Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





HRANT'IN
ARDINDAN

Temel Demirer

Bunların Ardında Ne (Mi?) Var! Vartabed, Gökçen Ve Dink...
(Devamı)


Sabiha Gökçen Var!

"Ne tuhaf: İnsanlar en az bildikleri şeyler hakkında
en fazla fikir yürütürler
."(26)

Sabiha Gökçen ismini duymamış olamazsınız!
O, Mustafa Kemal'in manevi kızıdır; pilottur; Dersim'i bombalayan tayyarecilerdendir... Bunları bilmesine biliriz de, Sabiha Gökçen'in bir Ermeni "devşirmesi" olduğundan haberiniz var mıdır?
Sıralayalım:

Antep asıllı Ermenistan vatandaşı Hripsime Sebilciyan Gazalyan, "Biz Antepliyiz. Ailenin annesi Mariam Sebilciyan'dı. Baba ise Nerses Sebilciyan. Nerses 1915'teki olaylar sırasında öldü. Maryam ile Nerses'in 2'si kız, 7 çocukları oldu. Kızlardan biri Diruhi, benim annemdi. Diğeri de Hatun'du. İşte bu Hatun, Sabiha Gökçen'dir. Benim teyzemdir. Kardeşlerinin, yani dayılarımın adları ise Sarkis, Boğos, Haçik ve Hovhannes Sebilciyan'dır," (27) diyor.

"Tarihçi ve dilbilimci Pars Tuğlacı, Sabiha Gökçen'in Ermeni asıllı olduğu haberi Hürriyet'te yayınlandıktan sonra bu konudaki fikri sorulduğunda, Gökçen'in yakın arkadaşı olduğunu belirttikten sonra, 'Sabiha da Ermeni olduğunu biliyordu' diyor. Ama Tuğlacı, Gökçen'in tepkiler nedeniyle bunun açıklanmasını istemediğini, kendisine söz verdiği için bildiklerinin hepsini anlatamayacağını da ekliyor"... (28)

"Gökçen'in yeğeni olduğunu iddia eden Hripsime Sebilciyan Gazelyan'ın anlattığı hikâyenin yanlış olduğunu belirten Tuğlacı, Gökçen'in ailesinin Bursalı olduğunu anlattı. Tuğlacı'ya göre, Sabiha Gökçen, Bursalı bir Ermeni ailenin çocuğu olarak 1913'te Bursa'da dünyaya gelir.

1915 olayları sırasında Bursa'yı terk etmek zorunda kalan aile, uzun yürüyüşe dayanamayacağı için 2 yaşındaki Sabiha'yı yetimhaneye bırakır. Atatürk, 1922 yılında Bursa'ya geldiğinde nutkunu verdikten sonra yetimhaneye gider. Burada karşılaştığı 9 yaşındaki Sabiha Gökçen'i çok sevimli ve akıllı bulur. Doğruca Ankara'ya götürür ve evlat edinir. Pars Tuğlacı, resmi kayıtlarda Gökçen'in babası olarak gözüken Hafız Mustafa İzzet'in kim olduğunu bilmediğini ve bunun doğruyu yansıtmadığını da söyledi.

Tuğlacı'ya göre Sabiha Gökçen, anne ve babasını hiç hatırlamaz. Ankara'da Atatürk'ün manevi kızı olarak yaşarken, Beyrut'taki akrabalarının kendisine ulaşmasıyla Ermeni olduğunu öğrenir. Gökçen, Tuğlacı'ya Beyrut'a gidip, akrabalarıyla görüştüğünü de söylüyor. Tuğlacı, Gökçen'in Ermenice bildiği ve kendisine bu dilde mektuplar yazdığı iddialarını ise yalanlıyor: 'Ermenice bilmezdi. Bir keresinde nasıl öğrendiyse öğrenmiş bana gelip Ermenice seni seviyorum, dedi. 2-3 yaşında yetimhaneye bırakıldığında ne Ermenice, ne Türkçe biliyordu'..." (29)

