
Paskalya Bayramınız Kutlu Olsun
Yumurtaların gökkuşağının her rengine boyandığı, paskalya tavşanlarıyla
çocukların neşelendiği ve paskalya çöreğinin tadıldığı günlerdeyiz...

Minidev olarak paskalya bayramınızı kutluyor ve Sula Bozis'in
"Sakız kokulu günler..." adlı kitabında zamanın adetlerini anlattığı
ve paskalya çöreği tarifi verdiği bölümü sizlerle paylaşıyoruz.

"...Hıristiyan
Ortodoks dininin en önemli iki bayramından ilki olan 12 günlük
Dodekaimeron -Noel, Yılbaşı ve Teofania- kutlamalarının simgesi
Vasilopita (Yılbaşı çöreği)'nın hazırlığı ve pişirilmesi her yıl
sonu Rum ailelerinin başlıca uğraşlarındandı. Çörek hamurunun
uzun süre yoğrulması pazu kuvveti gerektirdiğinden bu işi genellikle
evin erkekleri üstlenirdi. Bu yardım genelde erkeklerin mutfak
işlerine tek katkılarıydı. Eee ne de olsa, 5 ila 10 kilo undan
oluşan hamuru elle yoğurmak kolay değildi.

Yılbaşı ve Paskalya çöreklerinin hazırlanışı için gerekli dikdörtgen
tahta tekneyi ev kadınları kilerden yılda iki kez çıkarıp temizlerdi.
Hazırlık genelde öğleden sonra, ikindi vakti başlardı. Bir yandan
anason kaynatılıp süzülür, suyu ılık bekletilir, diğer yandan
hamurun mayası hazırlanırdı. Hamurun yoğrulması saatlerce sürerdi.
Hamur kıvamına gelince üstüne haç işareti çizilir, tertemiz beyaz
bir masa örtüsü veya çarşafla örtülür, tekne, yünlü yünlü bir-iki
battaniyeyle sarılıp sobanın yanında kabarmaya bırakılırdı. Kabarması
yaklaşık altı saat gerektirdiğinden ev halkı geceyi tatlı bir
telaş içinde geçirir, hamurun fazla kabarıp ekşimemesi için tetikte
durulurdu. Sabahın erken saatlerinde hamurun bir kısmı büyük bir
bakır tepsiye yerleştirilir, üstüne yeni yılın tarihi hamurdan
rakamla yazılır, üstüne susam ekilir, çatalın ucuyla etrafı nakışlanırdı.
Çöreği süslemek amacıyla bugün de yapılan bu nakış, paganlıktan
kalan "kem gözlere şiş" dileğinden çıkmıştır.

Paskalya
orucu öncesinde ise, dört haftalık karnaval süresince İstanbullu
Rum hanımları, evlerini ziyaret edecek karnaval giysili konuklara
likör eşliğinde ikram edecekleri şuruplu tatlılar, cevizli muskalar,
revani, baklava, kadayıf, yassı kadayıf, kaymaklı ekmek kadayıfı,
vişne reçeli sürülmüş kızarmış ekmek dilimleri, irmik helvası
vb. hazırlardı. Cemaat balolarıyla birlikte Pera'nın büyük burjuva
evlerinde garsonların hizmet ettiği, müzisyenler eşliğinde, mezeler,
tatlılar, içkilerle dolup taşan zengin büfeli davetler verilirdi.
Halkın eğlenme biçimi ise tamamen farklıydı.

Aynalıçeşme, Yeniçarşı, Kumbaracı mahallelerinde ve Cadde-i Kebir'in
ara sokaklarında oturan Yunanistan kökenliler karnaval döneminde
yıllık balolarını düzenlerlerdi. Polka, mazurda, kadril gibi son
moda Avrupai danslardan sonra baloz, rumeliotikos ve İstanbul
kasap havaları gibi geleneksel oyun havalarına yer verilirdi.
Yılın olayı Rum aristokrasisi tarafından desteklenen Pera'daki
Fukaraperver Hanımlar Cemiyeti'nin balosuydu. Kathari Deftera
(Temiz Pazartesi) ile her şey eski haline dönerdi. Sabahleyin
ev hanımları, evi, mutfak kapılarını beş hafta sürecek Megali
Sarakosti (büyük oruç) için özenle temizlerlerdi. Kapadokya kökenli
aileler karnavalı yumurta yiyerek bitirir, paskalya sofrasını
yumurtayla açarlardı. Kathari Deftera gününün bir başka özelligi
de Tatavla'da (Kurtuluş) meydanda düzenlenen büyük eğlence idi..."
Bayramlar
ve özel günler