Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





Robert Schild

Perde Aralığından...


"Bay Knepp" de kim?

İzleyicilerine "zor" oyunlar sunmayı ilke edinmiş Aksanat Prodüksyon Tiyatrosu'nun Arjantinli çağdaş bir yazardan sunduğu çarpıcı yeni oyunu, siyasi eleştiriler getirmekle birlikte, bireylerin baskı karşısındaki ruhsal durumunu da başarılı bir biçimde irdeliyor.

Oyununu izlemeye hazırlandığınız bir yazarı tanımıyor ve kaynaklarınızda da bulamıyorsanız ne yaparsınız? Internet! Peki, internette de bu yazar hakkında yazılanlar, çoğunlukla bilmediğiniz bir dilde (İspanyolca) ise? Sefarad eşinize danışır - ayrıca "daha samimi" bilgi edinmek de istiyorsanız, Jorge Goldenberg'e bir e-mail "atarsınız"!

Bu yoldan, yeni dostum Jorge'nin babasının, bugün Moldava Cumhuriyeti olan eski Romanya kenti Kichinev'den 1928'de, annesinin ise, bugün Beyaz Rusya Cumhuriyeti, önceden Polonya'daki Kobryn kasabasından 1936'da Arjantin'e göç ettiklerini öğrendim. Ana dili İspanyolca olmakla birlikte, evinde çoğunlukla Yidiş konuşulurmuş ve kendisi de, bu lisanı halen iyi bildiğini söyler. Jorge Goldenberg, sinemadan tiyatroya geçmiş bir yazardır. Sinema eğitiminin ardından daha çok beyazperde için senaryolar ve bu arada ona yakın oyun yazmış, çeşitli ödüller almış. Sahne yapıtları birçok dile çevrilerek Latin Amerika yanı sıra ABD, Avrupa ve İsrail'in saygın tiyatroları ile Avignon ve Taormina gibi festivallerde oynanmış. Şubat ayında ise, İstanbul'a geleceğini bildiriyor!

Bilimsel" bir araştırma
Aksanat Prodüksyon Tiyatrosu'nda izlediğimiz "Bay Knepp", 1982-83 yılında yazılmış ve Goldenberg'in bildirdiğine göre, ilkgösterimi daha Arjantin'deki diktatörlük dönemi sürerken yapılmış. Gene yazara göre, yapıtın özgün adı olan "Knepp", aslında özel bir anlam taşımaz ("It means nothing...") ve oyunda gerçek kimliğini gizlemeye çalışan bir kişinin adıdır sadece. (Öte yandan, başrol oyuncusu Tilbe Saran'ın Sabah Gazetesi'nde yayımlanan bir söyleşide yazardan aktardığına göre bu isim, "Buenos Aires'in arka sokaklarında polis anlamına da geliyor.")
Oyunun tümü, Maria Elena'nın yatak odasında geçiyor. Annesi ile birlikte oturan bu yalnız kadının eşi, devlete karşı başkaldırması sonucu bir süre önce kayıplara karışmıştır. Sonradan öğrendiğimiz kadarıyla, kocasının en iyi arkadaşı ile onu daha önce aldatmış olan Maria Elena, bu kişi ile halen görüşmekte ve sevişmektedir. Bir akşam, kadının odasında ansızın evrak çantalı, takım elbiseli ufak-tefek bir adam belirir. Bildirdiğine göre, bilimsel bir araştırma yürütmektedir ve bu yalnız kadını denek olarak kullanmayı önerir. Karşılığında ise, kayıp eşi ile haftada bir kez telefondan görüşebilecektir. Kocasına büyük özlem duymasına karşın Maria Elena, bu öneriye önce kuşku ile bakar; üstelik araştırmanın ne amaçla yürütüldüğünü de anlamamıştır, ancak Knepp'in yarı inandırıcılığı, yarı gözdağcılığı karşısında sonunda kendisiyle bu konuda anlaşır. Bundan böyle, her Cuma telefonun çalmasını bekler, odada bulunan Bay Knepp'in denetimi altında kocasına hafta boyunca ne yaptıklarını anlatır, onun aşk dolu sorularını yanıtlar, nasıl makyaj sürdüğünü, ne renk elbise giydiğini anlatır, ancak "senin orada da yağmur yağıyor mu?" türünden, azıcık kuşku uyandıran soruları üzerine, bağlantı hemen kesiliverir!
Oyunun bundan sonraki bölümü, kadın-araştırmacı/ajan(?)-sevgili üçgeni ile geri plandaki annesi arasında gelişiyor. Unutmadan belirtmem gerekir - Maria Elena ile Knepp arasındaki ilişki, belirli incelik kurallarını her aştığında, bu gelişmeyi önlemek amacıyla olsa gerek, kapıda bir sivil polis belirmekte, ancak -ilginçtir- bu "kanun koruyucusu", Knepp'i nedense hiç görmez!

"Üçlü" baskı
Bu sütunlarda hemen tüm oyunlarını irdelemiş olduğum Aksanat Prodüksiyon Tiyatrosu, her izleyiciye yönelmeyen, kimi tiyatroseverler tarafından bile "zor" diye nitelenen oyunları yeğlemekte. Ne var ki, örneğin geçen yıl Brian Friel'den seçtikleri "Molly S. - Görmeye Dair" oyununda da olduğu gibi, "Knepp" de bir takım olağanüstü önemli konulara parmak basıp, çarpıcı iletiler getiriyor.

Bu oyunda kuşkusuz ki ön planda işlenen kayıp kimseler konusu (bknz. Costa-Gavras'ın "Missing" filmi - veya Sabah Gazetesi'nde değinilen Türkiye'deki "Cumartesi Anneleri" benzetmesi) yanı sıra, bana kalırsa Goldenberg'in irdelemek istediği asıl öğe, bireylerin karşılaştığı çok yönlü baskılar ile baş etmeleri konusundaki ruhsal durum ve içinde bulundukları ikilem(ler)dir. Şöyle ki, Maria Elena
a) bir yandan Knepp aracılığı ile devletin "özdeksel" (=maddi) polisiye baskısı,
b) diğer yandan, kocasını telefondan "boşamasını" esinleyen sevgilisi aracılığı ile "tinsel" (=manevi) aşk baskısı,
c) üstelik -bu konuyu destekleyen- annesi aracılığı ile de "ailesel" baskı altındadır.
Arada bir kapıdan içeri giren polis ise, cabası! (Bu arada, polisin Knepp'i bir türlü ayrımsamaması, özellikle Latin Amerika polis/cunta devletlerinde görülen, "kanun adamları"na hiçbir zaman güven olamayacağının özellikle çarpıcı bir simgesidir, bence.)

Ancak - tüm bu çok yönlü baskılara karşın, Maria Elena yılmaz! İnsandan çok, bir robot gibi davranan Knepp bile, bir ara "bilimsel araştırmasını" kenara itip kadının cinsel çekiciliğine dayanamayarak pantalonunu indiriverir (ve burada, gene kapıda beliren polis sayesinde, ilginç bir "coitus interruptus"a tanık oluyoruz!) - Maria Elena ise, oyunun sonuna dek "mıhhh"!

Tiyatro yaşamında Shakespeare ve Ibsen uyarlamaları da yapmış olan Jorge Goldenberg, bu oyununda izleyicilerini derinden sarsmasını biliyor, oturdukları koltuklarda rahat ettirmiyor. Bu bağlamda, düşünür/yazar Vedat Günyol'un Cumhuriyet'te yayımlanan "Sarsmak Üzerine" başlıklı yazısından bir alıntıyı paylaşmak istiyorum sizlerle: "Rahatı kaçan insan, her şeyden önce düşünmeye, aklını kullanmaya adımını atan insandır... Aydının görevi, düşünmeyen insanları, rahatlarını kaçırarak kafalarını işletmeye zorlamaktır."

Yönetmen Işıl Kasapoğlu da, Sabah ile yapmış olduğu söyleşide Aksanat Tiyatrosu için "Biz bir yolculuk yapıyoruz, insanlar katılıyor..." derken, en azından bu oyunu birlikte gördüğüm arkadaşlar için gerçeği söylemiş. Başroldeki Tilbe Saran ise, bugüne dek gördüğüm tüm oyunlardaki büyük başarısını bu kez daha da geçmiş - oyun, O'nun oyunu! Bay Knepp'i canlandıran Köksal Engür, tüm başarımına karşın, Saran'ın gölgesinde kalıyor; diğer oyunlarda (ve daha önceleri Devlet Tiyatrosu'nda) candan alkışladığımız değerli sanatçı Cüneyt Türel ise, ne yazık ki, bu oyundaki oldukça cılız rolünü hak etmemiş, kanımca.

Peki - Bay Knepp, kim? "Araştırmacı" olmadığı belli - ancak, gerçek bir gizli polis mi, veya -eşimin savladığı gibi- sadece Maria Elena'nın düşlerinde yaşayan bir (anti-)kahramanı mı? Bu soruyu Jorge "dostuma" yönelttim - ancak yanıtı "mailbox"uma daha düşmedi!

   



Diğer yazılar için tıklayınız



KÜLTÜR SANAT

KS EDİTORÜ'NDEN

PERDE
ARALIĞINDAN


SİNEMA

KİTAP

MÜZİK

ETKİNLİK

RÖPORTAJ

 


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 




Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla