Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





HRANT'IN
ARDINDAN

Temel Demirer

Bunların Ardında Ne (Mi?) Var! Vartabed, Gökçen Ve Dink...
(Devamı)


Şeyhülislâm Hayri Efendi ise şunları anlatıyor:
"... Meclis-i Mebusan Reisi olan Halil Beyefendi Bab-ı Meşihate geldi; Ermeniler hakkında taşrada birçok fecayi ika edilmekte olduğunu bazı zevattan işittiğini müteessir bir lisan ile anlattıktan sonra.. o gün Bab-ı Âli'ye gittim... Bununla beraber bazı rüfeka ile aramızda esasen hasıl olan ihtilaf-ı fikir ve nazar hasebi ile birkaç defa istifa teşebbüsünde bulundum..."
Mahkemenin kararında ise şöyle sözler geçmektedir:
"Teşkilât-ı Mahsusa ve ona mülhak jandarmaların Erzurum vilayeti mülhakatında Ermenilere olan tecavüz ve tecavüzleri tavzih eden vali Tahsin Bey'in 15 Temmuz 1331 (1915) tarihli şifreli telgrafı: Faik adındaki bir mülazımın Arabyan'ın dört kızını aldığını ve mülazım Kemal efendinin de 1863 lira ve 35 yük eşya ve pek çok mücevherat çaldığını, para ve kadın rezaletinin pek utanılacak şey olup mertliğe yakışmadığını ve bu vaziyetlerin nihayete erdirilmesini... Mamuretü'l-Aziz (Elazığ) valisinin, 'Bütün yollar kadın ve çocuk cenazesiyle doludur, defnetmeye yetişemiyoruz...' cümlelerini muhtevidir." (Tertib 8, Vesika 4)(18)

Evet, evet soru(n) hakkında 1919'da, İttihat ve Terakki ileri gelenlerinin İstanbul'da yargılanmalarındaki duruşma tutanakları ve mahkeme kararına yansıyan, çeşitli tanık ya da sanık ifadelerine dayalı "olay anlatımları", bu konuda yazan ve konuşan kişinin lafını ağzına tıkamaya yeterlidir.

Birkaç tane sunayım:
"... 21 Temmuz 1331 [1915] tarihli Diyarbakır ve Mamuretü'l-Aziz, Urfa, Zor vali ve mutasarrıflarına, yollarda kalan ölüler defnettirilerek cesetlerin dere, göl ve nehirlere attırılması ve yollarda terk ettikleri eşyaların yakılması hakkındaki Talat Bey'in şifreli telgrafı ve 4. Ordu Kumandanı Cemal Bey'e, Diyarbakır valisine [kaçarken yakalanınca intihar eden Çerkes Reşit Bey] 'müstacel ve zata mahsus' kaydıyla ve 1 Temmuz 1331 tarihli telgrafında 'Fırat Nehri'nin güneye doğru sürüklediği cesetlerin isyan hareketinde maktul düşen Ermenilerin cesetleri olması muhtemel bulunduğundan bahisle, bunların mahallerinde defnettirilmesi, açıkta ceset bırakılmaması' lüzumu beyan olunmaktadır. (Tertib II, Vesika 3)

"Buna cevaben mümaileyh Cemal Bey'e çekilen 3 Temmuz 1331 tarihli ve 'zat'a mahsustur' işaretli şifreli telgrafta: 'Fırat, vilayetimizle pek az münasebattardır. Sürüklenen cesetlerin Erzurum, Mamuretü'l-Aziz cihetlerinden gelmeleri, burada isyan hareketinden maktul düşenlerin ya metruk derin mağaralara atılmaları yahut da ekseriyetle yapıldığı vechile yakılmaları suretiyle muamele yapılmakta ve definleri bile pek müstesnadır' denilmektedir."

