Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR




Bugün
Bakınca

Aret Vartanyan


Hepimiz Aynı Cevabı Arıyoruz



"Henüz karar veremedim. Hangisinin daha ilginç olacağı, acı vereceği ya da son anda son bir keyif almama yardımcı olup olmayacağını bilemiyorum. Kendi hayatıma son verirken bile kararsızım. En zor kararı verdim, yöntemi seçemiyorum.
Tıpkı yaşamı ıskaladığım gibi
...

Asıl merakım sonrasında ne olacak. Masmavi bulutların üzerinde, çizgi filmlerde iyi kahramanların gittiği gibi huzurlu bir yer mi
beni bekleyen
? Yoksa gerçekten alev alev yanan odaların önünde bekleyen, yaptıkları işten haince bir keyif duyan zebaniler mi
beni bekleyen
?

Ya da gerçekten ruhum bedenden ayrılıp, bir başka bedende yeniden geri gelecek miyim? Yeniden geldiğimde mutlu olacak mıyım? Eğer şimdiyi hatırlamayacaksam o mutluluğun şimdiki bana faydası ne? 10 bin defa da gidip gelsem ne anlamı olur ki? Şimdiki ben her şekilde yok olacak.

Ya da ben mi abartıyorum? Doğadaki en basit canlıdan farksız, yaşam buldum ve öleceğim belki de. Çürüyeceğim ve yok olacağım. Belki de düşünebildiğimiz ve dünyayı sahiplendiğimiz için kendi kendimize ölüm sonrası masalları yazarak kendi önemimizi artırıyoruz.
Bilmiyorum
.

Aslında şu işi bir an önce bitirsem de öğrensem. Bu sorulardan kurtulsam. Ama çok korkuyorum ya öldüğüm anda unutursam.
Ya bulduğum cevabı anlayamazsam?
Hiç değilse birkaç dakikam olacak mı sonucu öğrenmeye?


Herkes kolayı seçti diyecek benim için, bilmeyecekler ki en zor karardı benim için.

Neden bu kadar karmaşıklaştırıyorum işi?

Şimdi zaman gitme vaktidir...

Şimdi zaman göçme vaktidir bu diyardan..."



İşte böyle bir mektuptu geriye kalan... Adını sormayın. Kim olduğunu merak etmeyin... Soğuk bir kış akşamı Unkapanı köprüsünden Eminönü'ne inerken bulduğum bir mektuptu işte.
O mektup ki hiç yanımdan ayrılmadı, o mektubun sahibini
hiç tanımadım. Bazen kendimi onun yerine koydum,
bazen ona kızdım, korkak dedim.
Bazen de ben de kendi kendime merak ettim.
Neden buradayım?
Ve sonra ne olacak?

Bir de baktım ki aslında her şeyin motoru bu soru.
Yazılan kitaplar, çekilen filmler, alınan ünvanlar,
yapılan işler, cemaatler, tarikatlar.
Ünlü edebiyatçıların, sanatçıları eserlerine,
kendi açıklamalarına bakın.
Satır aralarında yukarıdaki gencin soru işaretleri yok mu?
Ve soruların ışığında kendi çözümleri.

Aslında hepsinin içinde ve bizde azıcık da olsa
ölümsüzlük isteği yok mu?
Birçok kez bunu bilinçli yaşamıyoruz.
Ama en büyük korkumuz bir "hiç" olmak değil mi?

Günlük hayatı tıka basa dolduruyor, amaçlar peşinde koşuyoruz. Çünkü yukarıdaki soruları susturmak istiyoruz
ya da kendimizce cevaplarını bulmuş olmak.
Bir yerde boşa yaşamadığımızı görmek istiyoruz.

İşte hepimizin en belirgin ortak paydası da bu.


FARKLI RENKLER
FARKLI KÜLTÜRLER


SÜRYANİ KÜLTÜRÜ

YAHUDİ KÜLTÜRÜ

RUM KÜLTÜRÜ

ERMENİ KÜLTÜRÜ

Ermenilerin
Kökeni


Bayramlar

Kiliseler

Kültür

Müzik

Yemekler

Aileler ve
İnsanlar



Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 



Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla