Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





Editörden

Güncelleme: 05.04.2001

Süryani geleneklerinde Oruç Ve Perhiz

Herhalde dünyada Süryaniler kadar uzun süreli oruç tutan başka bir toplum daha yoktur. Eskiden çok sayıda oruç gününün olması yanı sıra oruç kuralları da çok katı idi. Normal oruç günlerinin yanı sıra yılın her Çarşamba ve Cuma günleride oruç tutulurdu. Bu katı kurallar yüzünden bir çok Süryaninin oruç kurallarının biraz yumuşatılması amacıyla zaman zaman dini makamlara başvurduğu bilinmektedir. Süryaniler oruç boyunca et yemedikleri gibi; süt, tereyağı ve yumurta gibi hayvansal ürünleri de kullanamazlar. Yemeklerde yalnızca bitkisel yağlar, tahıl ve sebzeler tercih edilir. Eski zamanlarda tarım ve hayvancılıkla uğraşan Süryanilerin çoğu katı oruç kuralları yüzünden besledikleri hayvanların ürünlerinden; ticaret hayatıda pek yaygın olmadığından yararlanamıyordu. Bu yüzyılın başına kadar bu kurallarda pek bir değişme olmadığı için bazı yerleşim birimlerinde yaşayan Süryanilerin din değiştirdiği bile görülmüştür. Birinci Dünya savaşının o zor günlerinde Süryani halkının yararına bu kurallarda bazı yumuşatmalar olmuştur.

Günümüzde bu kurallar biraz daha da yumuşatılmış, oruç tutma bireyin kendi özgür iradesine bırakılmıştır. Bu kurallara göre İsa'nın doğumu olan 25 Aralık'tan önceki 15 gün (Eskiden 24 gündü) ve İsa'nın dirildiği gün kutlanan Paskalya bayramında önceki 50 gün boyunca oruç tutulur. Bu 50 günlük oruca Büyük Oruç adı verilir. Cumartesi ve Pazar günleri dışında büyük bir kesim akşama kadar bir şey yemez. Günümüzde bazı süryaniler perhiz şeklinde bu orucu tutarlar. Yani 50 gün süreyle iki öğün boyunca hayvansal olmayan yiyeceklerle beslenmelerine devam ederler.

Bu iki oruçtan ayrı olarak tutulan ve geçmişi hıristiyanlık inancı öncesine dayanan Ninova Orucu vardır. Süryaniler arasındaki inanca göe; Yunus peygamberin vaaz verdiği yıllarda Tanrı kendi kelamına uymayan Ninova şehrini cezalandırır. Yunus peygamber bu cezadan bir yunus balığının karnında üç boyunca yaşamını sürdürerek kurtulur. Yunus peygamber bu üç günlük süreden sonra balığın karnından çıkar ve sahildeki kumları yiyerek karnını doyurur. Ninova şehrine sonradan tekrar gelenler bu olaydan etkilenerek 3 gün boyunca hiçbir şey yemeyerek Tanrıya olan bağlılıklarını dile getirmeye başlarlar. Bu oruç sadece Süryanilere özgüdür ve sadece Süryani toplumu tarafından tutulur. Bugünkü uygulamasıyla 2 gün hiçbir şey yemeyen Süryaniler, 3. gün kilisede yapılan ayinden sonra oruçlarını açarlar. Kiliseye gelen insanların her biri gücüne göre yanında bir takım yiyecekler getirir ve oruçlarını hep birlikte getirilen bu yiyeceklerle açarlar. Çok sıkı tutulan bu oruçta günlük ayinler uzun tutulur. Bu sanki işlenen günahlardan duyulan pişmanlıkların bir göstergesi gibidir. Bu oruç Büyük Oruc'un başlamasından 3 hafta önce tutulur.

Süryaniler arasında orucun büyük yeri olduğu için bunların sonunda bazı gelenek ve göreneklere uyulur. Oruç zamanının bitiminde yenen ilk yiyecek genelde yedi çeşit tahıl unundan yapılmış olan ve Birşan (Yeni Doğan) denen küçük ekmeklerdir. Bu küçük ekmekler Yunus peygamberin karnından çıktığı zaman bulduğu tek yiyecek olan sahildeki kumları temsil eder.

Eskiden oruc boyunca Süryaniler arasında yaygın olarak başka bir gelenek de şöyle anlatılmaktadır: Akşam geleceklerini öğrenmek için uykuya dalan insanlar, Birşan denen küçük ekmeğin yapıldığı undan beş parmağının arasına alıp yermiş. Rüyada görülen her ne ise, bunun kimseye anlatılmadığı sürece gerçekleşeceğine inanılırmış. Genç insanlar, özel bir evde su içen veya onlara su veren genç bir kız ya da erkek gördüklerinde bu rüya o gençlerin aileleri için evleneceklerine dair bir işaret sayılırmış.

İsa'nın Dirilişinin kutlandığı gün olan Paskalya'dan önceki son Perşembe günü bütün insanlar kiliselerde toplanıp gece boyunca dua ederler. Kilisede bulunanlar arasında dinsel rütbe açısından en yüksek mertebeye sahip olan ruhani, kendinden rütbece düşük olan 12 ruhaninin ayaklarını kilisede toplanan insanların önünde tek tek yıkar. İsa, çarmıha gerilmeden önce bu şekilde 12 öğrencisinin ayaklarını yıkamıştır. Süryanilerde kilisede yapılan bu ayak yıkama olayına Nahira Törenleri adı verilir ve günümüzde önceden tespit edilen bir kilisede; kiliseye gelen Süryanilerin önünde gerçekleştirilir.

Ayrıca Süryaniler 50 günlük orucun yarısında, çoğu süryani kilisede dağıtılan ve Bazımmar denen iki renkli bir ipi kollarına takarlar. Kırmızı ve Beyaz renklerden oluşan bu ip, Süryaniler arasındaki inanca göre İsa'nın kanıyla cesedini temsil eder. Paskalya öncesi hazırlanan bayram yiyeceklerini hazırlarken bu iple ateş yakılır ve İsa'nın dirilişinin gerçekleştiğine inanılır. Süryaniler paskalya bayramını patriklik merkezi tarafından tespit edilen dinsel takvime göre Nisan ayının ikinci veya üçüncü haftasında kutlarlar. Bu seneki Diriliş Bayramı'nın tarihi 15 Nisan'dır.

Süryaniler arasında buna benzer daha bir çok gelenek ve görenek, büyük şehirlere ve Avrupa'ya olan göçler sonucunda unutulmaya yüz tutmuştur. Bugün bu gelenek ve görenekleri yaşatmaya çalışan bir avuç Süryani kalmıştır. Dileğimiz buna benzer gelenek ve göreneklerin gün ışığına çıkartılarak tekrar yaşatılabilmesidir. Bu yüzden Süryani insanlarına büyük görevler düşmektedir.


FARKLI RENKLER
FARKLI KÜLTÜRLER


YAHUDİ KÜLTÜRÜ

ERMENİ KÜLTÜRÜ

RUM KÜLTÜRÜ

SÜRYANİ KÜLTÜRÜ

Tarihte Süryaniler

Editörden

Gelenekler

Röportaj

Bayramlar ve
Özel Günler


Yemek

Müzik

Edebiyat

Tarihi Eserler

Mizah


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla