Bu
kez çatlak bulunca suyunu, yasaklandı
İkinci emre kadar dökmek zehirli kanı

Ne cehennemi ne cenneti
Gurbeti de sılası da içindedir insanın
Ömrümüzün biriktirdiği onca kavram ve sözcük
Şimdi işgal altında

Son pankart sokakta gerili birazdan polis kesip atacak
Hepimizin ölümü en küçüğümüzün elinden olacak!

Ah ile eyvah ile geçiyor zaman
Dönsek kardeşliğimizi kutsayacak ardımızdaki kan
Vart'a gül demişler, ağlayan kim
İki kalp, iki zehir, yüz yıllık birikim

Bin dereden kanla dolmuş kuyuları hep ıslak
Sen, ben, hrant... bu toprak püskürtüyor sevgimizi

Artık kış çiğdemleriyle anacağız seni
Onlara kanınla, terin karıştı
Yüreğindeki tohumlar
Rüzgârlı sözcüklerle girecek türkülere

kırık bir zamanda uçan güvercin
üzgün tutar ağzındaki zeytin dalını

Sen dostumdun benim gülünce güneşler açan
Bulutlara rüzgâra asarım suretini her akşam
Her akşam bir mektup yazarım ararat kadar
Unutmadım bırakıp giderken söylediğin sözleri

Günler mi ağdı, ah, sular mı boğuldu
Sisten kapılar mı var şehrin gözlerinde

Göğüslerinin arasını şiirlerle süsledim hayatın
Aranızdan geçerken incinmeler düştü payıma
Güvercin kapaklandığında, yüzüm albatros ve yağmur
Borandır, bahardır, uzar sakallarım çıtırtılarla mavi

Kuşların sabahından geçelim hrant
Çiçek tozları havalansın göklerimizden

Zalimin gecesi mazlumun gecesiyle birdir
Ve daha uzundur zulme karar verenin gecesi
Bu yüzden sesini düşürmüş kaldırımlar leylak
Kırmızı, kanla gül arasında gidip gelirken kanı çekilmiş yaprak

Işık bilir vuracağı yüzü, konacağı kalbi
Güvercin, toprağın düşüne kanat

Kimi ölülerin ayakkabısı delik
Ve sakalları saklanmış ertesi güne
Kimi silahlı çiçek taşır öldürdüğüne
Bayrağa sararlar gözsüz yüzünü
Çorabını dikerler suç kime

Ak bir güvercin kanıyla çiziyor ölümünde
Ölümsüzlüğün resmini
Çocuksu, muzip, yakışıklı Yüzün ki

Canlar içinde bir can
Kanlar içinde altı milyar insan!
Ve onlar vurdukça sana, alışkanlıklarımız çözülüyordu böylelikle
Küçümsediğimiz yollar açılıyordu önümüzde
Güvercinlerin dudaklarındaki sıcak rüya, korkularımızı dolduruyordu

Dilini susarken anlıyordum, konuşurken
Birden kendimi bir kardeş çavlanında bulurken

Çatılara konan kırmızı
Güvercinin bıraktığı vedayı büyütüyordu
Gölgesi ansız çekilen bir ağaç gibi yıkılırdım
Bir elim ötekini tutmasaydı

O ki bir fincan tuz istemişti yalnızca komşudan
Şimdi tuzlu bir nehir akıyor kalan ömürler arasından

Şimdi kim
Bu uzak diyen
Diyen bu yalan
Bu burkulan ruhun üşümesiyle kardeşliğin
Şu kurşun dökülmüş zaman

Bir ölüm şiirine eklensin diye
Gövdesiyle yazmıştı son dizeyi

Sürgüne okunmuş arguvan havası; ki kan
Yüzünü acıya dönmüş duduk, ah! gasparyan
Unutulmuş; ötekinin cenneti değil miydi her insan
Kim yırttı vicdanımızı, sevgimizi kim düğümledi

Kaç bin kerre öldük seni
Seni öyle sevdik, bağışla bizi

Bu evleri borçlu olduğumuz taş ustaları
Yürüyecek. Anı: hiçbir şey kalmadığında
Su inceliğiyle gülümseyen günahsız kan
Masum yüzünün görüntüsüdür dağılan

Kan kabuğun altında fokurduyor yeniden
Usanmış acısını sokakta gezdirmekten

Şairleri dinlemek lazım: kabuk, su, tir, naz-
Bir nar ki kırılınca hikâyemiz olacak
Hadi ölümü tuzlayalım sonsuz deniz
Hrant'tan sonra kokmasın bari ülkemiz

Aslında ne türk'üz, ne kürd'üz, ne ermeni'yiz
Öyle bir "baba"mız var ki hrant, hepimiz yetimiz!
ŞİİRE
İMZA ATAN 73 ŞAİR:
A.Hicri İzgören, Adnan Satıcı, Ahmet Ada, Ahmet Günbaş, Ahmet
Telli, Ahmet Uysal, Akif Kurtuluş, Altay Öktem, Altay Ömer Erdoğan,
Arif Damar, Asuman Susam, Ataman Avdan, Aydın Şimşek, Betül Tarıman,
Bilsen Başaran, Bülent Güldal, Celal Soycan, Cezmi Ersöz, Cihan
Oğuz, Dinçer Sezgin, Enver Ercan, Fadıl Öztürk, Fergun Özelli,
Fuat Çiftçi, Gonca Özmen, Gülten Akın, Gültekin Emre, Halim Şafak,
Halim Yazıcı, Haydar Ergülen, Hayri K. Yetik, Hüseyin Peker, Hüseyin
Yurttaş, İlhan Tülman, İlker İşgören, İ.Mert Başat, Kadir Aydemir,
Küçük İskender, Mahmut Temizyürek, Mavisel Yener, Mehmet Atilla,
Mehmet Can Doğan, M. Mahzun Doğan, M. Mazhar Alphan, M. Sadık
Kırımlı, Mehmet Sarsmaz, Mehmet Mümtaz Tuzcu, Metin Cengiz, Metin
Kaygalak, Mustafa Özturanlı, Muzaffer Kale, Namık Kuyumcu, Nesimi
Aday, Nevzat Çelik, Oğuz Tümbaş, Olcay Özmen, Onur Akyıl, Orhan
Alkaya, Özkan Satılmış, Özlem Sezer, Pelin Batu, Rahmi Emeç, Salih
Bolat, Sedat Şanver, Selim Temo, Sennur Sezer, Sina Akyol, Tarık
Günersel, Tuğrul Keskin, Turgay Gönenç, Veysel Çolak, Yunus Koray,
Yücelay Sal ve Zeynep Uzunbay