|



Ratatuy
/ Ratatouille
Remy,
ailesinin karşı çıkmasına rağmen ünlü bir şef aşçı olma hayalleri
kurmaktadır. Oysa çöplerle beslenen bir fare için böyle bir mesleğin
hiç uygun olmaması başlı başına bir problemdir.Yönetmenliği üstlenen
Brad Bird'ün yapımın senaryosu da kendisine ait. Müzikler Michael
Giacchino'nun imzasını taşıyor. Remy bir fare... Çöplerle beslenen
bir fare için ailesini de karşısına alarak böyle bir mesleği yapmak
başlı başına bir hayal! Ancak kaderin cilvesinin onu Paris kentinin
altındaki kanalizasyon sistemine düşürmesiyle birlikte, Remy'nin
de hayalleri gerçeğe doğru yol almaya başlar. Kendisini artık yaşamayan
ünlü aşçı Auguste Gusteau'nun yarattığı lüks bir restoranın tam
altında bulan sevimli fare Remy, artık hayallerine çok daha yakındır.
Restoran'ın çöplerini döken Linguini ile sıra dışı bir dostluk kurmayı
başarır ve müthiş yetenekleri Linguini tarafından keşfedilir. Remy'nin
kimseye görünmeden Linguini'yi yönlendirerek başlayan mutfak maceraları,
Paris'in damak lezzeti dünyasını bile altını üstüne getirecek olağanüstü
heyecanlı olaylar dizisine dönüşür. Ratatuy, Türkçe dublajlı olarak
beyaz perdede.



Şeker Kız Candy / I Want Candy
İki
üniversite öğrencisi, film çekmeye kalkışır ve kendilerini finanse
edecek bir yapımcı da bulurlar. Yapımcı -elbette kötü niyetli bir
sahtekâr- bir şartla kabul eder: Başrolde, ünlü porno yıldızı Candy
Fiveways'in yer alması. Yönetmenliğini Stephen Surjik'in üstlendiği
filmin oyuncuları, Carmen Electra, Tom Riley, Irene Alano ve Giles
Alderson. Senaryo, Peter Hewitt ve Phil Hughes'un. Yönetmen Martin
Surjik'i, 'Wayne's World 2' isimli filminden anımsayabilirsiniz.
Öğrencileri canlandıran Tom Riley (Joe) ve Tom Burke'ün (Baggy)
yanı sıra yapımcı Doug'da Eddie Marsan'la genç öğretim görevlisi
Dulberg'de Mackenzie Crook, filmin oyunculuk cephesinde çizginin
düşmesini engelliyorlar. Diğer yandan porno yıldızını canlandıran
Carmen Elektra da aptal görünümünün altında sinema bilgisini gösteren,
gerektiğinde Fellini'den bile bahseden karakteriyle filme özel bir
renk katıyor. Sonuç olarak 'Şeker Kız Candy', Türkçe ismindeki şekerliği
belli ölçülerde tutturan, vakti bol olanlarla meraklıların izleyebilecekleri
bir film.



Seks İtirafları / Sleeping Dogs Lie
Genç
bir kızın geçmiş bir kaçamaktan söz ederek ilişkisini mahvedişini
konu eden bir romantik (kara) komedi. Dokunaklı tarafları olan,
gayet zekice bir fikrin etrafına örülen bir film. Bu fikrin süslenme
girişimleri, filmin sonlarına doğru biraz tatsız gibiyse de, seyirci
olarak hikâyeye olan ilgimiz azalmıyor. Bob Goldthwait'ın yönettiği
ve Rosario Dawson, Tracie Thoms, Mary Elizabeth Winstead ile Zoe
Bell'in oynadığı filmde olaylar şöyle gelişiyor... Örnek genç kız
olarak gösterilen Amy nişanlısı John'u anne ve babası ile tanıştırmaya
karar verir. John ile birlikte ailesinin yaşadığı şehre dönerler.
Birbirlerine karşı dürüst davranmaları gerektiğini düşünen John,
Amy'den hayatındaki en büyük sırrı söylemesini ister. Genç kadın
yıllar önce başından geçen bir seks deneyimini sevgilisine aktarır
ve işler karışır. Genç kız, bir gece şeytanca davranmış ve köpeğine
'blowjob' yapmıştır. Elbette bu sırrı kendine saklar ve kimseyi
durumdan haberdar etmez. Ama artık John'la çok mutludur ve çok emindir
ki, bundan böyle başka bir sevgilisi olmayacaktır. Bu geç itiraf,
ilişkinin seyrini değiştirir elbet. Bir de, itirafın yapıldığı anda
mekânın bir yerinde gizli olarak duran ve hayatı boyunca ablasının
gölgesinde kalan erkek kardeşi Dougie, duyduklarını cümle âleme
ifşa edince, durum içinden hiçbir şekilde çıkılmaz bir hal alır.
Unutmadan, kızın babansının, 'Hayatındaki ilk ve tek erkek benim'
diye böbürlendiği annenin, geçmişte sıkı bir 'groupie' olmasının
yanı sıra Elvis'e striptiz yapması ve Roy Orbison'la yatması da,
filmdeki kaydadeğer espriler arasında.



Otel
2 / Hostel: Part II
İlk
filminde "işkence" turizmi üzerinden şiddet sömürüsü yaptığı için
tepkimizi çeken 'Otel'in ikincisinde, kurbanlar genç kızlar arasından
seçiliyor. Eli Roth'un yazmış, yönetmiş. Biraz zorlayıp deşelerseniz
gizlice kapitalizm eleştirisi yaptığını düşünsek bile, nafile, bu
'Otel'i de hiçbir sinemasevere tavsiye etmeyi göze alamıyoruz. Bir
Batılı gözüyle işkence uzaktan seyredilmesi hoş bir kavram olabilir.
Ama bu topraklarda peşe peşe kuşakların, milyonlarla ölçülen insanı
etkilediğini yüz binlerce aydının, üniversite öğrencisinin, öğretim
görevlisinin, yazar-çizerin tezgâhtan geçtiği, Ziverbey Köşkü gibi
mekânların simgeye dönüştüğü ve de olayın muhataplarının hiçbir
soruşturmaya uğramadan (halen) aramızda gül gibi yaşayıp gittiği
bir coğrafyadan bu kavrama "ay ne hoş, ne ürpertici" diye bakmakaykırı
kaçıyor. Doğrusu, bu filmlerin muhatabı bir kitle var muhakkak,
onların, ne ülke geçmişiyle ne de işkencenin çağrıştırdıklarıyla
bir derdi yok. Lauren German, Bijou Phillips, Roger Bart ve Richard
Burgi'nin rol aldığı film, Avrupa'daki egzotik ve şık bir otele
tatile giden genç kızların, burada aslında dehşet verici bir tuzak
olduğunu fark etmelerini anlatıyor. Genç kızlar aradıklarını orada
bulacaklar mıdır yoksa dünyanın dört bir yanından iğrenç arzularını
doyurmak için gizlice gelen ayrıcalıklı kişilerin fantezilerinde
birer piyon olmaya mahkûm mu olacaklardır?




|