Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR




Aileler ve İnsanlar


Balyan Ailesi - 1

İstanbul'da önemli hangi yapıya baksanız altında Balyan imzasını görürsünüz. Balyan Ailesi 19. yy Osmanlı mimarlığının en önermli adları olarak tanınmışlardır. Ermeni kökenli bir aile olan Balyanlar, baba, oğul ve kardeşler olarak art arda dört kuşak hassa mimarı yetiştirmişlerdir. K. Pamukciyan'ın yaptığı araştırmalara göre, aile hassa mimarı Meremetçi (Onarımcı) Bali Kalfa'ya dayanan uzun bir şecereye sahiptir.

Balyan Ailesi Kayserilidir. Meremetçi Bali Kalfa'nın oğlu olan Krikor Kalfa, Balyan soyadını ilk kez kullanan kişidir. Bali Kalfa hakkında pek bilgimiz yok. Ancak Bağlarbaşı Ermeni Mezarlığı'nda gömülü olduğu bilinmektedir.

Yaklaşık bir yüzyıl boyunca, Balyan soyadını taşıyan bu mimarlar birbirlerini izleyerek verimli ve etkin bir hayatları olmuştur. Çok sayıda ve büyük boyutlu yapıların tasarım ve uygulamasını içeren mesleki etkinlikleri, hassa mimarı olarak yetkili kişilikleri, profesyonel yetenekleri ve yaşadıkları dönemin isteklerini karşılamaktaki sezgi ve uyumları Balyan adının ülkede ve hatta ülke dışında duyulmasına neden olmuştur.

Aile mesleği
Aile bu başarısını belki de mimarlık mesleklerini bir gelenek içinde hassa mimarı ve hassa başmimarı olarak art arda sürdürmesine borçludur. Aynı adı taşımanın, bir öncekinin etki ve başarı mirasını kullanmanın avantajı, babadan oğula veya kardeşten kardeşe aktarılan deneyim birikimi, Balyanların başarı grafiğini yükseltmede olduğu kadar bu adın hatırlanıp herkes tarafından tanınmasında da etkili olmuştur. Ortaçağın zanaatkar ailelerini anımsatan bu süreklilik, kendini unutturmayan, tersine yineleyen ve yenileyen bir ad olmak, Balyanların gündemde kalmasını sağlamıştır.

Balyan üslubu
Balyan Ailesi zanaatkâr aile geleneğinin hâlâ yürürlükte olduğunu gösterdikleri için mimarlık eğitimi tarihi açısından da ilginçtir. İIk üç kuşağın mimarları, mesleği geleneksel yöntemle, iş içinde ve uygulamada en alt basamaktan başlayarak öğrenmişlerdir. Geleneğin çözülüşü de yine Balyan örneğinde izlenmektedir. Koşullar 19. yy'ın ikinci yarısında değişmiştir ve geleneksel eğitimden gelen Garabet Balyan, çağının gereksinmelerini önceden fark eden uzak görüşlülükle oğullarını örgün egitime yönlendirmiştir. 19. yy'ın ortalarında yükselen Balyan etkinliğinde, bu öngörünün payı büyük olmalıdır. Bu açıdan Garabet Balyan, ailenin kilit bireyi durumunda görünmektedir. Kapalı ve baba işliği ile sınırlı meslek hazırlığının, yerini Sainte-Barbe veya Ecole des Beaux Arts eğitimine bırakması, önemli bir değişimi göstermektedir. Akademik öğrenim ve özellikle Fransa deneyimi, Nigoğos ve Sarkis'in yalnız meslek formasyonunu değil motivasyonlarını da önceki Balyan kuşağından farklı bir yönde olmuştur. Bunu en açık Krikor Balyan 'da görüyoruz. Krikor Balyan yetenekli bir mimar olmasına rağmen, girişimci ve müteahhit Sarkis'le karşılaştırıldığında geleneksel mimar çizgisinden ayrılamadığını, performansını mesleğiyle sınırladığı görülür.

Balyan Ailesi'nin mimarlık tarihinde eşine az rastlanan bir süreklilik ve etkinlikle çalışması, 18. ve 19. yy'lardaki tarihi koşullarla ilgilidir. Osmanlı Devleti Lale Devri itibariyle Batı sanatına, Batı yaşam biçimine ve dolayısıyla bu yaşamı oluşturan mimari yapılara karşı ilgi duymaya başlamıştı. Osmanlının mimarideki bu Batı ilgisi zamanla başka alanlara da kaymıştır. Batı kökenli mimarlık anlayışının, konsept, program, şema ve teknoloji olarak kavranıp benimsenmesinde gereksinilen bilgi edinme süreci, belirli kültürel yakınlıklara bağlı olmalıydı. Bu yakınlık sonucuda dil, din ve kültür olarak Batı'ya yakın olan Hıristiyan tebaa da önem kazanmaya başlamıştı.

Bunun dışında Osmanlı Devleti'nin farklı etnik toplulukları bir araya getiren bir yapısı vardı. Bu yapı doğal olarak iş ve çalışma hayatına da yansıyordu. Dolayısıyla Hassa Mimarları Ocağı'nda her zaman gayrimüslim mimar veya kalfalar bulunmuştur.

Balyan Ailesinden kişilerin adlarının öne çıkması ne kadar yadırganmayacak bir olguysa da, Batılı konsept ve biçimlerin kullanılmasında daha esnek bir anlayışa sahip olmaları bu ailenin mimarlarının ülke çapında isim kazanmasına neden olmuştur. Gayrimüslim mimarlann ve genel olarak gayrimüslim toplulukların ekonomik ve kültürel gelişmelerinin ve Batı'ya açılan ortama kolay ve hızlı uymalarının gerisinde sanayileşmiş ülkelerin Osmanlı İmparatorluğu üzerindeki siyasi hesaplarının teşvik ediciliği de kuşkusuz söz konusudur.


Devamı



Diğer yazılar için tıklayın


FARKLI RENKLER
FARKLI KÜLTÜRLER


SÜRYANİ KÜLTÜRÜ

YAHUDİ KÜLTÜRÜ

RUM KÜLTÜRÜ

ERMENİ KÜLTÜRÜ

Ermenilerin
Kökeni


Bayramlar

Kiliseler

Kültür

Müzik

Yemekler

Aileler ve
İnsanlar



Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 



Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla