Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





Robert Schild

Perde Aralığından...


Zaman tünelinde bir "Schweyk"

Sahnelerimizin deneyimli Brecht yorumcusu Yücel Erten'den, konusu biraz "basit" kalan, ancak gene de başarılı yeni bir oyun

"Aslan Asker Şvayk", gülmece yazınını bilen kimilerimiz için, tanıdık bir kişiliktir. Çek yazar Jaroslav Hašek'in 1920-23 yılları arasında yayımlayıp, 1926 yılında tüm dünya dillerine çevrilmiş olan öyküler toplamının başkişisi olan bu halk adamı, neredeyse geri zekâlılığına varan basitliğini bir çeşit silah olarak kullanarak, bu yoldan bürokrasiye ve militarizme karşı çıkıp, değişik bir "zekâ" sergiliyor.

Sadece bir "izleyici"
Büyük Alman tiyatro yazarı Bertolt Brecht, sürgünde yaşadığı ABD'de 1941 yılında Hašek'in bu yapıtını yeniden okuduğunda, Schweyk'ı "...bu yenilmezliği ile, bir yandan sonsuz sömürüye uğrayabilecek, beri yandan başkaldırı için biçilmiş bir özyapı..." olarak niteler - ve 1943'de birkaç hafta içerisinde yazdığı oyunda, İkinci Dünya Savaşı Prag'ına nakleder; bu kenti gezenlerin bugün de gidebilecekleri, aslında Hašek'in sürekli takıldığı ve Nazi işgali sırasında eleverici ile Alman askerlerinin cirit attiğı "U Kalice" (Kupa) Meyhanesi'ne; ardından kurnazca kurtulacağı Gestapo karagâhına; onu orada sorgulayan SS subayı için, bir Çek işbirlikçisinin köpeğini kaçıracağı Moldava nehri kıyılarına; zorunlu savaş göreviyle atandığı ve vagonların yanlış yere gitmesini "sağladığı" tren istasyonuna ve en sonunda, düşsel bir Hitler ile karşılaştığı, karlı Stalingrad cephesine. (Affınıza sığınıyorum - uzun bir tümce oldu, ancak Schweyk'ın çektikleri de bir türlü bitmiyor!)

"Schweyk II. Dünya Savaşında", iki ayrı düzeyde gelişiyor. Oyunun başında ve bazı ara bölümlerde izlediğimiz "yüksek katlar"daki Hitler, Himmler, Göring, Goebbels ve General von Bock ile "halk"ın bulunduğu Kupa Meyhanesi ile diğer yukarıda değindiğim ortamlar. Böylece bir yandan Nazi önderlerinin çarpık düşüngülerini, beri yandan "Çek-o-Slovak" halkının tarihi bir özelliği olan eylemsiz direniş ile Alman kıyıcılığı arasındaki çatışmayı izleyebiliyoruz - ve aralarında, bizim Schweyk'ın zorunlu çabalama ve eylemlerini!

Schweyk, aslında ne bir devrimci/kışkırtıcı, ne de bir asker kaçağıdır; onu, daha çok başına gelecekleri tam olarak kestiremeyen bir "izleyici" (=takipçi) olarak tanımlayabiliriz. Ve bu bağlamda, böylesine kötü davranılan (dahası, kötü yöneltilen) bir sade vatandaşın "eylemsiz" eylemlerinin önünde, tüm kıyıcı düşüngüler - ve burada: faşizm - sanki "heba" olmaktadır... Tüm oyun boyunca yaşam savaşı vermekle uğraşan bu basit halk adamının asıl yengileri, boyun eğdiği karşıtlarının haksızlığını açığa çıkarması - ve önemli olan, güçsüzün, güçlüye karşı olan bu "gizli" yengilerinin oyunun izleyicileri tarafından algılanmasıdır! İşte burada, Hašek'in yaratmış olduğu bu ilginç başkişinin sürekli olarak sergilediği çift anlamlı dialektik, Brecht gibi bir ustanın kaleminden yüceleşiyor...

Fazla "hafif" mi kalıyor? Oyunda sergilenen "gerçeklik duygusu"na gelince - bakınız, bugüne dek nice nefis Brecht yorumlarını izlediğimiz yönetmen Yücel Erten, program notlarında neler diyor: "Bence tiyatronun varoluşundan kaynaklanıp, dialektik tiyatro, epik tiyatro, Brecht'çi tiyatro alanlarına kadar uzanan bir sorudur bu ve salt görsel olanla sınırlı değildir: Sahnede izlediğimiz bütün, bir 'gerçeklik duygusu' oluşturmayı başaramazsa; yeri geldiğinde onun 'yalnızca bir oyun' olduğunu hatırlatmanın anlamı olur mu?"

Öte yandan, diğer Brecht oyunları ile karşılaştırıldığında, "Schweyk"ın konusu ile geliştiği ortam, şu yönlerden sorgulanamaz mı? Her şeyden önce, oyundaki başkişiler, acaba gerçek Nazi dönemi sırasındaki bu eylemleri ile yaşamlarını sürdürebilecekler miydi - yoksa hemen Gestapo tarafınca toplama kampına mı göndereceklerdi?! SS askerleri o denli kolay kandırılabilir, Hitler ve yandaşları, oyunun "yüksek katlar"ında gösterildiği kadar ahmak/grotesk miydiler? Peki, tüm bu tiplemelerin bir çeşit "karikatür" olduğunu kabullensek de - Nazi buyurganlığı, Brecht tarafınca acaba gerektiğinden fazla "basite" indirgenmiş, "3. Reich"daki insanlık dışı durumlar, yeterince gerçek çizgilerle resmedilmemiş midir?! Aynı şekilde, Y.Erten'in program defterinde belirttiği gibi, Brecht'in "tarihsel öngürüsü"nü de onaylayamıyorum. Şöyle ki, kendi bildirdiğine göre, oyunun yazıldığı 1943 yazında (veya başka kaynaklara göre oyunun tamamlandığı 1944 yılında), Alman orduları Stalingrad'da çoktan baş eğmişlerdi (2 Şubat 1943)!

"Halk"ın zaferi
Ne var ki, tüm bu kaygılar, izlediğimiz yapımın yüceliğine gölge vurmamalıdır... Kimileri iki-üç rol üstlenen on sekiz oyunucun yer aldığı, toplam altmış kişilik bir kadro ile yaratılan bu oyun, kuşkusuz sadece ödenekli tiyatrolarımızda gerçekleştirilebilir. Bu bağlamda, geçtiğimiz yıllarda gene aynı yazarın "Kafkas Tebeşir Dairesi"ni, gene Erten'den izlediğimiz İstanbul Şehir Tiyatroları'nı, bizlere bu tür değerli yapımları sunduğu için kutlamak isterim. Nurullah Tuncer ile ekibinin, titiz ve ayrıntıları da gözardı etmeyen kostüm ve dekor tasarımları ile özellikle minik olduğu kadar, gerçek boyuttaki araçlar ile ilgili efektlerle de tüm oyun boyunca göz doldurmasını bilmiştir. Müziğe gelince - sahnenin sağında ve solunda yer alan iki piyanonun, oyunun "yüksek katlar"da seslendirdiği "yüce" ezgiler yanısıra, Hanns Eisler'in o güzelim şarkılarını düzenleyen müzik yönetmeni Çiğdem Erken'e de özel bir kutlama! Oyuncular arasında beni en çok etkileyen, nefis Hitler tiplemesiyle Demet Bozkaya, Baloun Candan Sabuncu (her iki erkek rolünün, hamın oyunculara verilmesi, ilginç bir deneme!) ve, kuşkusuz ki, Schweyk rolünü üstlenen - ancak, bana kalırsa, bu başkişi için gerektiğinden fazla çevik ve hızlı bir sahne devinimi sergileyen - Kemal Kocatürk.

Gerçek ortamlar ile, "yüksek katlar"daki grotesk sahneler yanısıra, Schweyk'in Stalingrad önlerinde Hitler ile karşılaşmasını gibi gerçeküstü ortamlar arasında gidip-gelen bu oyunun bize yönelttiği iletiler nelerdir? Her şeyden önce, küçük insanların, kendi içlerindeki dayanışma gücü ile, büyüklere başkaldırabilmeleri. Hašek'in Avusturya-Macaristan İmparatorluğu dönemindeki çabalarını, Nazi buyurganlığına karşı uyarlayan ve bu bağlamda onu daha saldırgan kılan Brecht, bu tür iletileri "Keuner Öykülerinde" de dışa vurur - özellikle, bir süre boyunca evinde konuk etme zorunluluğunda olup, ona katlanması gerektiği bir işgalcinin konu edindiği öyküde. Beri yandan, özellikle "Nazi Asker Eşinin Şarkısı", "Alman Yakarışı" veya "Danaların Marşı" gibi şarkı metinlerinde savaşın anlamsızlığına, ayrıca "Moldava Şarkısı"nda Brecht'in sosyalist dünya anlayışına rastlıyoruz - "Zamanlar değişiyor... Güçlü olanların yüce tasarıları, eninde sonunda duraklayacaktır... Büyük olan, büyük, küçük olan, küçük kalmayacaktır... Gecenin on iki saati var, ancak ardından gün ağıracaktır..." gibi. İşte, oyunun son sahnesinde tüm oyuncularca yinelenen, büyük Çek bestecisi Smetana'nın "Moldava" senfonik şiiri ana ezgisine uyarlanmış bu içli şarkı ile, hiç bir toplumun kaçınamayacağı devingenlik simgelenirken, Schweyk'ın simgelediği "halk" için, yeniden umut doğar...



Diğer yazılar için tıklayın



KÜLTÜR SANAT

KS EDİTORÜ'NDEN

PERDE
ARALIĞINDAN


SİNEMA

KİTAP

MÜZİK

ETKİNLİK

RÖPORTAJ

 


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 




Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla