Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





Editörden
Güncelleme: 12.04.2001

"İçimizdeki hain" beraat etti
Süryani toplumunda ve kültüründe ruhanilerin önemli bir yeri vardır. Süryaniler ruhani liderlerini bir baba olarak görür ve onlara kendi dillerinde ABUNA veya KAŞO derler.Bugün Türkiye'de yaşayan, Süryani toplumu adına ruhanilik görevi üstlenen az sayıda papaz kalmıştır. İşte bu papazlardan biri olan ve Diyarbakır'daki Meryem Ana Süryani Kilisesinde görev yapan Yusuf Akbulut, geçen Kasım ayında çeşitli basın yayın organlarında yer alan bir röportajı nedeni ile gündemin baş sıralarına oturmuştu.

Röportajın gazetelerde yayınlanmasından sonra Süryani papazın başına olmadık işler açılmıştı. Yayınları ihbar olarak kabul eden Diyarbakır Güvenlik Mahkemesi savcısı, Süryani papaz hakkında "halkı din, ırk, mezhep ve bölge farklılığı gözeterek kin ve düşmanlığa tahrik etmek" suçundan TCK'nın 312/2 ve 3. maddeleri uyarınca 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle bir kamu davası açmıştı. Yaklaşık 6 ay süren davanın üçüncü ve son oturumu 5 Nisan 2001 tarihinde yapıldı. Savunma heyeti savunmasını; sanığın söylediği sözlerin ifade özgürlüğü kapsamı içerisinde değerlendirilmesini gerektiği üzerine şekillendirmiş ve bölgede yaşayan azınlık nüfusu göz önüne alındığında bu yasa maddesinin aradığı somut ve yakın tehlikenin oluşamayacağını belirtmişlerdir. Mahkeme heyeti sanığın üzerine atılı suç unsurları oluşmadığını belirterek papazın beraatine karar vermiştir.

Bu röportajın bazı basın kuruluşlarınca gündeme getirilmesinin ana sebeplerinden biri, geçen Kasım ayında Amerikan Temsilciler Meclisi alt komisyonunda görüşülen Ermeni Soykırım Tasarısıydı. Türk kamuoyunda oluşan rahatsızlığı değerlendirmek isteyen bazı medya kuruluşları, Süryani papazı kendi bilgisi olmadan konuşturmuş ve söylediği sözleri çarpıtarak, "İçimizdeki Hain, Küstah Papaz, Bir Tek Sen Eksiktin" gibi çirkin sözlerle manşetlere çıkartmışlardı. Papazın görev yaptığı Diyarbakır Meryem Ana kilisesine ziyaretçi olarak giden gazeteciler, papazla yaptıkları konuşmaları gizlice teype almış; daha sonra papazın sözlerini gazetelerinde yayınlamışlardır. Süryani papazın başını ağrıtan sözleri ise "Zamanında Ermenilere yapılanların aynısı Kürtler de bize yaptı" şeklindeki cümlesiydi. Basın bu tavrıyla Türkiye'yi gene zor bir duruma sokmuştu. Gazete küpürlerini ihbar kabul eden DGM savcılığının açtığı kamu davası, dünya kamuoyunun ilgisinin bir anda Türkiye'ye çevrilmesine neden olmuştu. Gerçi yaşadığımız ağır ekonomik kriz nedeniyle bu davanın önemini pek kavrayamadık fakat adaletin verdiği olumlu karar bir anlamda Türkiye'yi oldukça sıkıntı yaşayabileceği bir durumdan kurtarmıştır.

Davayı izlemek üzere gelenler arasında İsveç parlamentosunda milletvekili olarak görev yapan Süryani asıllı Yılmaz Kerimo da bulunuyordu.Yurtdışından davayı izlemek üzere gelen birçok yayın kuruluşu, izleyici ile birlikte Alman ve İsveç parlamenterler kararı oldukça memnunlukla karşıladılar. Bundan sonra asıl önemli olan ise ülkemiz yasalarında bizleri zor durumlarda bırakan anti-demokratik maddelerin kaldırılması olmalıdır. Bu ülkenin artık uygar ülkeler sınıfında yer almasının vakti geldi de geçiyor bile. Bunun için yapılması gerekenlerin başında demokrasiyi fert ve kurumlar olarak benimsemek geliyor. Basının bir kesiminin azınlıklara karşı olan ırkçı tavırlarından arınması bu coğrafyada yaşayan insanlar olarak en büyük arzumuzdur. Farklılıkları kaşıyarak siyaset ve politika yapılamayacağını hepimiz acı tecrübeler yaşayarak gördük. Tek kültürlü tek toplum yaratma politikaları bütün ülkelerde iflas etti ve terkedildi. Bu sayededir ki o ülkeler hızla gelişti ve insanlarını huzurlu bir yaşama kavuşturdular. Önemli olan farklılıkların güzelliklikleri ile demokrasi içinde bir arada yaşayabilmektir.

Bu hafta Süryaniler için dini açıdan önemli bir hafta. Çünkü inançlarına göre İsa bu Cuma (13 Nisan) çarmıha gerildi ve iki gün sonra (15 Nisan) dirildi. Bu nedenle bu 15 Nisanı Paskalya bayramı olarak kiliselerinde kutlayacaklar. Onlar bu hafta kiliselerinde bayram ayinine giderken dileyecekleri dileklerden biride dünyanın barış ve huzur içinde bir arada yaşaması olacaktır. Umarım bayramlar bir arada mutluluk içinde yaşayabilmenin aracı olurlar.


FARKLI RENKLER
FARKLI KÜLTÜRLER


YAHUDİ KÜLTÜRÜ

ERMENİ KÜLTÜRÜ

RUM KÜLTÜRÜ

SÜRYANİ KÜLTÜRÜ

Tarihte Süryaniler

Editörden

Gelenekler

Röportaj

Bayramlar ve
Özel Günler


Yemek

Müzik

Edebiyat

Tarihi Eserler

Mizah


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla