



Ana
Sayfa
Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı
Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle İletişim Dünyası
Farklı Renkler, Farklı Kültürler
Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü
Diğer
Minidev'de yazmak ister misiniz?
Reklamlarınız İçin
İletişim
YAZARLAR |

|
|

HRANT'IN
ARDINDAN
|
Eyüp
Can
(Referans Gazetesi Gen. Yay. Yön.)

O gün Referans'ın 1. sayfasını
kim yaptı?
Sevgili
Hrant.
Üç gündür elim yazıya gitmiyor.

Ne yazarım, nasıl yazarım bilmiyorum.
Sen vurulduğundan bu yana telefonlarım susmuyor.
Seninle dostluğumu bilen de bilmeyen de taziye sunuyor.
Bir de hafta sonu Referans'ın kapağına taşıdığımız fotoğrafın
ve sözlerinden dolayı tebrik mesajları alıyorum. 'En çarpıcı birinci
sayfayı siz yapmışsınız' iltifatını aldıkça hem mesleğim hem de
dostluğumuz adına içim bir kat daha yanıyor.

Çünkü seni kaldırımlar üstünde boylu boyunca adeta 'bir çocuk
gibi uzanmış' gösteren o fotoğrafı o gün 1. sayfaya boylu boyunca
taşırken, 'çarpıcı' olsun diye hareket etmedim.

Ölüm haberini aldığımda yıkıldım.
İtiraf ediyorum hayatımda ilk kez böğürürcesine ağladım.
Oysa ben ağlamayı bilmezdim sevgili Hrant.

Yaşarken bana korkusuz ve hesapsız yüreğimle yaşamayı öğrettin.
Ölürken yürekten ağlamayı…

Fakat yaklaşık bir saat sonra kendime gelip o fotoğrafı gördüğümde
çarpıldım.
Çöktüm kaldım!
Bir yanda cansız yatan bedenin, diğer yanda çaresiz gözlerle 'ne
yapalım?' diye bakan, her şeye rağmen gazeteyi yetiştirmeye çalışan
yazı işleri müdürümüz Sefer Levent.

Sözün bittiği yerde titrek ve ağlamaklı; 'Hepimiz Hrant'ız'
diyebildim.
Hepimiz Hrant!

Seni altı delik ayakkabılarınla öylece soğuk kaldırım taşlarına
uzanmış görünce yıllar önce anlattığın Sıvas'ta ölen Ermeni ninenin
hikâyesini hatırladım. Hani şu Fransa'da yaşayan, arada sırada
hasretini çektiği köyüne gidip bir gün orada ölen ve Fransa'dan
gelen kızının 'su çatlağını buldu' diyerek doğduğu topraklara
gömdüğü nine.
Ve senin bu hikâyeyi gözü yaşlı anlattıktan sonra attığın çığlık
çınladı kulaklarımda: 'Evet, gözümüz var toprağında bu vatanın.
Gözümüz var ama koparıp götürmek için değil, en dibine gömülmek
için…'

Seni henüz bu çok sevdiğin, bir türlü vazgeçemediğin hoyrat vatanının
topraklarına bile gömemedik sevgili Hrant.
Toprağı bile çok gördük o güzel bedenine, soğuk kaldırım taşlarına
kalleşçe serdik.
Cenazen bugün.
Yani sen henüz ölmedin çünkü 'su çatlağını henüz bulmadı.'

Her zamanki gibi tevazu yapma.

O gün Referans'ın 1. sayfasını biz yapmadık SEN yaptın.

Nasıl ki yıllarca dişinden tırnağından biriktirip tek başına bir
ordu gibi bir avuç gönüldaşınla AGOS'u yarattın.

O gün o şekilde ölerek Referans'ı sen yarattın.

İnan sevgili dostum cuma günü 3'ten sonra Türk medyasında hiç
kimsenin söyleyecek sözü kalmadı.

O gün vicdanı olan bütün gazetelerin 'gizli genel yayın
yönetmeni' sendin.

Yaşarken yapamadın belki ama ölürken sözü sen aldın.

Zaten şu anda da bu satırları bana sen yazdırıyorsun.
Biliyor musun o meşum günden bu yana bu millet hoyratça öldürdüğü
evladına ağlıyor.
Biz ağlamayı pek beceremeyiz Hrant.
Bize dalga dalga ağlamayı ölerek sen öğrettin.

Dün biricik aşkın-karın Rakel'le beraberdik.
Yüreği yangın yeri ama dimdik ayakta.
Şehrazat'ı aldı kucağına seni koklar gibi sardı.
'Birlikte gelecektik' dedi.
'Biliyorum daha geçen hafta konuşmuştuk, bu hafta buluşacaktık…'
diyebildim.
'Olsun böyle buluştuk merak etmeyin o da bizimle şimdi' dedi.

Anladım ki o da 'su çatlağını bulsun' diye bekliyor.

Oğlun, kızların, torunun, 2 ay sonra doğacak Naren, hepsi
seni koklayıp seni soluyor.

Yıllarca AGOS'a el atsın diye beklediğin Etyen, bugünden
itibaren AGOS'ta bayrağı senin için, senin adına devralıyor.

Bir millet uyanıyor Hrant.

'Hepimiz Hrant'ız' diyen, 'hepimiz Ermeni, hepimiz Türk,
hepimiz Kürt…'

Doğacak çocuklarına Hrant adını vermeyi düşünen anne-babalar
görüyorum etrafımda.
Biliyorsun bir kızımız oldu, Şehrazat, adını birlikte koyduk.

Ahdim olsun eğer bir gün olursa bir oğlum adı Hrant olacak.
Öyle senin gibi zorluk yaşamasın diye çift isimli Fırat-Hrant
da olmayacak.

Ben ve annesi kadar Müslüman, bizim kadar Türk;
ama senin kadar Hrant!
|
|
|
|

FARKLI RENKLER FARKLI KÜLTÜRLER

SÜRYANİ
KÜLTÜRÜ

YAHUDİ
KÜLTÜRÜ

RUM
KÜLTÜRÜ

ERMENİ
KÜLTÜRÜ

Ermenilerin
Kökeni

Bayramlar

Kiliseler

Kültür

Müzik

Yemekler

Aileler
ve
İnsanlar

Yazarlar

Merih
Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı
 
Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin
Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol
Yurderi
Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?

Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin

miniDEV'i
Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın
|