"Trabzon Mebusu Sabıkı Hafız Mehmet Bey'in Karadeniz sahillerinde Ermenilerin kayıklara ne suretle bindirildikleri ve gark edildiklerini mübeyyin ve facayii Talat Bey'e bildirmiş ise de, Vali Cemal Azmi hakkında bir şey yapılmadığına mutazammın ifadesi (Tertib 15)..."

"Erzurum Valisi Münir Bey'in 14 Kanunuevvel 1334 (14 Aralık 1918) tarihli şifreli telgrafı (Tertib 16), Erzurum-Kiğı yoluyla gönderilen zenginler kafilesinin sabık Vali Tahsin Bey'in rızası hilafına olarak Merkez-i Umumi azasından Bahaeddin Şakir Bey'in tertib ettiği çete efradı ve Dersimliler tarafından katl ve yağmaya maruz kaldıklarını ortaya koymakta ve binaenaleyh elde mevcut cürüm delilleri bunu teyit etmektedir." (19)

Ha bir şey daha: Olup-bit(mey)enden sonra "belgelerden İttihatçıların, Ermeni mallarını şu amaçlar için kullandıklarını anlıyoruz: 1) Savaşı finanse etmek (bazı binaların askeriyeye tahsis edilmesi, ürünlerin askerlerin ihtiyaçlarına ayrılması vb); 2) Türk burjuva sınıfı yaratmak, (iş yerlerinin ya karşılıksız ya da çok düşük fiyatlarla yerel eşrafa satılması vb.); 3) Müslüman muhacirleri yerleştirmek, (evlerin bu amaçla kamulaştırılması ve muhacirlere tahsis edilmesi vb.); 4) Devletin, Ermenilerin sürülmesi sırasındaki masraflarını karşılamak (malların satımından elde edilen gelirlerin, vali ve kaymakamlara gönderilmesi vb.)." (20)

Bunun ardında ne (mi?) var! Devam edelim...


Gomidas Var!

"Felaket, bulaşıcı bir hastalıktır." (21)

Place du Canada'da Paris Belediyesi tarafından adına anıt açılmasına TC'nin "sert bir dille" tepki gösterdiği (22) Gomitas Ermeni kültürünün belki de en büyük bestecisi olması yanında, hem binlerce Ermeni ve Türk halk şarkısını derlemiş hem de çok sayıda besteye imza atmıştı.

Claude Debussy olmak üzere dünya müzik otoritelerinin beğenisini kazanmış, İstanbul'da 300 kişilik bir koro kuran (23) ve 1912'de en büyük eserini veren Gomidas, Ermeni Kiliseleri'nde çalınan pazar ayinini polifonik tarza uyarlayarak Gomidas makamını yarattı. Avrupa'da verdiği konserlerde Ermeni türküleri okumasıyla dikkati çekti. (24)

1869 yılında Kütahya'nın fakir bir mahallesinde ayakkabı tamircisi Kevo'nun oğlu Soğomon olarak dünyaya geldi. Annesinin adı Takuhi'ydi. Çok küçük yaşlarda annesini ve babasını yitirdi. 1881 yılında eğitim için ünlü Ermeni Kilisesi Eçmiyadzin'e gönderildi. Eçmiyadzin'e geldiğinde Türkçe'den başka bir dil bilmiyordu. Ermeniceyi orada öğrendi. Etkili bir sesi ve müziğe özel bir yeteneği olduğu hemen anlaşıldı. Dini eğitiminin sonunda 1895 yılında ona Gomidas Vartaped adı verildi.

Uzmanlık alanı, halk ezgilerini derlemek ve armonize ederek çoksesli hâle getirmekti. Daha sonra klasik müzik dersleri aldı. Ardından bir Ermeni işadamı tarafından Berlin'e müzik okumaya gönderildi (1896). Üç yıl eğitim gördü ve Kafkaslar'a geri döndü. Ermenice, Kürtçe müzik ezgileri derledi, onları notalara geçirdi, düzenledi.

O bir müzik dehasıydı. Düzenlemeleri kilise hiyerarşisi içinde sorunlara neden oldu. Müziğinin çok dünyevi olduğunu söyleyen bağnazlara kızarak Eçmiyadzin'den İstanbul'a döndü (1910). Halide Edip Adıvar, yakın dostu Gomidas için şöyle yazmıştı: "Bizim memleketin mahsulüydü. Eski Gregoryen musikisine ait parçalar topladığı gibi yıllarca Anadolu'da halk türkülerini de toplamıştı. Uzun rahip cüppesi tamamen Anadolu manasını taşıyan esmer, sakin yüzü ve yine Anadolu'ya mahsus hüznü ve daima garip bir hasret ifade eden siyah gözlerini görür, sesinin o kudretli ahengini işitirseniz, derhâl Anadolu halk musikisi ile karşılaştırırdınız." Adıvar aracılığıyla Türkocağı'nda 1914 yılında verdiği musiki konferansı büyük ilgi gördü.

1915 yılında İttihat ve Terakki iktidarı, Anadolu'daki Ermenileri "tehcir" etmeye, yani göç ettirmeye karar verdi. Bu tarihlerde İstanbul'da da 270 Ermeni aydını birer birer evlerinden toplandı. Aralarında milletvekili, doktor, avukat, gazeteci ve öğretmenlerin, sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinin de bulunduğu bu aydınlar trenle Anadolu'ya götürüldüler. Çankırı'ya ve Ayaş'a gönderildiler. Sağ kalan pek olmadı. Tutuklananlar arasında Gomidas da vardı. Yeteneğine hayran olan veliaht Prens Abdülmecit Efendi'nin araya girmesiyle Çankırı'dan geri döndürüldü.
Ölüme yolculuk Gomidas'ın sonu oldu. Döndüğünde arşivinin tarumar olduğunu görmek, bir daha ders veremeyeceğini öğrenmek onu yıkmıştı. Kendine gelemedi. Önce İstanbul'daki Fransız akıl hastanesine yatırıldı, sonra Paris'e gönderildi (1919). Tamamen akli dengesini yitirmişti. Ondan sonra hiçbir şey üretemedi. En verimli çağında yaşamdan koptu ve 1935 yılında Paris'te öldü. (25)

Ölümüne değin 20 yıl bir hastane odasında yaşadı ve hiçbir eser veremedi...

Derler ki, Gomidas, can dostlarının kuyuya atılarak katledildiğine tanık olduğu için ruh sağlığını yitirmiştir...


Devamını okumak için tıklayınız

Baş tarafı
__________________________
(18) Murat Belge, "1919 Yargılamaları", Radikal, 8 Nisan 2005, s.11.
(19) Murat Belge, "1919 Kararları", Radikal, 9 Nisan 2005, s.11.
(20) Taner Akçam, "1915 ve Bazı Efsaneler Hakkında", Radikal İki, 11 Mayıs 2003, s.6.
(21) Dostoyevski.
(22) "Sözde Soykırım Anıtına Sert Tepki", Cumhuriyet, 25 Nisan 2003, s.11.
(23) Melih Aşık, "Gomidas Kimdir?", Milliyet, 24 Nisan 2003, s.13.
(24) "Gomidas Kimdir?", Radikal, 25 Nisan 2003, s.10.
(25) Oral Çalışlar, "Gomidas Anadolu'nun Ürünü...", Cumhuriyet, 27 Nisan 2003, s.4.


FARKLI RENKLER
FARKLI KÜLTÜRLER


SÜRYANİ KÜLTÜRÜ

YAHUDİ KÜLTÜRÜ

RUM KÜLTÜRÜ

ERMENİ KÜLTÜRÜ

Ermenilerin
Kökeni


Bayramlar

Kiliseler

Kültür

Müzik

Yemekler

Aileler ve
İnsanlar



Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 

Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla