Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





HRANT'IN
ARDINDAN

Temel Demirer

MİLLİ MANTIK(SIZLIĞ)IN YARATTIĞI ERMENİ FELAKETİ
(Devamı)

Bu konuda hiçbir komplekse kapılmadan, sırtımızdan reddiyeçiliğin utanç verici yükünü atmak, ortak belleğimizi donduran, kısırlaştıran cerrahata neşter vurmak için, başkaları (emperyalist metropoller) istediği için değil, kendimiz kendi tarihimizle yüzleşmek istediğimiz için soykırımı serinkanlılıkla tartışmalı, hiçbir örtünün arkasına gizlemeden yaşanmış olanlarla yüzleşmeliyiz...

ERMENİ VARLIĞI YA DA SOYKIRIMIN
EKONOMİ-POLİTİK NEDENİ
"Yıllanmış bir ağaç gibi köklü, gür
Yalan hiç yıkılmayacakmış gibi görünür
Hükmü verilmiştir oysa:
Yıkılacak, çürümüştür. "
(14)

Yüzleşmenin ilk adımı, "Ermeni varlığı ya da soykırımın ekonomi-politik nedeni"ni aydınlatmak olmalıdır...

Örneğin bu konuda Birinci Dünya Savaşı öncesindeki Ermeni nüfusu konusunda birkaç kaynağa bakmak lazım. Bunlardan birincisi Osmanlı nüfus sayımlarıdır. Bize en yakın ve en ayrıntılı olan sayım 1914'tedir. Diğerleri Ermeni kaynaklarıdır. Yerel din adamları nezdinde yapılmış nüfus sayımlarıdır bunlar. Bugünkü Türkiye Cumhuriyeti topraklarında yaşayan nüfusu esas alırsak, Osmanlı nüfus sayımına göre 1 milyon 300 bine yakın Ermeni'nin yaşadığını görüyoruz. Patrikane merkezli nüfus sayımları ise
1 milyon 900 bine yakın Ermeni'nin yaşadığını ortaya koyuyor. Her iki nüfus sayımı da doğru olmayabilir. O dönemde politik kaygılar var, devlet düşük göstermiş olabilir, Patrikane yüksek göstermiş olabilir ama bu iki rakam bize yaklaşık bir fikir veriyor...

Ermeniler genel olarak Erzurum, Van, Bitlis civarında yaşar diye bilinir. Ama tablo öyle değil. Edirne'den başlıyor, Kars'a kadar uzanıyor. İzmit ve Adapazarı'nda nüfusun üçte biri gibi bir yoğunluğa sahipler. Bursa'dan İzmit'e kadar uzanan Güney Marmara havzasının köylerinde ciddi bir Ermeni yoğunluğu göze çarpıyor. İzmir, Kütahya, Afyon, Ankara'da belli bir yoğunlukları var. Kayseri'de yoğunlar. Güney'de Adana, Maraş, Urfa ve Diyarbakır'da oldukça fazla Ermeni nüfusu var. Karadeniz'de özellikle Samsun, Ordu ve Trabzon'da nüfusun önemli bir oranı Ermeni. Yani özetlersek Muğla civarı dışında Anadolu'nun hemen her yerine yayılmış yoğun bir Ermeni nüfusu söz konusudur.
(15)

Buna bir şey daha eklenmeli: Ermeniler, imparatorluğun doğusunda, Kürdistan ve Ermenistan dediğimiz coğrafyada tarım, zanaat ve ticaretle uğraştılar. Giderek gelişen bir burjuva düzenleri vardı. Dönemine göre modern kabul edilebilen tarım yapıyorlardı. Okumuşlarının oranı, birlikte yaşadıkları halklara oranla yüksekti. Bürokraside de önemli konumları vardı... (16)

Ticari yaşamda Erzurum ve Van Ermenileri, değil yalnız doğudaki kentlerde, tüm Osmanlı kentlerinde de büyük ticarethane, bina ve verimli topraklara sahiptiler. (17) Kürtler zanaat, esnaflık ve diğer ticari işleri küçük görüyorlardı. Aslında bu tür işleri beceremiyorlardı ve bu becerisizlikleri de Ermenilerin işine geliyordu. Ermeni bankerler, Rum ve Yahudi ticaret burjuvazisi, devlette önemli bir konuma sahipti. Müslüman Osmanlı halkları daha değişik konumdaki kavimlerdi.
(18)

Ermenilerin Anadolu'daki konumu, onların -tabii öncesiyle- burjuva uluslaşma yolunda ileri adımlar atmasını devreye sokarken; aynı tarihsel kesitte Osmanlı İmparatorluğu'nun yaşadıkları ve İttihat Terakki'nin "Türkçülük Politikaları" döneme damgasını vurdu...

İTTİHATÇILARIN TÜRKLEŞTİRME POLİTİKASI

"İnsanları toptan sevmek ahlâksızlıktır." (19)

Ermeni tehcirini İttihat ve Terakki'nin genel göç ettirme ve iskân politikası içine oturtmak daha gerekli ve önemlidir. Bu sayede benzerlik ve ayrışma noktalarını görmemiz daha kolaylaşır. Bir yandan İttihatçı politikanın Ermeni örneğini içeren bir total proje olduğu görülürken, beklendiğinin aksine bunu tespit etmenin Ermenilere uygulananların sıradanlaşmasını değil aksine çok daha ciddi bir şekilde özel bir muameleye tabi tutulduklarını görmemize yardımcı olur.

Cemiyetin hedefi, Anadolu'dan başlayarak mümkün mertebe büyük bir coğrafya üzerinde (ki daha sonra Misaki Milli olarak adı konulacak) Müslüman ve Türk bir nüfus kompozisyonu yaratmaktı. Bu "total proje"nin iki önemli aşaması vardı; birincisi, gayrimüslimlerin 'bünyeden atılması' ve ikincisi 'Türk olmayan Müslümanların' kendi yerleşim bölgelerinden uzaklaştırılarak, hızlı bir asimilasyon için, Türk bölgelerine serpiştirilmeleri. İşe Bulgarlarla başlandı. 1914 sonunda neredeyse tüm Bulgarlar, mübadele prosedürünün de yardımıyla, sınır dışına çıkarıldı. Akabinde sıra Rumlara geldi.

1914 yılı yazına kadar en az 150 bin Rum'un Osmanlı'dan göçmesi sağlandı. Fakat Birinci Dünya Savaşı çıktığından, Yunan Krallığı'nın düşman devletler safında yer almasını önlemek için Trakya ve Anadolu kıyı şeridindekilerin önemli bir kısmı iç bölgelere "rehin tutulmak" ve "şantaj" amacıyla sürüldü.

Bundan sonra sıra bir diğer Hıristiyan azınlık olan Ermenilere geldi.(20) 1915 baharında, çekirdek İttihatçılardan Bahaeddin Şakir ve Dr. Nâzım, (Makedonya ve Aydın bölgesinin "göç ettirme ustaları") gibi kişiler Ermeni bölgesine yöneldi. Başta Konya yöresine sevk edilen Ermeniler, 24 Nisan tarihinden itibaren bir çöl bölgesi olan Zor'a (Suriye) yöneltildi. Bu emir bir kırılma noktasıdır. Mayıs ortalarında da tüm Ermenileri kapsayan topyekûn bir tehcir kararı çıktı.

Sayıları Talat Paşa'nın tahminine göre 1.5 milyon olan Ermenilerin çok büyük bir kesimi bu karara dahil edildi. Tehcire tabi tutulmayanlar, İstanbul, İzmir gibi birkaç istisna bölgede yaşayanlarla, asker ve bir kısım zanaatkâr ailesidir.

1916 baharında ise sıra Kürtlere geldi. Rus ordusundan kaçmış olan bu kitle İç Anadolu ve Batı illerine Türkleşsinler diye iskân edildi. Tabii Talat Paşa'nın bu iskân takvimine paralel olarak, Cemal Paşa da diğer yandan ayrı bir göç ettirme ve iskân politikası uyguluyordu. Tek yetkili olarak atandığı Suriye ve Filistin bölgelerinde bir yandan Yahudi, Arap, Dürzileri "kovma" ve
göç ettirme uygulamasına tabi tutarken diğer yandan bir kısım Ermeniyi nüfus dengesi sağlamak üzere bunlardan boşalan yerlere iskan etti.

İşin en ilginç yanı, şimdiye kadar anlatılan gruplar bir "siyasi" hedef güden veya gütmesi "beklenen" gruplarken, sayıları "az" ve ciddi bir siyasi örgütlenişse sahip olmayan, ve hatta bazen hiçbir yerde yoğunlaşmamış kimlikler de hedef hâline getirildi. Örneğin 1913'ten itibaren Osmanlı'ya Arnavut girişi yasaklandı. Osmanlı topraklarında yaşayan Arnavutlar da, asimilasyon amacıyla İç ve Doğu Anadolu bölgelerine serpiştirildi. Bu Türkleştirme hedefi öyle bir hâl aldı ki Laz, Gürcü, Boşnak, Müslüman Çingene ve hatta Osmanlı'ya hep sadık olan Çerkezler gibi siyasi tehdit yaratmayacak gruplar da Türkleştirme politikasına tabi tutuldu.(21)

Toparlarsak: Gerçekten de 1915'de olan, 1913'den beri geliştirilen ve 1914'de önce Batı Anadolu'da Yunanlılara karşı uygulanan bir planın tüm Anadolu'ya yaygınlaştırılmasıdır. Bu politikayı hayata geçirenler yaptıklarını "Anadolu'nun gayri Türk unsurlardan temizlenmesi" olarak tanımlarlar. Burada gayri Türk'ten kastedilen aslında Hıristiyanlardır. Anadolu'nun homojenleştirilmesi olarak da tanımlayabileceğiniz bu politikanın iki önemli ayağı olmuştur.

Hıristiyanlar Anadolu dışına itilirken, Müslüman nüfus harmanlanmış ve yeniden dağıtılmıştır. Türk olmayan Müslümanların asimile edilmeleri esas alınmıştır. Bu anlamda asıl ayrım Müslüman ve gayrimüslim ekseninde olmuştur. Hıristiyanlara yönelik politika da bölgeden bölgeye, yıldan yıla farklılık göstermiştir. Örneğin 1914 bahar aylarında Ege ve Trakya'dan Rumlar, öldürmeler de dahil, zorla Yunanistan'a sürülmüşlerdir ama savaşın başlaması ile birlikte Yunanlılara karşı etnik temizlik durmuştur. Büyük imha Ermeni, Süryani ve Asurilere karşı gündeme getirilmiştir. Ana amaç Hıristiyanlardan kurtulmak ve Müslümanları asimile etmek idi biçiminde özetlenebilir.(22)

Önceki Sayfa


Devamını okumak için tıklayınız

__________________________

(14) Ataol Behramoğlu.
(15) Osman Köker, "Ermeni Sorunu (7): Bu toprağın Renkleri Yok Edildi", Radikal, 18 Şubat 2006, s.7.
(16) Sina Akşin, Jön Türkler ve İttihat ve Terakki, s.24.
(17) İbrahim Hilmi, Milletin Kusurları, 1912.
(18) Naci Kutlay, "Ermeni Tehciri Sonuçları ve Tehcirde Kürtlerin Rolü", Ülkede Özgür Gündem, 24 Nisan 2005, s.2
(19) Dostoyevski.
(20) 1915 Şubat ortalarında, İttihat-Terakki Merkez Komitesi, üç gün Ermeni tehcirini görüştü. Toplantıya katılan M. Rıfat Bey, 1929 yılında Halep'te yayınladığı hatıralarında, bu toplantıdaki tartışmaları anlatır. Toplantıyı Talat Paşa yönetir. Ahmet Agayef, Dr. Nazım, Dr. Bahattin Şakir, Hasan Fehmi, Şükrü Beyler sık sık söz alırlar. Dr. Nazım'ın formülü ile karar kesin şeklini alır. Birçok anı eserlerde Ziya Gökalp'ın fikir babası olduğu belirtiliyor. Dr. Nazım Bey, Ermeni kaynaklarına göre, "Ülkemizi Türk olmayanlardan temizlememiz gerekir," der. (Istepan Boğosya, 1986 Mart, Avrupa Ermeni Öğr. Birliği Yay. s.13.)
(21) Fuat Dündar, "Ermeni Sorunu (7): Türk-İslâm Olmayan Hedefteydi", Radikal, 18 Şubat 2006, s.7.
(22) Taner Akçam, "Ermeni Sorunu (6): Çözüm İçin 'Hakikat Komisyonu'...", Radikal, 17 Şubat 2006, s.8.

Önceki Sayfa


FARKLI RENKLER
FARKLI KÜLTÜRLER


SÜRYANİ KÜLTÜRÜ

YAHUDİ KÜLTÜRÜ

RUM KÜLTÜRÜ

ERMENİ KÜLTÜRÜ

Ermenilerin
Kökeni


Bayramlar

Kiliseler

Kültür

Müzik

Yemekler

Aileler ve
İnsanlar



Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 

Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla