
Balyan
Ailesi - 2 (Devamı)
Agop
Balyan (1837-1875)

Hassa
mimarı. Garabet Amira Balyan'ın oğlu ve Sermimar-ı Devlet
Sarkis Balyan'ın kardeşidir. Paris'te Sainte-Barbe Koleji'nin
mimarlık bölümünden mezun olmuş, babasının ölümünden sonra kardeşi
Sarkis Bey'le birlikte hassa mimarı olarak çalışmaya başlamıştır.
Edebiyat ve tiyatroya meraklı, sanatçı eğilimleri güçlü, Fransızca
ve Fransız edebiyatını iyi bilen aydın bir kişi olarak tanıtılan
Agop Bey, eşinin ölümü üzerine gittiği Paris'te öldüğü
bilinmektedir. İş ilişkilerini ve şantiye çalışmalarını Sarkis
Bey'in yürüttüğü Balyan bürosunun tasarım ve projelendirme
sorumluluğunu Agop Bey'in üstlendiği bilinmektedir. Balyanların
genellikle bir takım olarak çalıştıklan bilinir. Bu bakımdan Agop
Bey' in büronun çizimcisi olduğu düşünülmektedir. Söz konusu
işbölümü hakkında yazılı bir belgeye rastlanmadığı için Agop
Bey'in bu yapılara olan katkısını tam olarak bilinmemektedir.

Simon
Balyan (1846-1894)
Hassa mimarı. Garabet Amira Balyan'ın oğludur. Eğitimini
Avrupa'da yaptığı söylenmekte ise de hangi okullarda okuduğu bilinmemektedir.
Mimar olarak kardeşi Sarkis Bey'le çalışmıştır. Aynı zamanda desinatör
ve bezeme ustası ve iyi bir minyatür ressamı olduğu, Balyan atölyesinde
tasarlanan yapıların görünümlerini suluboya tekniğinde resimlediği
bilinmektedir. Mimar olarak tasarımına katıldığı yapılar, Maçka
Silahhanesi, Maçka Karakolhanesi, Yıldız Köşkü'dür.

Sarkis
Balyan (1831-1899)
Hassa mimarı ve sermimarı devlet. Garabet Amira Balyan'ın
oğludur. Balyan ailesinin diğer bireyleriyle karşılaştırıldığında
yaşamı hakkında daha fazla bilgiye rastlanmaktadır. 1843'te kardeşi
Nigoğos ile birlikte Paris'e gitmiş, kardeşinin hastalığı
nedeniyle bir süre ara verdiği eğitimini 1855'te tamamlayarak
İstanbul'a dönmüştür. Paris'te önce Sainte-Barbe Koleji'ni
bitirmiş, sonra Ecole Centrale'de okumuş ve Ecole des
Beaux Arts'dan mezun olmuştur. Paris'te yalnızca mimarlık
değil mühendislik eğitimi de aldığı, bazı mekanik buluşlar yaptığı,
hatta bunlar için patent aldığı bilinmektedir. Balyan Ailesi'nin
sanata meraklı bir bireyidir. Amatör bir ressam ve müzisyen olduğu
hatta Kristof Kolomb adlı bir opera bestelediği kayıtlarda
geçmektedir.

Başarılı
bir hayat süren Sarkis Balyan, Garabet Amira'nın
ölümünden sonra, onun yerine hassa miman olmuş, mimar ve yönetici
olarak gösterdiği başanları nedeniyle Sermimar-ı Devlet
unvanını almıştır.

Sarkis
Bey'in müteahhit olarak da bazı girişimleri olmuş, demiryolu
yapımı ve maden işletilmesi vb. imtiyazları elde etmiş, ancak
bu girişimler nedeniyle hakkında dava açılmış ve Paris'e gitmek
zorunda kalmıştır. On yıldan çok süren Paris sürgününden Hazine-i
Hassa Nazırı Agop Paşa Kazazyan'ın izniyle ülkeye dönmüştür.
Yaşamının son yıllarını kendisine ait olan Kuruçeşme Adası'ndaki
(Galatasaray Adası) evinde geçirmiştir.

Karizmatik
bir kişiliği olan Sarkis Bey'in ilginç bir yaşamı vardır.
Müzikten mühendisliğe birçok alanda şaşırtıcı yetenekleri olan,
5.000-6.000 işçi çalıştırdığı şantiyelerinin yönetimindeki becerileri
ile tanınan, kaliteden ödün vermeden o yıllar için şaşırtıcı hızda
yapımlar gerçekleştirmiştir. Sarkis Bey'in popüler bir
karakter olmasının bir sebebide ünlü dostlarının olmasıdır. İmparatoriçe
Eugenie'den ünlü ressam Ayvazovski' ye çeşitli çevrelerden
yabancı dostları vardır.

Altında
imzası olan yapıların pekçoğu hâlâ ayakta, sapasağlam, özgün halleriyle
durmakta ve koruma altındadırlar. Başlıca yapıtları şunlardır:
Beylerbeyi Sarayı, Çırağan Sarayı, Adile Sultan
Sarayı (Kandilli), Yıldız Sarayı Büyük Mabeyin Binası,
Çadır Köşkü, Malta Köşkü, Şale Köşkü (2.
kısım), Çit Kasrı, Çağlayan Kasrı (Kağıthane), Ayazağa
Köşkü (Maslak), Kalender Köşkü, Zincirlikuyu Kasrı,
Tokat Köşkü (Beykoz), Alemdağ Av Köşkü, Abdülaziz
Av köşkleri (Validebağ ve Ayazağa), Sultan Çiftliği Köşkü
(İzmit), Akaretler, Valide Camii (Aksaray), Kağıthane
Camii, Harbiye Nezareti, Bahariye Nezareti,
Gümüşsuyu Kışlası, Maçka Silahhanesi, Maçka Karakolhanesi,
Galatasaray Mektebi, Makruhyan Okulu (Beşiktaş),
Hamidiye Saat Kulesi, (Dikran Kalfa Cüberyan ile birlikte).
