|

Zenaname
/ Enderunlu Fazıl-(Çev.:) L. Filiz
Bingölçe
Gürcüler
mi daha cazibelidir, Acemler mi? İngiliz kadınlarıyla Rus kızlarını
birbirinden ayıran cinsel özellikler nelerdir? Kadınlar hamamında
nasıl kavga edilir? İstanbul'da kaç çeşit kadın yaşar? Bütün bu
soruların ve daha fazlasının yanıtını bu kitapta bulabilirsiniz.
Elinizdeki bir kadınlar albümü… Dünyanın tüm kadınları bu eserde
resmi geçit yapıyor. Hint ellerinden, Acem veya Bağdat diyarlarından,
Mısır, Sudan, Habeşistan, Yemen, Fas, Cezayir, Tunus civarlarından,
Hicaz, Şam, Halep, Anadolu, Akdeniz Adaları ve Kıbrıs, İspanya,
istanbul, Rum, Ermeni, Yahudi, Çingene, Rumeli, Arnavut, Boşnak,
Tatar, Gürcü, Çerkes, Boğdan, Bulgar, Hırvat, Avusturya, Rus, Avrupa,
İngiliz, Hollanda ve Amerika kadınlarının en mahrem ve en çarpıcı
özelliklerini; mizahi bir dille işleyen bu mesnevinin satırlarında
bulabilirsiniz. Onsekizinci yüzyılın bu çok önemli eseri ilk kez
sadeleştirilmiş tam metin olarak yeniden Türkçe'de. Enderunlu
Fazıl'ın eseri Argo Sözlükleri ile tanıdığımız Filiz Bingölçe
tarafından sadeleştirilmiş, Kevser Demir'in İngilizce çevirisi
ve orijinal minyatürlerle bezenmiş olarak Alt-Üst Yayın Grubu
kolleksiyonundan piyasaya sunulmuş.



Ona Zarfsız Kuşlar Gönderin - Uğur Kaymaz
Kitabı / Orhan Miroğlu
Güçlü
bir ışık getirmelerini istedi. Işığı getirdiler ama getirdikleri
bu ışık çok zayıftı ve yine bir şey görülmüyordu. Öğretmeni Ahmet
Tekin tereddütte kalmıştı ve öldürülen bu şahsın kimliği konusunda,
emin olmadan kesin bir şey söylemek istemiyordu, daha güçlü bir
ışık getirmelerini istedi yeniden; ışığı az sonra getirdiklerinde
yerde sırtüstü yatan ölünün yüzüne tuttular. Yukarıdan tutmaya çalıştıkları
ışığın altında ölünün birdenbire aydınlanan yüzü kanlar içindeydi.
'Ama yine de tanıdım,' diye anlatacaktı Uğur'un öğretmeni,
sonradan: 'Bu, komşumuz Ahmet Kaymaz, öbür tarafta yüzükoyun yatan
da oğlu Uğur Kaymaz'dır dedim.' ... 'İşte bu Uğur'un yıldızı,
bu da Ahmet'in,' dedikleri, en parlak, en ışıltılı olan yıldızları
belki de bir gece sonra gökyüzünde arayıp bulamadıklarında derin
bir kedere kapılıyor çocuklar ve sarı sıcak gecelerde, başlarını
koydukları yastıkları ıslanıyor gözyaşlarıyla. Uğur artık onlar
için gökyüzünde dolanıp duran bir parıltılı yıldız gibi... Etrafına
saçtığı ışık, öbür yıldızları bile aydınlatan kocaman bir yıldız
Uğur... 208 sayfalık araştırma-anı-tanıklık kitabı, Agora Kitaplığı'ndan
çıktı. Herkes okusun ve yaşananları anlasın diye.



Taliban / Ahmed Raşid
Agora
Kitaplığı'ndan çıkan, Osman Akınhay'ın dilimize kazandırdığı önemli
bir kitap daha. Bırakalım, editörleri kitabı tanıtsın: "...İkiz
Kuleler'e ve ABD'nin askeri gücünün merkezi olan Pentagon'a yönelik
saldırıların yapıldığı dakikalardan itibaren aylarca, bütün dünya
tek bir hareketin ismiyle yatıp kalktı: Taliban! Kimdi çok
yakın zamanlara kadar özel olarak Afganistan'la ilgilenenlerin dışında
adı sanı duyulmamış olan bu insanlar? Taliban hareketi nasıl doğmuştu,
nasıl kuvvet kazanmıştı ve çok kısa bir süre içinde önce Kâbil'i,
sonra ülkenin çok büyük bir kısmını ele geçirmeyi nasıl başarmıştı?
Taliban'ın İslamiyet yorumu, yeni bir 'uygarlıklar çatışması'nı
fişekleyebilecek güçte miydi gerçekten, yoksa Taliban merkezindeki
kutuplaşma, bölgenin Müslüman devletlerini de içine alan 'Yeni Büyük
Oyun'un, dünyanın en el değmemiş petrol yataklarının bulunduğu Orta
Asya'yı kendi nüfuzları altında tutmak isteyen, önce baş oyuncu
ABD olmak üzere diğer oyuncuları oluşturan devletlerin de yer aldığı
bir 'petrol, güç ve dünya hâkimiyeti' savaşının bir parçası mıydı
sadece? Ahmed Raşid'in bu kitabı, Taliban konusunda dünyada
var olan en kapsamlı ve nesnel bilgilere dayalı kitabı, Taliban'ın
küçücük bir grup olarak doğuşundan bütün dünyanın kaderinin düğümlendiği
bir korku odağı haline gelmesine kadarki serüveni ve Usame bin Ladin'in
bu serüvende oynadığı rol en ince ayrıntılarına kadar gözler önüne
serilmektedir.



Türk'ün Türk'ten Başka Düşmanı Yoktur! /
Cihan Demirci
Cihan
Demirci, yıllar önce yarattığı "Damdaki Mizahçı" adlı tiplemesinin
yazılarından oluşan "Türk'ün Türk'ten Başka Düşmanı Yoktur" adlı
öykü tadındaki deneme kitabıyla okurun karşısında... Adındaki ironiden
anlaşılacağı gibi kitapta, Cihan Demirci usulü sarsıcı bir kara-mizahla
"Türklük" hallerimiz üzerine yazılmış silkeleyici yazılar yer alıyor.
Cihan Demirci, kendi kendisine bu denli zarar veren, kendi kendisini
bu denli baltalayan, kendi kendisini bu denli yiyip bitiren bir
başka toplum daha olduğuna inanmıyor ve o yüzden kara mizah gözlüklerini
takarak; "Bizim gibi bir toplumun ne düşmana, ne de dış güçlere
zerre kadar ihtiyacı yok, düşmanlıkta biz bize yeteriz" diyor bu
208 sayfalık kitapta yazdıklarında… Kitapta Demirci'nin 28 deneme
yazısı yer alıyor. "Damdaki Mizahçı" Cihan Demirci, ülkesindeki
kirlenme ve kokuşma dayanılmaz bir hal almaya başlayınca, aşağılara
daha fazla dayanamayıp, yıllar önce kendini yükseklere yani damlara
attı.
Dam üstünde yazılan; "Türk'ün Türk'ten Başka Düşmanı Yoktur"
Cihan Demirci'nin, yazarlığının 26. yılında yayımladığı 31. kitap.

|