
dinsel tartışmalar sonucu Nasturiler (Doğu Süryanileri)
ve Batı Süryanileri adı altında bölünmelere uğradıklarını belirtmiştik.
İsa'nın doğası üzerine çıkan tartışmalar Hıristiyanlığın
yayıldığı coğrafyalarda bütün şiddetiyle devam etmiş; bu sorunu
çözmek için toplanan dinî konsiller pek sağlıklı çözümler bulamamışlardır.
O dönemde hüküm süren Bizans İmparatorlarının bu konuda güttükleri
politikalar, sorunu çözememiş, daha fazla bölünmelere neden
olmuştur. Zaman zaman Tek doğa (Monofizit), zaman zaman
Çift doğa (Diofizit) yanlılarının baskın olduğu dönemler
olmuştur. Bu etkin olma süreci öyle noktalara ulaşmıştır ki
bazen bir tarafın yok olması bile söz konusu olabilmiştir.

Günümüz
Türkiye'sinde yaşayan Süryanilerin büyük bir çoğunluğu inanç
yönünden Antakya Süryani Ortodoks Kilisesi'ne bağlı insanlardır.
Bu Kilise Tek doğa yanlısı bir kilisedir ve M.S IV.yy'dan sonra
alevlenen tartışmalar bu kürsüyü yok olma noktası ile karşı
karşıya getirmiştir. Bölünme sonucu Nasturiler adı altında ayrılan
topluluğun günümüzde bağlı olduğu bir patriklik merkezi hâlâ
yoktur ve o dönemde Süryanileri temsil eden tek örgütlü güç
kiliseleridir. O zamanki Bizans imparatoru Justinian, Çift Doğayı
savunan Nastur ve adamları tarafından etki altına alınmış ve
bu etkilenme sonucu imparator Tek Doğa yanlısı bütün ruhanileri
ortadan kaldırtmıştır. M.S
543 yılıına gelindiği zaman Tek Doğa yanlısı Süryaniler patriksiz
ve dağınık bir halde yaşıyorlardı. Bu durum bir süre daha sürseydi,
tarihte Kudüs'ten sonra ikinci kiliseyi kuran Süryaniler dağılacaktı.
Ama dönemin imparatoriçesi Theodora'nın bu soruna eğilmesi
bir anlamda Batı Süryanilerinin kaderini değiştirdi. Bu olay
şöyle gelişmiştir:

Doğu
Suriye'de Arap boylarını birleştirerek Bizans'a bağlı güçlü
bir tampon devleti kuran Haris Bin Cebele adlı Gassani
Meliki'nin topraklarında Tek Doğa yanlısı Süryaniler yaşıyordu.
Burada yaşayan Süryaniler, İmparator tarafından Tek Doğa yanlılarına
girişilen bu kıyım sonucu ruhanisiz kalmışlardı. Egemenliği
altında yaşayan Süryanilerin bu sorunu, devletin geleceğini
dolaylı olarak etkiliyordu. Melik bu sorunu çözmek için ünü
günden günden artan Yakup Burdono adındaki bir ruhani
ile ilişkiye geçti ve Kraliçe Theodora'ya Süryanilerin
yaşadıkları sıkıntıları anlattı. Tarih içerisinde Burdono
lakapıyla ünlenen Yakup'a, bu ünvan düşmanları olan Kadıköy
konsili taraflarınca hakaret kastıyla verilmişti. Bu kelime
Süryani dilinde "semerli" anlamına gelir.

Theodora
son derece zekî bir kadındı ve imparator Justinian üzerinde
büyük bir etkiye sahipti. Kraliçe ve Haris Bin Cebele
uzlaşmaya varıp Yakup Burdono'ya haber gönderdiler ve
Yakup M.S 543 yılında İstanbul'a geldi. Bu olay tarihte ilk
defa bir Süryani'nin İstanbul'a gelmesi açısından önemlidir.
Son derece kıvrak bir zekâya sahip olan, Yunancayı çok iyi bilen
Yakup enerjisi ve hareketliliği ile Theodora'yı
etkiler. Theodora'nın ona gösterdiği ilgi İstanbul'da
adının kısa zamanda duyulmasını sağlar. Theodora o zamanlar
İstanbul'da göz altında bulunan Tek Doğa yanlısı İskenderiye'li
patrik Theodosius'dan, Yakup Burdono'yu takdis
etmesini ister. Çünkü Yakup rütbe olarak sıradan bir
ruhanidir ve ve kilise yönetimi yetkilerinden yoksundur. Kendisini
bu konuma getirebilecek bütün din adamları yok edilmişti. Takdis
edildikten sonra Urfa, Suriye ve Andolu için piskopos olarak
atanır ve Evrensel Metropolit (Tibeloyo) yetkisi verilir.
Bu ünvan sayesinde Yakup Burdono metropolitlik sınır
bölgesi tanımadan bütün kiliselerde icraat yapabilecek bir konuma
gelir.. Yakup bu göreve geldikten sonra akıl almaz enerjisi
ile gece gündüz demeden diyar diyar dolaşarak yok edilmiş olan
Süryani Kilisesini diriltir.

Batı
dünyasının Batı Süryanilerine Yakubiler demesinin bir
nedeni de budur. Yeryüzünün ikinci kilisesini kuran Süryaniler
Kraliçe Theodora'nın etkinliği ve Süryani din adamı Yakup
Burdono sayesinde tarih sahnesinden silinme tehlikesini
böylelikle atlatırlar.

|
|

FARKLI
RENKLER
FARKLI KÜLTÜRLER

YAHUDİ
KÜLTÜRÜ

ERMENİ
KÜLTÜRÜ

RUM
KÜLTÜRÜ

SÜRYANİ
KÜLTÜRÜ

Tarihte
Süryaniler

Editörden

Gelenekler

Röportaj

Bayramlar
ve
Özel Günler

Yemek

Müzik

Edebiyat

Tarihi
Eserler

Mizah

Yazarlar

Merih
Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı
 
Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin
Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol
Yurderi
Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?

Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin

miniDEV'i
Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın
|