Evet, "Sabiha Gökçen'in Ermeni asıllı olabileceği iddiaları üzerine tartışma büyüdü. Bu iddia Agos'da yayımlamıştı. Ancak tartışmaya yer veren basın organları, bu tartışmalar sonucunda Agos'un uğradığı saldırıya yer vermedi. Agos binasının önünde Ülkü Ocakları'na bağlı olduğu iddia edilen bir grup gösteri yaptı, 'Ya sev ya terk et' sloganları atıldı. Agos'un bulunduğu caddede trafiğin tıkanmasına yol açan gösteride konuşan İstanbul Ülkü Ocağı Başkanı Levent Temiz'in, gazeteyi ve gazete çalışanlarını tehdit ettiği, Agos ve yönetmeni Hırant Dink'i hedef gösterdi"yse(30) de bunlar her zamanki gibi "es" geçildi! " (31)

Ve nihayet "Boşnak" olmasına tahammül edilebilse de,(32) Ermeni olmasına asla tahammül edilemeyecek "manevi evlat" tartışmasına "son nokta"yı yine Genelkurmay Genel Sekreterliği koydu: "Sabiha Gökçen, Atatürk'ün Türk kadınının, Türk toplumu içinde bulunmasını istediği yeri gösteren bir semboldür. Böyle bir sembolü amacı ne olursa olsun tartışmaya açmak,(33) milli bütünlüğe ve toplumsal barışa katkısı olmayan bir yaklaşımdır"! (34)


Hrant Dink Var!

"Ahlâkın temeli, özgürlüktür." (35)

Hakkında söylenebilecek en güzel, doğru ve yerli yerine oturan sözleri sevgilisi Rakel Dink'in,
"Yaptıklarını kim unutturabilir sevgilim?
Korku unutturabilir mi?
Ölüm unutturabilir mi?
Hiçbir karanlık bunu unutturamaz...

"Bedellerin ödendiği gelecekler Hrant'lara inanarak olur...
Katil kim olursa olsun,
Ben bir zamanlar onun da bebek olduğunu biliyorum...
Bir bebekten bir katil yaratan karanlığı sorgulamadan, hiçbir şey yapılamaz...

"Büyük bir bedel ödedi Hrant.
Çocuklarından ayrıldı, torunlarından ayrıldı, sizlerden ayrıldı ama ülkesinden ayrılmadı sevgilim..." diye ifade ettiği Ahbarik Hrant'ı hayatta en çok dedesi etkiler...

"Yaz akşamları alaca çökerken Malatya'da evinin duvarına sırtını verip cilt cilt kitaplar okuyan ihtiyar, dedesi. Yanıbaşımızda bir muamma gibi varolan o büyülü varlıklardan. Yedi dil bilirmiş. Harput Koleji'nde okumuş. Hrant, o duvarın dibinde okuduğu koca ciltli kitapların izini sürmüş, aklı erdiğinde. Sormuş soruşturmuş, kitapların hangi ellere geçebileceğini araştırmış da bir türlü öğrenememiş o ihtiyar ne okurdu öyle uzun uzun.
Hrant'ı en çok etkileyen, tanımadığı bir adam olmuş. Dedesi..." (36)

"Hrant, duygusal bir adam. Yüreğinin freni yok"tu...(37) Olduğu gibiydi, yalansız, yapmacıksız...

12 Eylül'le birlikte birkaç kez gözaltına alıp işkenceden geçmişti; sosyalist kimliği Ermeni kimliğiyle birleşince, egemenlerin gözünde bir tehdit klişesine dönüşüvermiştir...

Kolay mı? "Anadolu nasıl böyle çorak oldu,"(38) sorusuyla Ahbarik Hrant, resmi ideoloji karşısında şunları demiş, demekle de sınırlı kalmayıp, hayata geçirmişti....

"Bana ait olmayan cennetlere gitmem. Avrupa'yı, Amerika'yı altın tepside sunsalar, gitmem. Gözünüzü seveyim...
Her kök kendi toprağında... Benim köküm burada...
Cumhuriyet'in kuruluşunda bu topraklarda 300 bin Ermeni vardı. Bugün 60 bine düştü. O yıllarda nüfus 13 milyondu, bugün 70 milyon. Türkiye çoğaldı da, niye Ermeniler azaldı?
Ermeni toplumu olarak biz devletle temasımızı, sadece Emniyet Genel Müdürlüğü'ndeki Azınlıklar Masası üzerinden kurabiliriz. Çünkü biz bir güvenlik sorunuyuz..."(39)

"Ben 'Türk değilim, Türkiyeliyim ve Ermeniyim' dediğim için hakkımda dava açıldı. Bu sözlerim Türklüğü aşağılama olarak algılanıyor. Benim kendi kimliğimi ötekinin üzerine inşa etmemeye özenen bir yapım var. Türklüğü aşağılamayı bırak, başka hiçbir etnisiteyi aşağılayamam.
Ama kusura bakmasınlar ben Ermeniyim ve Türkiyeliyim. Türk değilim. Türklüğün değil, Türkiyeliliğin hepimizi kucaklayan bir kavram olduğunu düşünüyorum.
Bir de insanın üzerine neden hissetmediği bir kimlik zorla giydirilmeye çalışılır ki?" (40)



Devamını okumak için tıklayınız

Baş tarafı
__________________________
(26) Montaigne.
(27) Ersin Kalkan, "Sabiha Gökçen mi Hatun Sebilciyan mı?", Hürriyet, 21 Şubat 2004, s.18.
(28) Yıldırım Türker, "O da mı Ermeni Çıktı?", Radikal İki, 29 Şubat 2004, s.3.
(29) "Gökçen Ermeni'ydi", Hürriyet, 22 Şubat 2004, s.20.
(30) Murat Çelikkan, "Agos'a Tehdit", Radikal, 3 Mart 2004, s.4.
(31) "Azınlıklara yönelik önyargılar en çok da aşırı milliyetçi gruplar tarafından sömürü konusu edilirler. Agos gazetesi kapısında, İstanbul Ülkü Ocakları tarafından bir protesto saldırısı gerçekleştirildi... Bu tehlikeli saldırı nedense kamuoyunun gündemine de fazla getirilmedi." (Oral Çalışlar, "Agos, 'Türkiye Bizimle Güzel'...", Cumhuriyet, 7 Mart 2004, s.4.).
(32) "Atatürk'ün manevi kızı, ilk kadın Türk Savaş Pilotu Sabiha Gökçen'in Ermeni asıllı olduğu yolundaki iddialar tartışma yarattı. 1936'dan beri Sabiha Gökçen'i tanıdığını söyleyen Nevin Arıkan (Merhum Maliye Bakanı Vural Arıkan'ın eşi) ile Sabiha Özogan (Sabiha Gökçen'in evlatlığı) 'O Boşnak'tı' dediler." (Ayda Kayar, "Hayır, Boşnak'tı", Hürriyet, 22 Şubat 2004, s.20.)
(33) "Cumhuriyet'in temel ilke ve değerleriyle Sabiha Gökçen'in Ermeni kökenli olması arasında nasıl bir ilişki kurulduğunu anlamak mümkün değil. Diyelim ki iddia sahipleri ya da herhangi biri bu köken konusunun gerçekten böyle olduğunu kanıtladı. Peki, ne olacak? Cumhuriyet'in temel ilke ve değerleri tehlikeye mi girecek?" (Murat Belge, "Asıl Endişe Kaynağı", Radikal, 5 Mart 2004, s.9.)
(34) Aktaran: Türker Alkan, "Gökçen Tartışması", Radikal, 24 Şubat 2004, s.5
(35) C. F. Meyer.
(36) Yıldırım Türker, "Hrant'ın Hikâyesi", Radikal, 24 Temmuz 2006, s.4.
(37) Yıldırım Türker, "Hiçbir Yere Gitmiyoruz", Radikal, 10 Ekim 2005, s.4.
(38) Aktaran: Yıldırım Türker, "Kardeşimi Vurdular", Radikal, 22 Ocak 2007, s.4.
(39) Hrant Dink, "Gözünüzü Seveyim, Benim Köküm Burada", Radikal, 22 Ocak 2007, s.6.
(40) Hrant Dink, "Ermeni Sorunu (2): Ermeni Akrabaya Hazır mısınız?", Radikal, 13 Şubat 2006, s.8.


FARKLI RENKLER
FARKLI KÜLTÜRLER


SÜRYANİ KÜLTÜRÜ

YAHUDİ KÜLTÜRÜ

RUM KÜLTÜRÜ

ERMENİ KÜLTÜRÜ

Ermenilerin
Kökeni


Bayramlar

Kiliseler

Kültür

Müzik

Yemekler

Aileler ve
İnsanlar



Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla