Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





HRANT'IN
ARDINDAN

Temel Demirer

MİLLİ MANTIK(SIZLIĞ)IN YARATTIĞI ERMENİ FELAKETİ

"Çoğunluğun kararına uymayan tek şey,
insan vicdanıdır."
(1)

Korktuğunuz işi yaparak korkuyu öldürün." (2)

Bizde, yani "Ne mutlu Türküm" şiarı çerçevesinde yaratılan Türkiye'de, "ötekileştirilenler"in iki seçeneğinden biri, ya "biz" denilen kültün bir parçası olmak ya da yok edilmektir... Anadolu'nun Türkleştirilmesi tarihi 1074 Malazgirt'ten beri -şu veya bu oranda- böyledir...
Biliyorum, şimdi kimileri bana hemen, şu tür sözler hatırlatıp, "adet-örf-gelenek"ten söz açarak, sıkı hamasi nutuklar sıralamaya koyulabileceklerdir...
Evet biliyorum: La Martine, "Türkler bir ırk ve millet olarak yeryüzünün en şerefli insanlarıdır"...
Hammer, "Türkler devlet yıkmakta ve devlet kurmakta birinci sınıf üstadlardır"...
Comenius, "Türk milleti yüksek bir millettir. Tuttuğu eli bırakmaz. Sözünden dönmez, iyi ve kötü günlerde dostundan ayrılmaz"... Mustafa Kemal, "Türklerin düşmanı yoktur. Eğer varsa, bunlar Türklerin değil, insanlığın düşmanıdır"... "Türkler, bütün uygar ulusların dostlarıdır"...
B. Gazzi, "Türkler, barışta melek, savaşta öfkelidir"...
Napolyon, "Türkler öldürülebilir, ama mağlup edilemez"... Tausend, "Savaşın zevkini almak isteyen Türklerle savaşmalıdır"... Albert Schweitzer, "Çocukluğunda büyükbabamın işyerine giderdim. O, müşteriyle hiçbir belge ve bağlantı imzalamazdı; ve 'Ben size bir Türk gibi güveniyorum, başka bir şey gerekmez,' derdi"...
Donaldson, "Türk milleti iki bin yıldır profesyonel askerdir. Tüm olarak Türklerin mesleği askerliktir"...
Baron Büsbek, "Türk toplumunda kişisel nitelik ve değer dışında hiçbir şeye önem verilmez"...
Beaconsfield, "Türkün çağlardan beri varolan niteliklerini, tarihsel erdemlerini, yüksek yeteneğini inkâr edemeyiz"...
Hamilton, "Türklerden başka dini ve yurdu uğruna canını vermeye hazır asker görmedim"....
Sir Mark Sykes, "Eğer kendilerini tanımış olsaydınız, Türklere hayran olurdunuz"...
Lord Byron, "Kılıncı insafsız bir ustalıkla kullanan Türk eli, yendiği insanları yarasını sarmakta da ustadır"(3)... derler!

Ama ya başkaları, başka şeyler söyleyenler?! Bunlar doğru da, tersini söyleyenler yalancı mı? Veya Anadolu'da yaşayan biri "Ne mutlu Türküm" demeden "mutlu olma" şansına sahip midir?
Değilse neden?
Ya da Ahbarik Hrant neden ve hangi zihniyetle katledildi?
Bu konuda rivayet muhtelif!
Gelin öncelikle bunlara göz atalım... ...

İKİRCİM(LER) VE GEVEZELİK(LER)

"Dosdoğru konuşun!
Kelimeleriniz güneşin ışığı gibi
doğruca kalplerimize girsin."
(4)

Mesela Murat Belge: "1915'teki tehcir ve kıyım olayının 'genosid' olup olmadığı sorusu, karmaşık ve gitgide karmaşıklaşan, konunun doğrudan ilgili tarafı olan Türkler ve Ermenilerin de dışına taşan bir soru. Kendi hesabıma, öteden beri, bunu bir 'genosid' örneği olarak görmemişimdir,"(5) derken; "Bundan kırk sene öncesine kadar, Ermenilerle geçmişte yaşananlar hakkında, bir vesileyle kendilerine soru sorduğumuz ninelerimiz, dedelerimiz 'Sus evladım, karşılıklı çok büyük acılar çekildi,' der ve başlarını çevirir, hüzünle bilinmez bir noktaya bakarlardı,"(6) vurgusuyla ekler Ahmet İnsel: "Her insanlık dışı eylemi soykırım diye nitelemek doğru olur mu? Olmaz..." (7)

Sonra da Halil Berktay, 1915'te yaşananların 1948 BM konvansiyonuna göre soykırım olduğu vurgusuyla(8), "Ama 1915'te 1948'in etik birikimi yoktu, o nedenle kestirmesiz bir ifadeyle yaşananlar soykırımdı diyemeyiz," der!(9)

Dikkat edin; burada egemenlerin basıncı karşısında tutunamayan/ "pazarlıkçı" bir liberal üslup karşınızdadır... Hani işin özünü, biçim için "es" geçen; "allı yoksa yeşilli verelim" diyen tavır(sızlık)!

Buna bir diğer örnek de şunları diyen İsmet Berkan'ın satırlarıdır: "Bunun adı soykırım mıdır, etnik temizlik midir, kendini savunma hakkının kullanılması mıdır, yoksa başka bir şey midir, bilmiyorum, bilmeme de gerek yok. Önemli olan, olup biten şey. Olanları isteyen istediği gibi adlandırsın.

Efendim Ermeniler de Türkleri kesmişti, öldürmüştü... Onların yaptığı vatana ihanetti, savaş sırasında düşmanla işbirliği içindeydiler... Bunların hepsi doğru olmakla birlikte bence yüz binlerce insanın ölmesini, yerlerinden yurtlarından bir daha dönememecesine edilmesini mazur göstermez. Ermeni çeteleri nasıl Türk sivil halka karşı suç işlediyse, Türkler de Ermenilere karşı suç işledi. İki suç birbirini götürmez ve sonucu sıfır yapmaz. Karşılıklı işlenen suçlar vardır. Benzer şekilde Türk ve Müslüman nüfusun Balkanlar'dan sürülmesi, etnik temizliğe uğraması, Anadolu'da Ermenilere yapılanları mazur göstermez, gösteremez"!(10) Ya da vs, vb...

Bu tür "ikircim(ler)", Mine G. Kırıkkanat türünden "gevezelik(ler)"i meşrulaştırır, kapı açar kaçınılmaz olarak:
"Türkiye'nin yetiştirdiği evrensel değerdeki bilimciler arasında, Fatma Mansur Coşar'a, 'Anlatsanıza kuzum, şu Ermenileri niye kestiniz siz?' diye sorarlar. Fatma Mansur, bu soruyla çok karşılaşmış ve densizlerden de, densizlikten de bıkmıştır. Tepesinin tası atar, ancak belli etmez, iki elini masaya dayar ve bütün ciddiyetiyle: 'Biz Türkler bir bahar sabahı kalktık, acaba bugün ne yapsak, diye düşündük, haydi Ermeni soykırımı yapalım dedik, hepsini kırmadık, birkaç tanesini de bıraktık ki, başka bir pazar sabahına daha yapacak iş kalsın!' Fatma Mansur'un abuk soruyu sabukla yanıtlayan sözlerinin ardından masaya derin bir sessizlik çöktü, ardından bir kahkaha tufanı koptu"!(11)

Gülünen şeyin konusuna, özüne dikkat edin!
Anlatmaya, dikkat çekmeye çalıştığımız, tam da budur... Eğer, tarihsel bir gerçeği gülünçleştirmeye göz yumarsanız, işte o zaman tartışmanın "azarlanmaya hazır mağdur tarafı" olmayı kabullenirsiniz!(12)

Ya da "Tehcir sırasında öldürülen Ermenilerin sayısı en fazla 8 bin 500, soğuktan ölen yok, açlık, yorgunluk ve hastalıktan ölenler ise 52 bin civarında," diyen Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu'nun, 1915'de "Ermenilerin düşmanla işbirliği yapıp isyan ettikleri için tehcire tabi tutuldular,"(13) yalanına "Hayır" diyemezsiniz...

O hâlde yeri gelmişken, altını çizerek şunu saptayalım: "Ermeni Sorunu"nda, "pazarlıkçı", "güvercin", "ortalamacı" olmak; çözüm sağlayamamakla kalmaz, şahinlerin dayattığı edilgen çözümsüzlüğü körükleyerek, sorunu kör düğüme dönüştürür...

Resmi ideoloji, soykırım olgusunu, önüne ne kadar "sözde vs..." gibi sıfatlar koyarak, savuşturmaya, "es" geçmeye kalkışsa da, tarihle daha fazla yüzleşmek/ yüzleştirmek, radikal sosyalistlerin acil gündem maddelerinden birisidir...

Evet yakın tarihin karanlık sayfalarını, radikal sosyalistlerin kendi inisyatifiyle açması "olmazsa olmaz" önemdedir. Ermeni tehciri bir soykırımdır. İnsanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. Bunun sorumlusu ise İttihat ve Terakki Türkçülüğü ile emperyalistlerdir.


Devamını okumak için tıklayınız

__________________________
(1) Harper Lee.
(2) Yerli Atasözü.
(3) Cansever Eyüpoğlu, Unutulmayan Altın Sözler Antolojisi-Özdeyişler Atlası, Simge Kitabevi Yay., 2003, s.319.
(4) Yerli Atasözü.
(5) Murat Belge, "Genosid mi?", Radikal, 6 Mayıs 2005, s.11.
(6) Ahmet İnsel, "Tehcir, Mukatele, Kıtal...", Radikal İki, 22 Ekim 2006, s.5.
(7) Ahmet İnsel, "Soykırım Derken Dikkatli Olmalı", Radikal İki, 17 Ekim 2004, s.5.
(8) 1945'den bu yana dünyada, 70 etnik ve dinsel azınlığa karşı 50'ye yakın soykırım ve siyasal katliam gerçekleştirildi ve bunlarda 9-20 milyon arası insan öl(dürül)dü. (T. Gurr, "Why do minorities rebel?" "Federalism against Ethnicity? Institutional, Legal and Democratic Instruments to Prevent Violent Minority Conflicts" sempozyumuna sunulan tebliğ, BMÖ, Cenevre, 1995:8.).
(9) Halil Berktay, "Ermeni Sorunu (1): Osmanlı Ermenilerinin Tümü Hedef Alındı", Radikal, 12 Şubat 2006, s.12.
(10) İsmet Berkan, "Ermeni Sorununu Düşünmek...", Radikal, 16 Nisan 2005, s.3.
(11) Mine G. Kırıkkanat, "Kabak Tadının Ermenicesi", Radikal, 4 Haziran 2004, s.7.
(12) "Ermeni soykırımının tartışıldığı bir programda, resmi görüşü savunan bir emekli büyükelçi, farklı bir düşünceyi savunan katılımcıları 'vatanı sevmemekle' suçladı. Böyle bir ortamda tarihi gerçeklerin tartışılması mümkün değil." (Rüstem Batum, "Objektif Olanı Linç mi Edelim?", Radikal, 2 Mayıs 2005, s.11.).
(13) Yusuf Halaçoğlu, "Ermeni Sorunu (1): Tehcir, İsyan Edip Düşmanla İşbirliği Yapana Uygulandı", Radikal, 12/02/2006, s.12.


FARKLI RENKLER
FARKLI KÜLTÜRLER


SÜRYANİ KÜLTÜRÜ

YAHUDİ KÜLTÜRÜ

RUM KÜLTÜRÜ

ERMENİ KÜLTÜRÜ

Ermenilerin
Kökeni


Bayramlar

Kiliseler

Kültür

Müzik

Yemekler

Aileler ve
İnsanlar



Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 



Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla