



Ana
Sayfa
Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı
Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle İletişim Dünyası
Farklı Renkler, Farklı Kültürler
Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü
Diğer
Minidev'de yazmak ister misiniz?
Reklamlarınız İçin
İletişim
YAZARLAR |

|
Güncelleme:
06 / 09 / 2007
|

İsmet
Berkan / Radikal:
6-7 Eylül'ün Anlamı
Anadolu'nun ve İstanbul'un son 100 yılını, servetin ve sermayenin
el değiştirmesinin yüzyılı olarak da okuyabiliriz. Yanlış anlaşılma
olmasın, bu 100 yılda başka hiçbir şey olmadı, demiyorum. Ama
olanlardan biri, servetin ve sermayenin Türkleştirilmesi-millileştirilmesidir,
onu söylemeye çalışıyorum.

1908'de İttihat Terakki'nin Balkanlar'daki askeri ayaklanması
sonrası 'Hürriyet' ilan edildiğinde buna bütün Osmanlı milletleri
sevinmişti. Size onlarca fotoğraf gösterebilirim, göstericilerin
ellerinde Rumca, Ermenice ve Osmanlıca pankartlar taşıdığı, hürriyetin
ilanını kutladığı. Samsun'dan da var bu görüntüler, Manastır'dan
da, İstanbul'dan da, İzmir'den de, Bursa'dan da, Çorum'dan da...

Ve bu fotoğraflar, aslında 'Osmanlılık' adı verilen uydurma
üst kimlik hayalinin de ilk ve son kutlama resimleri oldu. 1908'i
izleyen yıllarda, imparatorluğun parçalanması hızlandı ve İttihat
Terakki de, Osmanlılık yerine Türk milliyetçiliğine sarıldı.

Türk
milliyetçiliği, öyle tesadüfen geliştirilmiş ve rastgele uygulanmış
bir politikalar bütünü değildi. Hep önceden özenle planlanmış,
fikri altyapısı sağlam kurulmuş siyasetler uygulandı.

Burada servetin gayrimüslim azınlıklardan alınıp Türklere geçmesi,
sermayenin aynı şekilde gayrimüslimlerden Türklere geçmesi en
temel politikalardı. Bu politikaların uygulanmasına İttihat ve
Terakki döneminde başlandı ve diyebiliriz ki, 100 yıl sonra, bu
politikalar bugün bile uygulanıyor.

Servetin ve sermayenin el değiştirmesi çoğunlukla hiç de dostane
olmayan, hiç de barışçı olmayan, hiç de merhametli olmayan yollarla
gerçekleştirildi. Ermeni tehciri de bir yerde servet ve sermayenin
el değiştirmesidir, 1924'teki nüfus mübadelesi de... Yepyeni
bir başlangıç yapma iddiasındaki Cumhuriyet de aslında konu gayrimüslim
azınlıklar olduğunda, İttihat Terakki ile aynı siyaseti izledi.
Onlara hayatı zından edecek, onları Türkiye'den kaçırtacak her
şey yapıldı, bugün de yapılıyor.

İkinci Dünya Savaşı yıllarında çıkarılan Varlık Vergisi Kanununu
ve onun uygulanma biçimini adını koymaya çalıştığım siyasetin
hamlelerinden biri olarak görmek lazım. Ve elbette 6-7 Eylül
vahşetini de aynı kategoriye sokmak gerek.

Azınlık işyerlerinin yağmalanması hiç de tesadüf değildir ve maalesef
Almanya'da Nazilerin 'Kristal Gece'sine çok ama çok benzer.
Belki aradaki tek fark, bizde 6-7 Eylül'ü düzenleyenlerin,
yaptıklarına sahip çıkacak medeni cesarete sahip olmamasıdır.
Hem azınlık dükkânlarını yağmalatırlar hem de 'Bu işi komünistler
yaptı' diyerek bir taşla iki kuş vurmaya kalkışırlar. (Kafaların
nasıl aynı çalıştığına bir örnek: Yıllar sonra bir ajanın Batı'ya
ilettiği inanılmaz bir arşivde (Mitrokhin Arşivleri)
KGB'nin NATO'yu çatlatmak ve Türk-Yunan savaşı çıkartmak için
Atatürk'ün Selanik'te doğduğu evi bombalamayı düşünüp planladığı
ortaya çıktı.)

1912-13-14'te İstanbul ve İzmir'de başlayan, 1915'te Ermeni tehciriyle
devam eden, Varlık Vergisi'ne ve oradan 6-7 Eylül'e uzanan
siyaset, 1964 Kıbrıs olayları, 1974 Barış Harekâtı gibi olaylarla
Türkiye'deki Rum nüfusun sonunu getirir.

Hâlâ direnen 70 bin kadar Ermeni var, onlara hayatı zehir etmek
için elinden geleni yapan devletin gizli komisyonları isim değiştiriyor
belki ama yaptıkları işler değişmiyor. Yahudiler ise taa en başından
beri fazla ortada görünmemeye çalışarak kendilerini koruyorlar.

Bu politikaya bir isim verilecekse illa, buna 'Türkiye'nin
Türkleştirilmesi Planı' adını vermeliyiz.

6-7 Eylül'ün anlamı işte budur.


|
|

FARKLI RENKLER FARKLI KÜLTÜRLER

SÜRYANİ
KÜLTÜRÜ

ERMENİ
KÜLTÜRÜ

YAHUDİ
KÜLTÜRÜ

RUM
KÜLTÜRÜ

Tarihçe

Bayramlar
ve
Özel Günler

Büyükada
Rum
Yetimhanesi

İoannis
Papadopulos

Rum
Ortodoks
Patrikhanesi

Rum
Cemaatleri

Rum
Okulları

Rumca
Basın

Yazarlar

Merih
Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı
 
Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin
Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol
Yurderi
Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?

Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin

miniDEV'i
Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın
|