Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





Sinema




Adem'in Trenleri
Barış Pirhasan, öğrencisi İsmail Doruk'un senaryosundan çektiği filmde Nurgül Yeşilçay, Cem Özer, Ümit Çırak, Derya Alabora oynuyorlar. Öykü şöyle:
Bekir'in kirletip terk ettiği Hacer'i ailesinden korumak için nikahına alan Hasan Hoca, ona elini sürmez. Bunu Allah'ın kendisine bir sınavı olarak kabul eder ve bir gün Bekir'in Hacer'e döneceğine inanır. Onca yoksulluğuna rağmen yıllar boyunca Hacer'e ve dünyaya getirdiği Fatmacık'a karşılık beklemeden bakar. Zamanla ikisini de çok seven Hasan Hoca, kendisinden ayrıldıklarında acı çekmemek için sevgisini belli etmez, hep mesafeli durur onlara. Bu yüzden onu babası bilen Fatmacık, küçük bir çocuğun bir babadan beklediği sıcaklığı ondan alamaz. İki tarafın da kabullendiği bu yaşam, Hasan Hoca'nın bir Ramazan günü Manisa'nın uzağındaki yirmi hanelik küçük tren istasyonuna imam olmasıyla değişir, farklı bir nitelik kazanır. Hasan Hoca hiç ummadığı biçimde Bekir'le karşılaşır. Emaneti ona iade etmek zorundadır; "Bir gün gelip Hacer ile Fatmacık'ı alacağını biliyordum, ama benim onları senin ayağına getireceğim hiç aklımdan geçmezdi." diyerek...



Romantik
Yedi yılda tamamlanan filmin yönetmeni Sinan Çetin, oyuncuları ise Teoman, Okan Bayülgen, Yasemin Kozanoğlu, David Hemmings. Öykümüzün kahramanı, bir kızla tanışır. Onun sevdiği kızla birlikte mutlu olmasını ister, ikisini ayıran kötü adamdan nefret ederiz. İşte bu noktada sinema tarihi için tuhaf bir durum gerçekleşir: Kahramanımızın peşini bırakıp kötü adamımızın öyküsünde alışılmadık bir yolculuğa çıkarız. Ve artık kötü adam, kahramanımızdır. Ve aklımıza şu soru takılır: "Ya hep inandığımız şey gerçek değilse?" Şaşırtıcı virajlarla ilerleyen, insanı bir şeye inandırıp sonra ondan şüpheye düşüren "Romantik", aykırı, beklenmedik ve bütün bildiklerimizi reddeden bir finale ulaşır ve der ki: "İnanç perdesi ne kadar kalınsa, akıl güneşi o kadar geç doğar."



23 Numara / The Number 23
Komedilerine aşina olduğumuz Jim Carrey bu kez bir dramda. Joel Schumacher'in yönettiği filmde Virginia Madsen, Logan Lerman, Danny Huston ile rol alıyorlar. Kendi halinde sıradan bir adam, iyi bir aile babası olan Walter Sparrow'un hayatı, eşinin aldığı "The Number 23" isimli kitabı okumasıyla alt üst olur; çünkü kitap sanki onun hayatını anlatır gibidir; ama asıl problem kitabın bir cinayetle bitmesidir... 23 sayısı konusunda takıntılı Fingerling isimli bir adamın 15 yıllık bir cinayet itirafıyla ilgili kitabı okumaya devam ettikçe, kendi hayatının da 23 sayısı tarafından kontrol altına alınmaya başladığını düşünür. Giderek ruhsal dengesini yitiren Sparrow'un gerçek bir katile dönüşme olasılığı var mıdır?




Umudunu Kaybetme / The Pursuit of Happyness
Will Smith, Jaden Smith, Thandie Newton ve Brian Howe bir babanın mücadelesinde rolleri paylaşıyorlar. Yönetmenin, gerçek bir yaşam hikayesinden önce Amerika'da 20/20 isimli bir televizyon programına, ardından da perdeye uyarlanan "Umudunu Kaybetme" hakkındaki sözleri şöyle: "Beni gerçekten çeken şey karakterin hayatta kalmak için umutsuzca çabalaması ve onun için en önemli şeyin çocuğunu korumak olması. Chris akla hayale sığmayacak şeylere katlanıyor ve en kötü anların bile oğlunun hayatı üzerinde kötü bir etki bırakmamasını garantiliyor. Aslında bu, bir ailenin taşıdığı birçok evrensel değer sayesinde destansı hale gelen, umutsuz ve ne yazık ki gerçek yolculuğu." Will smith kendi oğlu ile kameraların karşısında.



Skandal / Notes on a Scandal
Richard Eyre'in yönettiği psikolojik gerilim filmi "Skandal"ın başrollerini Oscar ödüllü iki ünlü yıldız paylaşıyor: Judi Dench (Barbara Covett rolünde) ve Cate Blanchett (Sheba Hart rolünde). Filmde ikiliye Andrew Simpson, Bill Nighy, Phil Davis, Michael Maloney, Juno Temple, Max Lewis, Joanna Scanlan, Julie Mckenzie ve Shaun Parkes eşlik ediyor. Zamanımız yalnızlık ve izolasyon zamanı. Milyonlarca insan, büyük şehirlerde çok büyük kalabalıklar içinde ama ulaşabilecekleri, paylaşabilecekleri birisi olmadan yaşıyor. Bu evrensel duygu, Zoë Heller'ın 2001 yılında yayınladığı çok okunan romanı "What Was She Thinking: Notes On a Scandal"ın da temelini oluşturuyor. Heller'in İngiliz edebiyatının bir çok ödülüne aday olan bu romanından uyarlanan filmin senaryosunu Patrick Marber yazmış. Büyük bölümü Londra'nın tarihi bölgesi Eastbourne'de çekilen filmin görüntü yönetimini ise iki Oscar ödüllü Chris Menges üstlenmiş.



Köstebek / The Departed
Oskar ödüllerini toplayan film. Martin Scorsese ile oyuncular Leonardo DiCaprio, Matt Damon, Jack Nicholson, Mark Wahlberg çalışıp kazandılar. "Köstebek"in hikayesi 2004 yılında ABD'ye ulaşmadan önce, Asya'da büyük başarı kazanan "Infernal Affairs" adlı 2002 tarihli Hong Kong suç-gerilim filmine dayanıyor. Filmin ABD'ye gelmesinden kısa süre sonra William Monahan yapımın Amerikan versiyonunun senaryosunu kaleme almış. Senarist bu konuda şunları söylüyor: "'Infernal Affairs'i izlememiştim ve senaryoyu uyarlamadan önce izlemek de istemiyordum. Doğrudan Çince senaryonun tercümesinden çalıştım. Çevresinde yeni karakterler yaratabileceğim harika bir ana hikaye vardı. Uyarlamam tema olarak, insanların hayatlarında gerçekten yapmaları gereken şeyden uzaklaşmalarından kaynaklanan trajediyi esas alıyordu."



Çirkin Ördek Yavrusu ile Farecik / The Ugly Duckling and Me!
Hans Christian Andersen'ın dünyaca ünlü masalının bu farklı uyarlaması, Çirkin Ördek Yavrusu ve ona babalık yapan Ratso'yu anlatıyor. Michael Hegner ve Karsten Kiilerich'in yönettiği çizgi filmin senaryosunu Mark Hodkinson yazmış, filmin orijinal seslendirmesinde ise Morgan Jones, Kim Larney, Paul Tylack, Anna Olson, Gary Hetzler, Danna Davis ve Barbara Bergin görev almış. Toplum parodisi iyi bilinen Anderson, Masalları, hoşgörüsüzlük, dar kafalılık ve küçük burjuvaların önyargılarına karşı verdiği onun kişisel savaşın eserleri. Film ekibi, "Çirkin Ördek Yavrusu"nu günümüz seyircisi için yeniden yorumlayarak farklı bir hikaye olarak uyarlamış.

Önceki

 

KÜLTÜR SANAT

KS EDİTORÜ'NDEN

PERDE
ARALIĞINDAN


SİNEMA

KİTAP

MÜZİK

ETKİNLİK

RÖPORTAJ

 


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla