



Ana
Sayfa
Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı
Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle İletişim Dünyası
Farklı Renkler, Farklı Kültürler
Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü
Diğer
Minidev'de yazmak ister misiniz?
Reklamlarınız İçin
İletişim
YAZARLAR
|


Yaşadığımız toprağın insanları çok eskiden kainatı yumurtayla özdeşleştirir,
onun dünyanın küçük bir modeli olduğunu düşünür, kabuğunun toprak,
akının su, sarısının ateşi simgelediğine, zar ile kabuk arasında
ise havanın yer aldığına, inanırlardı. Bu benzerlik pek çok düşünürü,
kutsallığını kirletmemek ya da yok etmemek için yumurta yemekten
alıkoyardı.

Yumurtanın
kainatla benzerliği, zamanla her kesimden insanların birbirlerine
bezenmiş yumurtalar armağan etmesine neden olmuştu. Dahası, üst
sınıftan insanlar birbirlerini değerli, altın veya gümüş yumurtalarla
onurlandırırlardı. Çağdaş Pers takviminin, dolayısıyla Nevruz'un
mucidi Büyük Cemşid dünyanın yaratılışını temsil eden ve zaten var
olan yumurta armağan etme geleneğini ülkesinde resmileştirdi. Dolayısıyla
Pers-İranlılar gibi Güneş'e tapan Ermeniler de önceleri doğanın
yeniden doğuşunu, yani ilkbaharı, "Güneşin gücünün galibiyeti" olarak
benimserken daha sonra Hıristiyanlığı kabul ettiklerinde İsa Mesih'in
aynı günlerde öldükten sonra yeniden dirilmesini "Güneş adaletinin
galibiyeti" olarak algılamış, bu durumu din adamlarımız birçok ilahilere
yansıtmışlardı.

Yumurta yemek doğal, ama özellikle kırmızıya boyamanın bir ilk-
nedeni olmalı. Bunun için yumurtanın ve kırmızı boyanın ilk kez
hangi coğrafyada görüldüğünü araştırmak gerek. Yumurtanın her yerde
bulunabildiği bir gerçek, ancak bilinen bir diğer gerçek kırmızı
boyanın yumurta kadar bol bulunmadığı... Kırmızı boya, yani "Vortan
Garmir", kurutulup toz haline getirilen bir kurtçuktan elde ediliyordu.
Dahası, sözü geçen kurtçuk Ermenistan'ın tuzlu topraklarındaki sazlıklarda
yetişiyordu. Doğasever Ermeniler, bu seçkin üründen çıkardıkları
ve Vortan Garmir adını verdikleri boyayla, doğanın mucizesi yumurtayı
renklendirip kutsal bir objeye dönüştürerek parlak kızıl güneşin
tutuşturduğu yeniden doğan tabiatı selamlıyorlardı.

Bunun yanı sıra bir başka gelenek de kurbanlıkları kırmızıya boyamaktır.
Kiliselerde kutsal kapkacağı Maşdotz'a göre kırmızı şarapla yıkamak,
düğünlerde kına yakmak, kırmızı bağla (Narod) gelinin başını bağlamak
gibi gelenekler "Vortan Garmir"'in kültürümüzdeki önemli yerini
gösteriyor. Sonuçta ateş böceği diye tanıdığımız "Gaydzorig" ya
da "Posura"adlı kırmızı böceği "Zadik Böceği" hatta yalnızca "Zadik"
diye adlandırmamış mı atalarımız?
 |
SARKIS
SEROPYAN
|
|
|
|

FARKLI RENKLER FARKLI KÜLTÜRLER

SÜRYANİ
KÜLTÜRÜ

YAHUDİ
KÜLTÜRÜ

RUM
KÜLTÜRÜ

ERMENİ
KÜLTÜRÜ

Ermenilerin
Kökeni

Bayramlar

Kiliseler

Kültür

Müzik

Yemekler

Aileler
ve
İnsanlar

Yazarlar

Merih
Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı
 
Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin
Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol
Yurderi
Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?

Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin

miniDEV'i
Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın
|