



Ana
Sayfa
Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı
Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle İletişim Dünyası
Farklı Renkler, Farklı Kültürler
Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü
Diğer
Minidev'de yazmak ister misiniz?
Reklamlarınız İçin
İletişim
YAZARLAR |

 |
Süryani geleneklerinde
Oruç Ve Perhiz

Herhalde
dünyada Süryaniler kadar uzun süreli oruç tutan başka bir toplum
daha yoktur. Eskiden çok sayıda oruç gününün olması yanı sıra
oruç kuralları da çok katı idi. Normal oruç günlerinin yanı
sıra yılın her Çarşamba ve Cuma günleride oruç tutulurdu. Bu
katı kurallar yüzünden bir çok Süryaninin oruç kurallarının
biraz yumuşatılması amacıyla zaman zaman dini makamlara başvurduğu
bilinmektedir. Süryaniler oruç boyunca et yemedikleri gibi;
süt, tereyağı ve yumurta gibi hayvansal ürünleri de kullanamazlar.
Yemeklerde yalnızca bitkisel yağlar, tahıl ve sebzeler tercih
edilir. Eski zamanlarda tarım ve hayvancılıkla uğraşan Süryanilerin
çoğu katı oruç kuralları yüzünden besledikleri hayvanların ürünlerinden;
ticaret hayatıda pek yaygın olmadığından yararlanamıyordu. Bu
yüzyılın başına kadar bu kurallarda pek bir değişme olmadığı
için bazı yerleşim birimlerinde yaşayan Süryanilerin din değiştirdiği
bile görülmüştür. Birinci Dünya savaşının o zor günlerinde Süryani
halkının yararına bu kurallarda bazı yumuşatmalar olmuştur.

Günümüzde
bu kurallar biraz daha da yumuşatılmış, oruç tutma bireyin kendi
özgür iradesine bırakılmıştır. Bu kurallara göre İsa'nın doğumu
olan 25 Aralık'tan önceki 15 gün (Eskiden 24 gündü) ve İsa'nın
dirildiği gün kutlanan Paskalya bayramında önceki 50 gün boyunca
oruç tutulur. Bu 50 günlük oruca Büyük Oruç adı verilir.
Cumartesi ve Pazar günleri dışında büyük bir kesim akşama kadar
bir şey yemez. Günümüzde bazı süryaniler perhiz şeklinde bu
orucu tutarlar. Yani 50 gün süreyle iki öğün boyunca hayvansal
olmayan yiyeceklerle beslenmelerine devam ederler.

Bu
iki oruçtan ayrı olarak tutulan ve geçmişi hıristiyanlık inancı
öncesine dayanan Ninova Orucu vardır. Süryaniler arasındaki
inanca göe; Yunus peygamberin vaaz verdiği yıllarda Tanrı
kendi kelamına uymayan Ninova şehrini cezalandırır. Yunus
peygamber bu cezadan bir yunus balığının karnında üç boyunca
yaşamını sürdürerek kurtulur. Yunus peygamber bu üç günlük
süreden sonra balığın karnından çıkar ve sahildeki kumları yiyerek
karnını doyurur. Ninova şehrine sonradan tekrar gelenler bu
olaydan etkilenerek 3 gün boyunca hiçbir şey yemeyerek Tanrıya
olan bağlılıklarını dile getirmeye başlarlar. Bu oruç sadece
Süryanilere özgüdür ve sadece Süryani toplumu tarafından tutulur.
Bugünkü uygulamasıyla 2 gün hiçbir şey yemeyen Süryaniler, 3.
gün kilisede yapılan ayinden sonra oruçlarını açarlar. Kiliseye
gelen insanların her biri gücüne göre yanında bir takım yiyecekler
getirir ve oruçlarını hep birlikte getirilen bu yiyeceklerle
açarlar. Çok sıkı tutulan bu oruçta günlük ayinler uzun tutulur.
Bu sanki işlenen günahlardan duyulan pişmanlıkların bir göstergesi
gibidir. Bu oruç Büyük Oruc'un başlamasından 3 hafta
önce tutulur.

Süryaniler
arasında orucun büyük yeri olduğu için bunların sonunda bazı
gelenek ve göreneklere uyulur. Oruç zamanının bitiminde yenen
ilk yiyecek genelde yedi çeşit tahıl unundan yapılmış olan ve
Birşan (Yeni Doğan) denen küçük ekmeklerdir. Bu küçük
ekmekler Yunus peygamberin karnından çıktığı zaman bulduğu
tek yiyecek olan sahildeki kumları temsil eder.

Eskiden
oruc boyunca Süryaniler arasında yaygın olarak başka bir gelenek
de şöyle anlatılmaktadır: Akşam geleceklerini öğrenmek için
uykuya dalan insanlar, Birşan denen küçük ekmeğin yapıldığı
undan beş parmağının arasına alıp yermiş. Rüyada görülen her
ne ise, bunun kimseye anlatılmadığı sürece gerçekleşeceğine
inanılırmış. Genç insanlar, özel bir evde su içen veya onlara
su veren genç bir kız ya da erkek gördüklerinde bu rüya o gençlerin
aileleri için evleneceklerine dair bir işaret sayılırmış.

İsa'nın
Dirilişinin kutlandığı gün olan Paskalya'dan önceki son
Perşembe günü bütün insanlar kiliselerde toplanıp gece boyunca
dua ederler. Kilisede bulunanlar arasında dinsel rütbe açısından
en yüksek mertebeye sahip olan ruhani, kendinden rütbece düşük
olan 12 ruhaninin ayaklarını kilisede toplanan insanların önünde
tek tek yıkar. İsa, çarmıha gerilmeden önce bu şekilde
12 öğrencisinin ayaklarını yıkamıştır. Süryanilerde kilisede
yapılan bu ayak yıkama olayına Nahira Törenleri adı verilir
ve günümüzde önceden tespit edilen bir kilisede; kiliseye gelen
Süryanilerin önünde gerçekleştirilir.

Ayrıca
Süryaniler 50 günlük orucun yarısında, çoğu süryani kilisede
dağıtılan ve Bazımmar denen iki renkli bir ipi kollarına
takarlar. Kırmızı ve Beyaz renklerden oluşan bu ip, Süryaniler
arasındaki inanca göre İsa'nın kanıyla cesedini temsil
eder. Paskalya öncesi hazırlanan bayram yiyeceklerini hazırlarken
bu iple ateş yakılır ve İsa'nın dirilişinin gerçekleştiğine
inanılır. Süryaniler paskalya bayramını patriklik merkezi tarafından
tespit edilen dinsel takvime göre Nisan ayının ikinci veya üçüncü
haftasında kutlarlar. Bu seneki Diriliş Bayramı'nın tarihi
15 Nisan'dır.

Süryaniler arasında buna benzer daha bir çok gelenek ve görenek,
büyük şehirlere ve Avrupa'ya olan göçler sonucunda unutulmaya
yüz tutmuştur. Bugün bu gelenek ve görenekleri yaşatmaya çalışan
bir avuç Süryani kalmıştır. Dileğimiz buna benzer gelenek ve
göreneklerin gün ışığına çıkartılarak tekrar yaşatılabilmesidir.
Bu yüzden Süryani insanlarına büyük görevler düşmektedir.
|
|

FARKLI
RENKLER
FARKLI KÜLTÜRLER

YAHUDİ
KÜLTÜRÜ

ERMENİ
KÜLTÜRÜ

RUM
KÜLTÜRÜ

SÜRYANİ
KÜLTÜRÜ

Tarihte
Süryaniler

Editörden

Gelenekler

Röportaj

Bayramlar
ve
Özel Günler

Yemek

Müzik

Edebiyat

Tarihi
Eserler

Mizah

Yazarlar

Merih
Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı
 
Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin
Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol
Yurderi
Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?

Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin

miniDEV'i
Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın
|