Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





Robert Schild


Perde Aralığından...


Devlet Tiyatrosu'nda "Küçük Bir İş İçin" yeniden aranan "Yaşlı Bir Palyaço"

1998/99 tiyatro mevsiminde ilkgösterimi yapılmış ve Devlet Tiyatroları Aziz Nesin Sahnesi'nde yeniden izleyebileceğiniz düşündürücü bir yapım.

Her birimiz çocukken veya kendi çocukları ile gittiği sirklerde palyaçoları izlerken, yüzü beyaz pudralı geleneksel "akıllı" Clown'a gülmüş, renkli giysili "aptal" Auguste'a da birazcık acımıştır… Ne var ki, sirk dünyasının ötesine gittiğimizde, üçüncü bir "komik" daha belirir: Sahne yorumcuları tarafınca Character Clown diye anlandırılan bu tip, izleyicileri güldürmek yanısıra kendini acındırmak yoluyla onları düşündürür aynı zamanda… Leoncavallo'nun "Pagliacci" operasındaki başkişi gibi bu tür "komik", çağdaş film (örn. genç Chaplin veya birçok filmlerinde Woody Allen) ve sahne yapıtlarında, çoğu kez hırpani giyimli bir kaçıktır. Bu tür "ayaktakımı"na özellikle Beckett'in oyunlarında rastlarız sık sık - "Godot"daki Wladimir/Estragon veya "Fin de Partie"deki Clov (=clown ?) gibi.

İş arayan üç kişi
İşte, Devlet Tiyatrosu'nda geçen mevsimden bu yana sahnelenmekte olan, genç Romen yazar Matei Visniéc'in "Küçük Bir İş İçin Yaşlı Bir Palyaço Aranıyor" oyununda bu tür "Beckett'vari komik"leri izleyebilirsiniz - hem de üç tanesini birden! - Gazetenin birinde yukarıdaki ilan çıkmıştır. Nedir bu "küçük iş"? Niye "yaşlı bir palyaço"? İlanı kim vermiştir? Bütün bunlar bilinmez - ve oyunun sonuna dek de açıklanmıyor bir türlü. Bizim gördüğümüz, belirtilen yere peyderpey - ikisi genç - üç palyaçonun gelip beklemeye başlamalarıdır….

İlk gelen, yetenekli Niccolo (Levent Öktem) oldukça saf ve dünyanın kötülüklerinden habersizdir. Ardından daha genç olan Filippo (Özkan Uğur) çıkagelir - o ise, fırsatçı ve her ortama uyum sağlayabilece bir kişilik taşımaktadır. Derken kapıda yaşlı Peppino (Mehmet Güleryüz) beliriverir - bilgeliği ve sahne ile gerçek yaşamdaki deneyimleri ile gençlere taş çıkartacak bir özyapıdadır kendisi. Ve böylece, ne zaman geleceği belirsiz işveren(ler)i beklemeye başlarlar, hep birlikte. İki bölüm ve iki saat onbeş dakika süren bu bekleme süresi boyunca, bu üç değişik insan arasında eski anılar canlandırılır, türlü-çeşitli palyaçoluk örnekleri sahnelenir, (işverence yaptırılacak olası bir sınava hazırlık olarak mı?) binbir çeşit şaklabanlıklar yarışımına girişilir peş peşe.

Oyunun ilginç bir yanı, Devlet Tiyatrosu sanatçısı Levent Öktem yanısıra, diğer iki başkişiyi canlandıran MFÖ üyesi Özkan Uğur ile resim sanatçısı Mehmet Güleryüz'ün ilk kez tiyatro sahnesine çıkmalarıdır - hem de, profesyonel oyuncuları hiç aratmaksızın!
Her birimiz beklemiyor muyuz?

Yukarıda işaretlemiş olduğum "Beckett'vari" tiplemelerden de öte, oyunda "Godot'yu Beklerken" ile büyük bir benzerlik sezinledim: Her şeyden önce her iki oyun, tek mekânda geçiyor ve bir bekleyiş üzerine kurulu. Daha önemlisi - Beckett ve Visniéc'in çizdiği kimselerin, zaman'dan başka hiç bir varlıkları kalmamıştır ve tek uğraşıları, beklemektir. Beri yandan, vakit geçirmek için çeşitli oyunlar oynarken, zamana karşı bir çeşit yarış içerisindedirler. Ortak çabaları ise, tüm umutsuzluklarına karşın gene de - yapay bile olsa - bir umutlu bekleyiş taşımıyor mu?

Günümüzün insanı, içinde bulunduğu acımasız dış dünya karşısındaki yalnızlığı, bunalımları ve yaşamındaki günlük varoluş uğraşısı yanısıra, gene de hep umutlu bir bekleyiş içerisinde değil midir ki? Öte yandan, herkesin içinde belirli oranda bir palyaçoluk/soytarılık öğesi yok mudur? Veya, belki de bu üç kişi gerçekten birer palyaço değildirler - "çaresizlik içinde soytarılaşmış veya soytarılaştırılmışlardır" (yönetmen Müge Gürman). - Biraz uzun olmakla birlikte, ilginç bir oyun…

   



Diğer yazılar için tıklayınız



KÜLTÜR SANAT

KS EDİTORÜ'NDEN

PERDE
ARALIĞINDAN


SİNEMA

KİTAP

MÜZİK

ETKİNLİK

RÖPORTAJ

 


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 




Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla