|

Bir
Pomak Sevdası/ İbrahim Kenar
Avrupa'da
yayın yapan 'Mezopotamya Yayınları' tarafından basılan Bir Pomak
Sevdası / Edna Pomashka Obich, 47 şiirden oluşuyor. Her şiir
Türkçe ve Pomakça olarak karşılıklı sayfalara basılmış. Kitabın
sonunda Pomak tarihi ve dilinin özellikleri hakkında kısa bilgiler
bulunuyor. Pomaklar bilinen haliyle 600 yıldır Pomak ismiyle yaşıyorlar
ve bu 600 yıllık tarihlerinde yazılı bir kitap haline gelebilmiş
ilk şiir kitabı Bir Pomak Sevdası / Edna Pomashka Obich...
Bu özelliği ile Bir Pomak Sevdası / Edna Pomashka Obich'nın
taşıdığı misyon bir anlamda içeriğinin önüne geçmiş bulunuyor.
Acılı Rodoplar
Seni götüren bu göç yollarına yollara kin tutamam... / Seni getirecek
olan da onlar, o yollar sevdiğim... / Vuslatlara ve ayrılıklara
gebe yollar. / Sen de diri tutmalısın gözlerini ki /
Rodoplar gibi yiğit olsun sevdamız… / Yollar misali, uzadıkça uzamalı
aşk gülünün tomurcuğu… / Şimdilik yurtsuz düşlerle dişleyip zamanı,
/ Kavuşmak için en büyük parçaları koparmalıyız ondan! / Üşüdüğümüzü,
hasretimizi yıldızlara öykünüp diyetini hayattan almalıyız… / Dahası,
ırmaklar aynasında kırık kalmamalı tebessümümüz! / Ortada büyük
bir 'biz' var, / Sensiz bensiz; sende ve bende her şey noksan biliyorum
/ Ama yaraları gizli kanatma zamanıdır sevdam... / Akacaksa da ille,
yaralardan kan,
Senden bana benden sana akmalıdır! / Çünkü bizden ötesi acılı Rodoplardır;
/ Derdini, halkını beş kola bölmüş... / Ve beş kolda asi sayılmış,
kendi yarasında sürgün... / Sınırlarla bölünmüş yine de durmamıştır,
/ Sevdasına, halkına hasrettir... // Biz'den ötesi acılı Rodoplardır.



Eylül Sürgünleri / Hüseyin Şengün
Dönemler,
zaman yumağı içinde alabora oluşlarla fazlalıklarını atarak tortulaşır
ve gerçek kimliklerini arınmış olarak sanata, insanlara teslim ederler.
Bu teslimiyet, gerçeğin işkencesiz, somut yansımasıdır. 12 Eylül
gerçeği de, aradan geçen çeyrek yüzyıldan sonra tüm çıplaklığıyla
teslim olmaktadır. Sanata yansıyan yüzü son dönemlerde iyice günyüzüne
çıkmaktadır romanlarla, şiirlerle, resimlerle. Daha önce Emeğin
Öfkesi adlı yapıtıyla tanıdığımız Hüseyin Şengün, işte sözünü ettiğimiz
bu dönemi Eylül Sürgünleri adıyla romanlaştırmış. Öğretmen Ali Kemal'in
gözünden bu dönem romanda yaşatılırken, zaman ve mekanın, olay örgüsündeki
çözümleyici, duygusal/akılcı boyutunu akıcı bir dille izlemekteyiz.
Sorun yaşananları anlamaktır, yoksa yaşam sizi dinlemeden akar gider.
Bu noktada yaşamı nasıl suçlayabiliriz ki? Eylül Sürgünleri, bir
dönemin hilesiz bilançosudur. "Bir 12 Eylül Romanı..."



Sisler Evi / Andre Dubus III
Kocası
tarafından terkedilmiş, iyileşme sürecinde, alkolik bir kadın. Bir
Amerikalı. İranlı bir aile ve kaybettiği onurunun peşinden koşan
bir adam. Onları biraraya getiren acımasız bir kader. Çığrından
çıkacak hayatların pimini çeken bir ev. Bir varlık mücadelesi. Gerilimi
ve acımasızlığın rengini daha ilk satırlarında veren Sisler Evi,
bir hikâye zaferi. Geleneksel göçmen başarı hikâyelerini ve modern
aşk hikâyelerini, Amerikan gerçekçiliği ve Shakespearevari bir dokunuş
ile son derece yürek parçalayıcı bir sona götürerek ortaya seren
roman ve içerdiği gerilim insanı alt üst etmeye yetiyor. İşte size
bir Amerikan trajedisi ve yaşadığımız günlerin getirdiklerine dair
şok edici gerçeklikte bir resim. "Dubus, tüyler ürpertici bir hüner
ve dikkat çekici derecede gözlemci bir şefkatle, her geçen saniye
daha da büyüyen bir çatışmayı gözler önüne seriyor…" -Los Angeles
Times.



Medeniyete Yürüyüş / Raşit Kara
Siz
hiç tek başınıza "Yere Tükürmeme" yürüyüşü yaptınız mı İstanbul'dan
Ankara'ya? Bıkmadan, usanmadan bu kötü davranışı insanlara anlattınız
mı? Yanıtı sizde kalsın. Raşit Kara, 20 Eylül 2000'de Taksim'de
bir basın toplantısıyla bu yürüyüşe başlamış ve 3 Ekim 2000'de Ankara'ya
varmış. 4 Ekim'de de Ankara'da eylemini sürdürmüş. Yani Medeniyet
Yürüyüşü 13 gün sürmüş. Güncesini tutmuş, şiirini yazmış. Köyün
medeniyeti, ilçede; ilçenin medeniyeti kentte; kentin medeniyeti
başkentte diye düşünebiliriz kimileyin. Oysa medeniyetin nerede
olduğunu anlamak için çevremize bakmak yeterli. İşte yıllardır çevresine
bakan ve çevre için mücadele veren bir insan oolarak Raşit Kara'ya
sorduk medeniyeti, gülerek gösteriyor bize elindeki Medeniyete Yürüyüş
adlı kitabını. Okuyalım ve öğrenelim yanıtını... Kitap
ve yazar hakkında daha fazla bilgi edinmek isterseniz: www.berfin.net


|