



Ana
Sayfa
Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı
Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle İletişim Dünyası
Farklı Renkler, Farklı Kültürler
Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü
Diğer
Minidev'de yazmak ister misiniz?
Reklamlarınız İçin
İletişim
YAZARLAR |

|
|

HRANT'IN
ARDINDAN
|
Etyen
Mahcupyan - Zaman

Sahicilik

Hrant sizce niçin öldürüldü? İşin polisiye analiz kısmını
bir yana bırakarak soralım. Hrant'ı öldürülebilir bir kişi
haline getiren özelliği acaba neydi? Herhalde soykırım sözcüğünü
kullanması yeterince açıklayıcı sayılamaz; çünkü böyle düşünen
binlerce insan var artık Türkiye'de.

Herhalde Ermeni olması da değil; çünkü gene binlerce Ermeni var
ortalıkta. Gene de bir Ermeni'nin 'soykırım' sözcüğünü kullanması
muhakkak ki şaşırtıcı ve rahatsızlık vericiydi. Çünkü Türkiye'de
bizler azınlıkların çoğunluk tarafından tasvip edilmeyen bir düşünceyi
böylesine rahatlıkla ifade etmesine alışık değiliz. Ancak bu bile
söz konusu cinayeti mümkün kılan psikolojik arka planı açıklamakta
yetersiz kalıyor. Nihayette toplumun bu kadar hoşgörüsüz veya
hazımsız olduğunu söyleyemeyiz. Hatta eğer soykırım olduğuna inanmayan
biriyseniz, aksini söyleyen birinin fazla etkisinde kalma ihtimaliniz
de pek yoktur ve çok büyük ihtimalle böyle birini ciddiye almayan
bir tavır sergilemeniz şaşırtıcı olmaz...

Ne
gariptir ki Hrant'ın farklılığı da tam bu noktadaydı...
Çünkü Hrant öylesine sahici bir insandı, fikirlerini öylesine
samimiyetle anlatır, duygularını öylesine içinden geldiği gibi
paylaşırdı ki, dinleyenlerde söylediklerinin 'doğru' olduğuna
dair yoğun bir sezgisel kabul yaratırdı. Bu kadar sahici ve sahici
olduğu kadar akıllı, duyarlı ve sevgi dolu birinin kanaatinin
sizinkinden daha değerli ve hakikate daha yakın olduğunu hissederdiniz.
O noktadan sonra Hrant'ın söyledikleri veya savundukları
da arka planda kalırdı. Çünkü şimdi karşınızda hamuru özel bir
insan bütün heybetiyle durmaktaydı... Dolayısıyla belki de asıl
mesele bir anda böylesine ikonlaşma potansiyeline sahip bu insanın
kendisini bir azınlık kimliğiyle sunması ve bunu iftiharla taşımasıydı.
Eğer Hrant kalitesiz bir kişilik olsaydı onu öldürmek için
bir dürtü de belki duyulmayacaktı... Ama o varlığıyla, duruşuyla
ve sahiciliğiyle hepimizi az veya çok ezdi. Onu dinlemek onun
gibi olmadığımızı da kavramayı ve bu gerçekle yüzleşmeyi ima etti.
Bazılarımız bu yüzleşmeden yüzlerinin akıyla çıktılar ve cenaze
töreninin gösterdiği üzere çıkmaya da devam ediyorlar. Bazıları
ise bu yüzleşmenin altında kaldı ve bunu hazmedemedi.
Hrant'ın hazmedilememesi, bir karşı kimlik olarak tahayyül
edilen 'Türklük' üzerinden algılanınca da yaşadığımız trajik
olayın
arka planı oluşmuş oldu...

Öte yandan Hrant gerçek fikrini ve duygusunu hiçbir zaman
açıklıkla söyleyemeyen, buna karşılık kendisinden beklenen fikir
ve duyguları ürkekçe sahiplenen gayrimüslim cemaatleri de bir
yandan onurlandırırken, aynı zamanda rahatsız etmişti. Çünkü Hrant
bu sahici duruşuyla gayrimüslimlerin de sahici olmadığını ortaya
koymaktaydı. Karşılıklı kullanılan bir sahte dile çomak sokarken,
yaptığı şey kimliği ne olursa olsun her türlü insanı sahiciliğe
davet etmekti.

Ne yazık ki bu toplumun kamusal yüzü olan siyaset ve medya Hrant'ın
fikirlerini paylaşmayan ama aynı derecede sahici olan birini ortaya
çıkarmakta aciz kaldı. Türkiye'de böyle insanlar olmadığı için
değil... Türkiye'de milyonlarca sahici insan var. Özellikle Anadolu'yu
gezdiğinizde 'Hrant olma'nın hiç de garip bir şey olmadığını anlarsınız.
Ama Türkiye'nin iktidar alanı bu toplumun hakiki cevherini temsil
etme yeteneğine sahip değil. O cevheri anlamaktan aciz... O cevheri
yozlaştıran bir kimlik içinden konuşurken, bizzat kendi kimliğinin
sahiciliğini yok ettiğini bile anlamıyor... Keşke Türkiye Hrant'la
aynı sahicilikte ama karşıt görüşlerde insanları kamusal alana
çıkarabilse ve topluma bu tartışmadan geriye bir tek duygusal
kaynaşmanın kendisi kalabilseydi. Olmadı ve Hrant yalnız
kaldı... Yalnız kaldıkça da büyüdü... Ve büyüdükçe hazmedilemez
hale geldi. Bu olayda katledilen bir insan değildi sadece, sahiciliğin
kendisiydi...


|
|
|
|

FARKLI RENKLER FARKLI KÜLTÜRLER

SÜRYANİ
KÜLTÜRÜ

YAHUDİ
KÜLTÜRÜ

RUM
KÜLTÜRÜ

ERMENİ
KÜLTÜRÜ

Ermenilerin
Kökeni

Bayramlar

Kiliseler

Kültür

Müzik

Yemekler

Aileler
ve
İnsanlar

Yazarlar

Merih
Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı
 
Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin
Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol
Yurderi
Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?

Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin

miniDEV'i
Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın
|