|

Devlet
Kaynaklı Cinsel Şiddet-Hepsi Gerçek /
Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Bürosu
10
yıldır çalışmalarına devam eden, "Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze
Karşı Hukuki Yardım Bürosu" tüm çalışmalarının bir dökümü niteliğinde
olan bir kitap çıkardı. "Devlet Kaynaklı Cinsel Şiddet-Hepsi Gerçek"
adını taşıyan kitapta, çeşitli makaleler, hukuki belgeler, doktor
raporları, sayısal dökümler, köşe yazıları ve gazete haberlerinden
örnekler bulunuyor. Bir başvuru kitabı niteliğindeki bu kitaptan
edinmek için şu adrese başvurabilirsiniz: Gözaltında Cinsel Taciz
ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Bürosu
Kuloğlu mah. Turnacıbaşı sk. Fikret Tuner İşhanı Kat: 2 Beyoğlu/İstanbul
Tel.-faks: 0212-245 45 93-94.



Nietzsche ve Postmodernizmin Gerçek Yüzü /
Yener Orkunoğlu
Nietzsche
ve Postmodernizmi merak edenler, bu kitabı mutlaka okumalı... Yener
Orkunoğlu bu kitabında, Nietzsche'nin, Yapısalcılık'ın ve Postmodernizm'in
eleştirisini yapıyor. Postmodernizme felsefi bir temel oluşturan
Nietzsche, bu kitapta, ayrı bir başlık altında değerlendiriliyor,
eleştiriliyor. Althusser'in yapısalcılık anlayışı, Postmodernistlerden
Jean Baudrillard, J. Francios Lyotard ve Michael Foucault da eleştiri
ve değerlendirmenin konusu yapılıyor. Kitabın arka kapağında şunlar
yazılı: "Elinizdeki kitap, Nietzsche'nin, Yapısalcılık'ın ve Postmodernizm'in
görüşlerine yer veriyor. Onların eleştirisini yapıyor. Kapitalist
sistemin özüyle değil, görüntüsüyle ilgilenen postmodernist düşünce
tarzıyla hesaplaşmak zorunlu. Çünkü bir taraftan postmodernizm,
sosyal bilimler, kültür bilimleri ve felsefe alanında marksizmi
bir numaralı düşman ilan etmiştir; öte yandan, özgürlükçü olduğunu
iddia etmektedir. Postmodern düşünürler, özne olarak insanın çözüldüğünü,
yok olduğunu iddia ederler. Özneyi yok eden postmodernizmin özgürlükçülüğü
sahtedir. Özgürleşecek özne ölmüşse, özgürlükçü olduğunu iddia etmek
ikiyüzlülüktür... Bu nedenle, hem Marks'ın düşüncesini açıklamak
istedim, hem de postmodernizmin özgürlükçülüğünün göstermelik olduğunu
göstermeyi gerekli gördüm. Bu kitap, her ne kadar benim bir çalışmam
olsa da, içindeki düşünceler bir görüşün savunusudur. Bu nedenle
bazı dostların eleştiri ve görüşlerine başvurdum. En önemli katkı,
kitabın nüshalarını okuyan Haluk Gerger'den geldi. Sevecenliğinden
haz aldığım dostum Haluk Gerger, eleştiri ve önerileriyle önemli
katkılarda bulundu."



İstanbullular / Buket Uzuner
"İmkansız
aşkların başkentine, İstanbul'a hoş geldiniz…" Atatürk Hava
Limanı'nda geçen gerilim dolu dört saat boyunca Buket Uzuner'in
kaleminden çıkmış İstanbullular birbirleriyle karşılaşacak, tanışacak,
hesaplaşacak ve İstanbul'u İstanbul yapan tüm renkleri okura bir
kez daha hatırlatacaklar. Tabii ki bu gerilim dolu İstanbul romanının
can alıcı noktasını İstanbul kadar güzel ve İstanbul kadar zor bir
aşk oluşturuyor. Yaz 2005. İstanbul Atatürk Havalimanı. Modernitenin
ve şehrin sınırında; genetik bilimciden gurbetçi işçiye, taksi şoföründen
ünlü bir heykeltıraşa, tuvalet temizlikçisinden mimarlar odası eski
başkanına kadar İstanbullu 15 kişinin yollarının kesiştiğinde yüzyılımızın
göçlerle genişlemiş İstanbul'undan, dolayısıyla Türkiye'sinden bir
kesit ortaya çıkıyor. Bir İstanbul romanının olmazsa olmazı aşk
elbette baş köşede yer alıyor. Büyük bir tehdit altında başlayan
gerilim dolu dört saat boyunca İstanbul, Belgin ile Ayhan'ı kendisiyle
ve aşkla hesaplaşmaya zorluyor.



Buluştuğumuz Yer Burası / John Berger
John
Berger'dan, geçen yüzyıla, göçüp gidenlere, tüm zaaflarıyla sevilenlere,
yaşanmışlıklarıyla şehirlere duru, ışıltılı bir ziyaret... Lizbon,
Krakow, Madrid, Cenevre, Islington ve Küçük Polonya'da, artık hayatta
olmayan yakınlarıyla, annesi, babası, eski sevgilileri, öğretmenleri,
ustaları, akademiden arkadaşlarıyla buluşup halleşiyor Berger. Hayata
ve edebiyata dair güzel ve değerli olan ne varsa bu metnin içinden
akıyor usul usul: tenin mucizesi, doğanın ve tarihin nimetleri,
kibirinden feragat etmiş bir sevgi, ahlakçı olmayan bir etik ve
hayatın neşesi, burukluğu ve sihriyle beslenen bir siyaset... John
Berger, ülkemiz okurlarının sevdiği yazarlardan. Deneme, inceleme,
roman, öykü... Farklı türlerde, her yazdığı ilgiyle karşılanıyor.
Geçmiş yıllarda ülkemize sık sık gelmesi, yazarlarımızla dostluklar
kurması, kitaplarında Türkiye'den, insanlarından, sanatçılarından
söz etmesi bu ilginin kaynakları arasında olsa da temel neden farklı:
John Berger, okurlara alışılmadık bakışlar, yaklaşımlar sunarken
insanoğlunu, çağın, çağların temel sorunlarıyla yüz yüze getiriyor.
Yazdığı her şeyde insanlığın yazgısını, mücadelesini, dünyayı anlama
ve değiştirme çabasını temele yerleştiriyor. Bunu yaparken her insanın
biricik, benzersiz olduğunu, her birinin ayrı bir dünyası, hikâyesi
olduğunu da unutmuyor. En genel doğrularla en kişisel özelliklerden
bir arada ve her ikisine de aynı değeri vererek söz ediyor.


|