|

Elele
geliyoruz,
Christopher Robin ve ben
Onu
elime ilk aldığım ânı hatırlıyorum, ilk gördüğüm ânı da. Winnie-The-Pooh'u
kastediyorum, küçük ayıcığın maceralarını anlatan kitabı. Ama ne
zaman olduğunu bilmiyorum.
Belki
kitaptan çıkartırız. Elbette hâlâ bende. Evet, 1926… Hayır, bu değil.
Herhalde 1965 baskısı olsa gerek, çünkü pek kundakta bebecik sayılmazdım,
doğruyu söylemek gerekirse kazık kadardım. Milne, bu kitapları
kendi küçük oğlu için yazmış (sözde) ama, hal böyle olsa da büyüklerin
okumaması için bir sebep göremiyorum. Hatta, onlar için hayırlı
olur bile diyebilirim.

Winnie'nin
yeniden ön plana çıkmasını iki şeye borçluyuz: Birincisi, ATV'de
gösterilen çizgi dizisi (ki Pazartesi günüydü sanırım, Kaplan
Tigger hayli yaramazlık yapıyordu), ikincisi de az önce parantez
içinde adı geçen Tigger 'ın filmi "The Tigger Movie". Disney'in
ilk dönemlerini anımsatan, insanda suluboyaymış duygusu uyandıran
çocuksu saflıkta bir animasyon, tıpkı Winnie'nin kendisi
gibi. Disney bu konuda hayli tecrübeli. 1966'daki kısa çizgi
filmleri "Winnie the Pooh and the Honey Tree"den bu yana
Milne'in kahramanlarını çizip duruyorlar. Doğrudan videoya
gitmek üzere hazırlanan kısalı uzunlu filmler yüzünden Winnie
ve arkadaşları neredeyse yirmi yıldır sinema salonlarından uzak
kalmıştı. Bu sefer ise o salonların yolunu buldular, hem de patavatsız,
sakar Tigger sayesinde. "The Tigger Movie"nin kahramanı,
A.A. Milne'in ikinci Winnie kitabı "The House at Pooh
Corner"da ormana ayak attığından beri bizimle birlikte: "Tigger
Comes to the Forest and Has Breakfast". Kendi adına iki hikâyesi
daha var: Zıplama yeteneğinden yoksun kaldığı "Tigger is Unbounced"
ve onu haddini bilmeye davet eden "Tiggers Don't Climb Trees".

Tigger,
onu görmüşseniz bilirsiniz, adeta bir Kaplan. Ama adı "gg" diye
yazılıyor, yani "That's T - I - Double Guh - er". Soyunun tek temsilcisi.
'Tigger' olmanın en hoş taraflarından biri de bu, bir tanecik
olmak. Ayrıca, "Tigger"ler de harika yaratıklar. Bir özellikleri
de asla kaybolmamaları, hatta kayıp dostların yerini saptayıp bulmaları.
Gelin görün ki bu yeni macerada Tigger önce "bir tanecik"
olmasına üzülüp akraba-ü taâllûkatı bulma hevesine kapılıyor, sonra
da kayboluyor. Ama bu ne biçim Tigger? Çok hoş, harika bir
Tigger, zıp zıp zıplıyor.

Gene de bizim ilk göz ağırımız Winnie. Onun ilk kitabın kapağındaki
(arıların balına ulaşmak için) açık mavi balonla uçmaya çalışan
resmini gördüğümüz andan beri. Çevresindeki arılar, filmin en canayakın
sahnesinde ona eşlik eden, uykulu arılar işte. Saftoş Winnie,
aklı kıt ayıcık, "bal bul" oynarken, A(lan) A(lexander)
Milne de ithafını sunuyor:

O'na
/ To Her
Elele geliyoruz
Christopher Robin ve ben
Bu kitabı kucağına bırakmak için.
Şaşırdım mı diyorsun?
Hoşuna mı gitti?
İstediğin bu muydu?
Çünkü senin, bak-
Çünkü seni seviyoruz.

Sonra da, bal ağacının macerasına balıklama dalıyoruz:
BİRİNCİ BÖLÜM
Ki burada Winnie-the-Pooh
Ve bazı arılarla tanışıyoruz,
Ve hikâyeler başlıyor
Devamı

Diğer
Yazıları
Şimdi
Bize Kim Ne Çizecek
(25.07.2000)
Dahi,
vahşi, mizahi (14.08.2000)
Elele
geliyoruz, Christopher Robin ve ben
(22.09.2000)
|