



Ana
Sayfa
Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı
Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle İletişim Dünyası
Farklı Renkler, Farklı Kültürler
Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü
Diğer
Minidev'de yazmak ister misiniz?
Reklamlarınız İçin
İletişim
YAZARLAR
|

Bir
sergi bir şehir bir yönetim:
Sergi soruşturan demokrasi!
21. yüzyıl; bir yanda sonsuz sanallıkların peşinde özgürce koşmamıza
izin veren yönetimler, unutturulmaya çalışılan reel olaylarla
ilgilenmeye kalktığında elinde sopasıyla karşında. Demokrasisi
bile sanal. Yönetenlerin; etrafındaki kitleye kendi paranoyalarını
bulaştırması sonucu elde edilen 'paylaşılarak çoğalan paranoyaları'.
Anadolu'nun solan rengi; SÜRYANİLER adlı fotoğraf sergisi
sonunda Diyarbakır'da sergilenecekti. İlk olarak 1997 yılında
ÇEKÜL Vakfı (Türkiye Çevre ve Kültürel Değerlerini Koruma
Vakfı) ve vakıf başkanı Sayın Prof. Dr. Metin Sözen (Cumhurbaşkanı
sanat danışmanı) bu serginin bir dia gösterisini Diyarbakır'da
Meryem Ana Kilisesi'nde yapmak istemiş, ancak aynı paranoya
buna izin vermemişti. Ne de olsa burası olağanüstü hal (OHAL)
bölgesiydi.

İlk olarak 1997 de '3. Saydam Günleri' İstanbul'da bir
gösteri düzenledik ve hemen arkasından Fotoğrafevi-Fujifilm İstanbul
1999 Mayıs-Haziran aylarında ilk sergiyi açtık. Sergiye gerek
yazılı ve görsel medya, gerekse fotoğraf camiasının ilgisi çok
güzeldi. Takiben 1999 Aralık ayında Ankara Zerdüşt Sanat Galerisi
Çankaya'da tekrar açılan sergi yine ilgi ile karşılanmış idi.
2000 yılında Erzincan Geçit Belediyesi'nin düzenlediği
'2. Gökkuşağı Sanat ve Kültür Etkinlikleri' kapsamında
Erzincanlılara ulaşan sergi, artık kendi doğduğu yerlere gidebilirdi,
gitmeliydi veya biz artık sıranın oralar olması gerektiğine inanmıştık.
Yaklaşık 6 yıllık bir süreç, yıllardır evlerine, ibadet yerlerine
misafir olup belki fotoğraf adı altında taciz ettiğimiz bu insanlarla
ürettiklerimizi paylaşabilecektik...

Sonunda gerekli izinler alınıp sergi davetiyelerinin dağıtımına
ve Diyarbakır'ın sergi afişleri ile süslenmesine
gelinmişti sıra. Her şey iyi gidiyordu başlangıçta, ama
sergi tarihi yaklaştıkça garip refleksler gelişmeye başlamıştı.
Sergi salonu sergiye nasıl izin verildiği konusunda sıkıştırılmaya
başlanmıştı, bu serginin Türkiye'nin diğer illerinde açılması
ve pek çok yazılı basın argümanları onlar için önemli değildi.
Bu gelişmeler karşısında grubun iki şehir dışında yaşayan
üyesi hemen Diyarbakır'a ulaştık (Özgür Nizam, Hüseyin
Elçi) ve diğer iki arkadaşımızla buluştuk (isimlerinin
açıklanmasını istemiyorlar).
Hemen Diyarbakır Valisinin kalem müdüründen telefonla sergi
hakkında görüşme yapabilmek için randevu talep ettik ve
30 Ekim 2001 Salı günü sabahı için randevulaşıldı. Salı
sabahı erkenden Valilik binasına gittiğimde beklemem istenildi,
bekliyorduk ne de olsa şehrin mülki amiri ile görüşülecekti.
Saatler geçiyor ancak görüşemiyorduk. Ki haftalar öncesinde
bizzat kendisi açılışa davet edilmişti. Sonunda bir koruması
sergi ile ilgili bilgileri bir kağıda yazmamı istedi ve
Sayın Vali'ye kendilerinin ileteceklerini anlattı. Biz de
sergi açılışını Sayın Turabdin Metropoliti Samuel Aktaş'ın
yapacağını, kendilerinin de bu sergiyi açmalarının bizi
onurlandıracağını, Avrupa Birliği Türkiye Büyükelçisi Sayın
Karen Fogg'un katılacağını ve daha birçok kişi ve
sivil kitle örgütlerinin de açılışa katılacağını, benim
ve diğer iki arkadaşımın devlet memuru, 1996 yılından beri
de Diyarbakır Fotoğraf Grubu kurucusu ve üyesi olduğumuzu
ve aynı zamanda pek çok fotoğraf derneklerine üyesi bulunduğumuzu,
serginin daha önce hangi illerde açıldığını bir kağıt parçasına
yazarak ve Özel Kalem Müdürü'ne; 10 gün önce Vali Bey'in
davetiyesinin bırakıldığını söyleyerek, yine de yeni bir
davetiye daha bırakarak vilayetten ayrıldım.
Ertesi sabah fotoğrafları sergi salonuna taşıdıktan sonra
salona Emniyet güçlerinin geldiği haberi ve bizimle görüşme
talepleri şahsıma telefon ile iletildi. Tekrar sergi salonuna
döndüğümde Emniyet mensubu arkadaşların bir telefon numarası
bırakarak ayrıldıklarını öğrendik. Söylenen numarayı aradık,
bir Başkomiser çıktı telefona ve bu serginin açılabilmesi
için kendilerinden izin almak zorunda olduğumuzu söylüyordu.
Ben daha önce bu sergi salonunda pek çok sergi açmamıza
rağmen böyle bir izine gerek görülmediği ama şimdi bunun
neden istendiğini sorduğumda sadece "bu böyle"
diyen karşı ses telefonu kapamadan önce dilekçeyi Valilik
makamından itibaren yazmamız gerektiğini belirterek telefonu
kapattı.
Olağanüstü Hal'de sergi açmak demek ki Türkiye'nin demokratikleştiğinin
söylendiği ve pek çok yasaların çıkarıldığı bu dönemde daha
da zorlaşmıştı. Dilekçe yazıldı telefondaki sesin söylediği
gibi Vilayet Makamı'na. Önce Vilayet'e ve oradan Emniyet
Müdürlüğü'ne. Birçok üst düzey yetkili dilekçeyi okuduktan
sonra gözlerini hafif yukarı doğru kaldırıp suratımıza baktıktan
sonra Özgür Nizam kim diye sorup yeniden dilekçeye
dönüyordu, "benim" dedikten sonra bir daha göz
ucuyla bakıp imza atıyordu ve bunu o kadar doğal ve kendiliğinden
yapıyorlardı ki sanki yıllardır tüm mesailerinde sergi açılışları
için olur vermişler gibi. Serginin altındaki imzalar artarak
devam ediyordu, Emniyet Müdürlüğü'nden bu sefer Çevik Kuvvetler
Dairesi'ne gidileceği söylenerek dilekçe tekrar elimize
tutuşturuldu. Diyarbakır'ın diğer ucuna ve orada güvenlik
dairesine giderek dilekçemizi verdik, ardından kimlik fotokopilerimiz
çekildi. Daha önce hiç bu tip prosedürler istenmediğini
ve bugün buna niye gerek duyulduğunu sorduğumuzda, kimi
sergiler vardır bu şekilde açılır demekle yetinmişti. Yaklaşık
bir 15 dakika sonra dilekçemizin kabul edildiğini belirterek
sergiyi açabileceğimizi söylediler.
|
"Oh be!" demek istiyorduk ama aslında OHAL'de
hiçbir zaman bunu söylememek gerektiğini biliyorduk. Çarşamba
günü rahat geçmiş Vilayet'ten gelen birkaç telefon dışında
bir şey olmamıştı. Vali Bey'in açılışa gelip gelmeyecekleri
ise hâlâ anlaşılamamıştı. Son güne gelinmiş ve artık saatler
sonra açılacak olan sergi hazırdı, misafirlerde birer
ikişer gelmeye başlamışlardı. Son anda Emniyet'ten gelen
biri serginin halka açık olup olmadığını soruyordu; hayda
bu nasıl soru; gayet tabi ki açık, başka ne şekilde 'sergi'
olabilir dedik. Ancak davetiyelerin satıldığını ve bunun
suç olduğunu söylüyordu. Davetiyelerde fiyat olmadığını
gösterdikten sonra, bu eğer suç ise polis olarak bunu
yapanları kendilerinin tespit etmesi gerektiğini söyledik.
Neyse diyerek kendileri sergi yerinden ayrıldılar.
Daha sonra pek çok sivil polis gerek kayıt yapma ve gerekse
bizleri 'koruma' amacıyla geldiler ve aynı suçlamayı tekrarladılar
ve bu sefer bir fazlasını söyleyerek davetiyelerin bir
parti tarafından satıldığını söylediler. Artık bunlardan
yorulmuştuk, aslında bir fotoğraf sergisinden niçin korktuklarını
anlamak o kadar zor geliyordu ki! Misafirlerin gelişi
artmış ve artık tüm yaşanılanlar önemlerini yitirmiş,
yerini heyecan ve güzel bir atmosfere bırakmıştı. Yıllardır
beklediğimiz ana artık sadece dakikalar kalmıştı. Sayın
basın mensupları, Metropolit Samuel Aktaş, Sayın
Karen Fogg, Mardin Belediye Başkanı, Diyarbakır
Belediye Başkan Vekili ve Yenişehir, Sur Belediye Başkanları,
Van Belediye Başkanı ve Diyarbakır'daki sivil kitle örgüt
yöneticileri, Süryani ve Diyarbakırlı hemşehrilerimizin
gelmesi ile sergi açılışa hazırdı. Ancak şehir mülki amiri
maalesef açılışa katılmamıştı veya katılamamıştı. Acaba
bu ülkeyi bu şekilde yönetenler bu vatanı bizden daha
çok mu seviyor? Acaba onlar mı bu ülkenin imajını düzeltmeye
çalışıyorlar yoksa bizler mi?
|
|
|

FARKLI RENKLER FARKLI KÜLTÜRLER

SÜRYANİ
KÜLTÜRÜ

ERMENİ
KÜLTÜRÜ

YAHUDİ
KÜLTÜRÜ

RUM
KÜLTÜRÜ

Tarihçe

Bayramlar
ve
Özel Günler

Büyükada
Rum
Yetimhanesi

İoannis
Papadopulos

Rum
Ortodoks
Patrikhanesi

Rum
Cemaatleri

Rum
Okulları

Rumca
Basın

Yazarlar

Merih
Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı
 
Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin
Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol
Yurderi
Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?

Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin

miniDEV'i
Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın
|