Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





 

Kitap


Bir Pomak Sevdası/ İbrahim Kenar
Avrupa'da yayın yapan 'Mezopotamya Yayınları' tarafından basılan Bir Pomak Sevdası / Edna Pomashka Obich, 47 şiirden oluşuyor. Her şiir Türkçe ve Pomakça olarak karşılıklı sayfalara basılmış. Kitabın sonunda Pomak tarihi ve dilinin özellikleri hakkında kısa bilgiler bulunuyor. Pomaklar bilinen haliyle 600 yıldır Pomak ismiyle yaşıyorlar ve bu 600 yıllık tarihlerinde yazılı bir kitap haline gelebilmiş ilk şiir kitabı Bir Pomak Sevdası / Edna Pomashka Obich... Bu özelliği ile Bir Pomak Sevdası / Edna Pomashka Obich'nın taşıdığı misyon bir anlamda içeriğinin önüne geçmiş bulunuyor.
Acılı Rodoplar
Seni götüren bu göç yollarına yollara kin tutamam... / Seni getirecek olan da onlar, o yollar sevdiğim... / Vuslatlara ve ayrılıklara gebe yollar. / Sen de diri tutmalısın gözlerini ki /
Rodoplar gibi yiğit olsun sevdamız… / Yollar misali, uzadıkça uzamalı aşk gülünün tomurcuğu… / Şimdilik yurtsuz düşlerle dişleyip zamanı, / Kavuşmak için en büyük parçaları koparmalıyız ondan! / Üşüdüğümüzü, hasretimizi yıldızlara öykünüp diyetini hayattan almalıyız… / Dahası, ırmaklar aynasında kırık kalmamalı tebessümümüz! / Ortada büyük bir 'biz' var, / Sensiz bensiz; sende ve bende her şey noksan biliyorum / Ama yaraları gizli kanatma zamanıdır sevdam... / Akacaksa da ille, yaralardan kan,
Senden bana benden sana akmalıdır! / Çünkü bizden ötesi acılı Rodoplardır; / Derdini, halkını beş kola bölmüş... / Ve beş kolda asi sayılmış, kendi yarasında sürgün... / Sınırlarla bölünmüş yine de durmamıştır, / Sevdasına, halkına hasrettir... // Biz'den ötesi acılı Rodoplardır.




Eylül Sürgünleri / Hüseyin Şengün
Dönemler, zaman yumağı içinde alabora oluşlarla fazlalıklarını atarak tortulaşır ve gerçek kimliklerini arınmış olarak sanata, insanlara teslim ederler. Bu teslimiyet, gerçeğin işkencesiz, somut yansımasıdır. 12 Eylül gerçeği de, aradan geçen çeyrek yüzyıldan sonra tüm çıplaklığıyla teslim olmaktadır. Sanata yansıyan yüzü son dönemlerde iyice günyüzüne çıkmaktadır romanlarla, şiirlerle, resimlerle. Daha önce Emeğin Öfkesi adlı yapıtıyla tanıdığımız Hüseyin Şengün, işte sözünü ettiğimiz bu dönemi Eylül Sürgünleri adıyla romanlaştırmış. Öğretmen Ali Kemal'in gözünden bu dönem romanda yaşatılırken, zaman ve mekanın, olay örgüsündeki çözümleyici, duygusal/akılcı boyutunu akıcı bir dille izlemekteyiz. Sorun yaşananları anlamaktır, yoksa yaşam sizi dinlemeden akar gider. Bu noktada yaşamı nasıl suçlayabiliriz ki? Eylül Sürgünleri, bir dönemin hilesiz bilançosudur. "Bir 12 Eylül Romanı..."



Sisler Evi / Andre Dubus III
Kocası tarafından terkedilmiş, iyileşme sürecinde, alkolik bir kadın. Bir Amerikalı. İranlı bir aile ve kaybettiği onurunun peşinden koşan bir adam. Onları biraraya getiren acımasız bir kader. Çığrından çıkacak hayatların pimini çeken bir ev. Bir varlık mücadelesi. Gerilimi ve acımasızlığın rengini daha ilk satırlarında veren Sisler Evi, bir hikâye zaferi. Geleneksel göçmen başarı hikâyelerini ve modern aşk hikâyelerini, Amerikan gerçekçiliği ve Shakespearevari bir dokunuş ile son derece yürek parçalayıcı bir sona götürerek ortaya seren roman ve içerdiği gerilim insanı alt üst etmeye yetiyor. İşte size bir Amerikan trajedisi ve yaşadığımız günlerin getirdiklerine dair şok edici gerçeklikte bir resim. "Dubus, tüyler ürpertici bir hüner ve dikkat çekici derecede gözlemci bir şefkatle, her geçen saniye daha da büyüyen bir çatışmayı gözler önüne seriyor…" -Los Angeles Times.



Medeniyete Yürüyüş / Raşit Kara
Siz hiç tek başınıza "Yere Tükürmeme" yürüyüşü yaptınız mı İstanbul'dan Ankara'ya? Bıkmadan, usanmadan bu kötü davranışı insanlara anlattınız mı? Yanıtı sizde kalsın. Raşit Kara, 20 Eylül 2000'de Taksim'de bir basın toplantısıyla bu yürüyüşe başlamış ve 3 Ekim 2000'de Ankara'ya varmış. 4 Ekim'de de Ankara'da eylemini sürdürmüş. Yani Medeniyet Yürüyüşü 13 gün sürmüş. Güncesini tutmuş, şiirini yazmış. Köyün medeniyeti, ilçede; ilçenin medeniyeti kentte; kentin medeniyeti başkentte diye düşünebiliriz kimileyin. Oysa medeniyetin nerede olduğunu anlamak için çevremize bakmak yeterli. İşte yıllardır çevresine bakan ve çevre için mücadele veren bir insan oolarak Raşit Kara'ya sorduk medeniyeti, gülerek gösteriyor bize elindeki Medeniyete Yürüyüş adlı kitabını. Okuyalım ve öğrenelim yanıtını... Kitap ve yazar hakkında daha fazla bilgi edinmek isterseniz: www.berfin.net

Önceki




KÜLTÜR SANAT

KS EDİTORÜ'NDEN

PERDE
ARALIĞINDAN


SİNEMA

KİTAP

MÜZİK

ETKİNLİK

RÖPORTAJ

 


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 



Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla