



Ana
Sayfa
Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı
Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle İletişim Dünyası
Farklı Renkler, Farklı Kültürler
Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü
Diğer
Minidev'de yazmak ister misiniz?
Reklamlarınız İçin
İletişim
YAZARLAR |

|
|

HRANT'IN
ARDINDAN
|
Rakel
Dink:

'Eşini, vatandaşımızı korumak istemedik,
bile bile suç işledik' desinler...

Sayın Başkan, Sayın Hakimler,

Benim
hikayem 1915'in artıklarından olan Ermeni Varto Aşireti'nde başlar.

1959'da Mardin'de, şimdi Şırnak'a bağlı olan Ermeni Varto Aşireti'nde
doğdum. Şimdi buraya Yolağzı köyü denmekte.
Varto Babamın Büyükbabası'nın adı Vartan'dan geliyor.
Aşiretten kalanların tümü 1978'de İstanbul'a geldiler. O güne
kadar köy yaşamları boyunca ve o günden sonra da yan köylerin
ağalarının çıkardıkları sahte tapularla açılan mahkemelere git
gelle uğraştılar. Yan köyler ki onlar da bizim toprakların üzerinde
kurulmuştur. Haklarını aradıkları için dayaklar, yaralanmalar,
bir iki de mucizevi bir şekilde ölümden kurtulma olayları yaşadılar.
Babam, aslını ve dinini inkâr etmeden onurlu bir yaşam sürdürdü,
halen davası süren topraklarda yüreği ve aklı kalarak, üç sene
önce Brüksel'de, çocuklarından "ilgileneceğiz" sözünü alarak gözlerini
bu hayata kapadı. Asla korkak davranmadı, tembel olmadı, kimsenin
emeğine gözünü dikmedi ve bizi asla kinle büyütmedi.

Yatılı okulda tanıştığım birlikte büyüdüğümüz, sevdiğim, Çutag
diye seslendiğim, eşim Hrant Dink'le evlendik.

Bu arada bu yatılı okul kampımızı da elimizden aldılar. İsa Mesih'in
yardımı ile her türlü zorlukların üstesinden geldik, ülkemizin
sorunlarına, söylemlerine birlikte üzüldük.

Şimdi de acı acı ağlıyorum.

Şimdiye kadarki yaşamımızda ya horlandık ya hakarete uğradık,
veya Ermeni kelimesini küfür olarak duyduk.

Bunları gazetelerde, televizyonlarda, nüfus dairelerinde memurlardan
en yetkili ağızlara kadar her yerde işittik, işitiyoruz.

Bazen bu ülkenin vatandaşı değilmişiz gibi, sanki başka yerden
göç etmişiz gibi davranıldı.

Bunların hepsi halen yapılmakta ve bu yapılanma bu anlayış, bu
karanlık, bebeklerden katil yaratmaya devam etmekte.

Meseller 21:3'te der ki; "Rab kendisine kurban sunulmasından çok,
doğruluğun ve adaletin yerine getirilmesini ister."

Bugün burada bu katil olmuş bebekler var, onları yaratan karanlık
nerede?

Karanlık dediğim belirsiz birileri değil. Bu karanlığın parçalarını
Valilikte, Jandarmada, Silahlı Kuvvetler'de, MİT'te, Emniyet'te,
Hükümet'te, Muhalefet'te, mecliste olmayan partilerde, hatta basında
ve sivil toplum kuruluşlarında bulabilirsiniz. Bunlar adı sanı
belli insanlar, görevleri belli insanlar. Durmadan düşman yaratıp
bebekleri katil yetiştiriyorlar ve bunu Türkiye'ye hizmet diye
yapıyorlar.

Bunları Agos'un önünde Sabiha Gökçen haberinden sonra ve eşimin
mahkemelerinin önünde de gördük. Ama nedense adalet ya da hukuk
onlara ulaşmıyor, ulaşmak istemiyor. Çünkü biraz ileri giderse
kendisinin içinde de bunlardan olduğunu görecek.

O halde eğer; siz bu karanlıktan değilseniz ve bu karanlığı tasvip
etmiyorsanız, onlara katılmıyorsanız, üzerine gitmeye cesaret
edin ve bu dosyalarda set çekilmiş noktaların setlerini yıkın.
Sizin aracılığınız ile Tanrı'nın adaleti yerine gelsin ki bu davanın
sonunda biraz olsun Türkiye'nin yüzü gülsün, aydınlanmaya başlama
noktası olsun.

Sayın Hakim,
eşim yazdığı, düşündüğü ve konuştuğu için yargılandı. Hiç suçu
olmadığı halde bu devlet anlayışı sayesinde suçlu bulundu. Bana
göre devletin çoğu söylemleri bölücülük, hakaret, aşağılama içeren,
bunlar gibi katil bebekleri cesaretlendiren ve çoğaltan nitelikte.

Velhasıl bu karanlık pınarın başı devlet ağzı ve anlayışıdır.
Bu söylemlerden ve söyleyen kişilerden şikayetçiyim.

Ben, bildiğim Nuh'tan beri bu topraklarda yaşayan bir halkın artığı
olarak, bugün çocuklarımla kendimi Türkiye'li birer Ermeni ve
eşit vatandaş olarak görmek, hissetmek istiyorum.

Atasözümüz der ki "aslını inkâr eden haramzadedir". Aslını inkâr
edenden ya da saklayandan ne bekleyebilirsiniz?

Yalan bir temelde nasıl iyi bir bina, iyi bir karakter kurabilirsiniz?
Güvenilebilir mi size sormak isterim. Yani aslımızı inkâr etmediğimiz
için düşman mıyız?

Sevgili eşim de tembellik ekmeğini yemedi, yalan solumadı,
haksızlık yapmadı, hiçbir zaman ne ülke içinde ne ülke dışında
vatanına karşı bir sözde veya davranışta bulunmadı, her zaman
gerçeğin yanında olduğu gibi, onun gerçek evladı ve gerçek vatandaşının
olması gerektiği gibi yaşadı, karşılığında kalleş kurşunlar hak
görüldü.

Sonuç olarak adalet size göre ne olursa olsun eşimi geri getirmeyecek,
hiçbir sonuç benim eşimi kaybetmemle eşdeğer olmayacaktır. Fakat
hiç olmazsa Türkiye'nin ve vatandaşlarının kazancı olsun.

Adalet mülkün temeli ise; ben bu temeli arıyorum.

Türkiye'nin bu temele oturmasını istiyorum.

Ezberde değil yaşamlarda, söylemlerde görmek istiyorum. Dolayısı
ile görevli ve sorumlu olanların hepsinin "eşini, vatandaşımızı
koruyamadık, korumak istemedik, bile bile suç işledik, özür diliyoruz"
demelerini talep ediyorum.

Devleti temsil etmekte olan sayın mahkemeden bütün bu suçluların
hakettiği cezaları almalarını talep ediyorum.

Hiçbirine yüreğimde kin beslemiyorum, tam tersine hepsini zavallı
görüyorum ve acıyorum.

Onlar için, her şeyi bilen, her şeyi gören, gelmiş ve gelecek
olan İsa Mesih'ten sevgisine ve adaletine göre merhamet diliyorum.

Bu merhamete ihtiyaçları olduğunu, vicdanlarında Tanrı'nın Ruhu
aracılığı ile hissetmelerini diliyorum.

Sizden de sorumluluğunuzun gereğini talep ediyorum.
Saygılarımla,
Rakel
Dink

2 Temmuz 2007, İstanbul
|
|
|
|

FARKLI RENKLER FARKLI KÜLTÜRLER

SÜRYANİ
KÜLTÜRÜ

YAHUDİ
KÜLTÜRÜ

RUM
KÜLTÜRÜ

ERMENİ
KÜLTÜRÜ

Ermenilerin
Kökeni

Bayramlar

Kiliseler

Kültür

Müzik

Yemekler

Aileler
ve
İnsanlar

Yazarlar

Merih
Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı
 
Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin
Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol
Yurderi
Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?

Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin

miniDEV'i
Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın
|