Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





Zilyedlik


Mülkiyet nedir?
Artık "eski" diyeceğimiz Medeni Kanun 'un 887. maddesindeki tanıma göre:
'' Bir şey üzerinde fiilen tasarruf sahibi olan kimse, o şeyin zilyedidir.''

Görüldüğü gibi zilyedlik fiili bir durum; menkul ya da gayrimenkul bir eşya üzerinde bir tür egemenlik durumudur. Bir şeyi böyle bir egemenlik alanı içinde bulunduran kimse de o şeyin zilyedi sayılmaktadır.

Ne var ki, zilyedliği mülkiyetle kanştırmamak gerekiyor. Mülkiyet de bir nesne üzerinde bir tür egemenlik hakkı yaratır. Ancak mülkiyet bir haktır; sahibine o malı kullanma, ürünlerinden yararlanma ve tüketme yetkilerini verir.

Zilyedlik durumunda zilyed (olan kişi) bir malın sadece kanunda gösterilen şekil ve koşullarla müdafaa yetkilerine sahiptir.

Zilyedlik esas olarak menkul mallar açısından önemlidir. Medeni Kanun'un 898. maddesi şöyle der:
''Menkul bir şeyin zilyedi onun maliki addolunur.''

Örneğin hırsız bir evden çaldığı malların zilyedidir. Malların sahibi bunları kendi başına hırsızdan almaya kalkışırsa, hırsız da zilyedliği koruma haklarından yararlanma yoluna gidebilir. Ancak tabii ki malın maliki, hırsıza karşı eski zilyetliğini ve hakkını koruma davaları her zaman açabilir. Davada menkullerin kendisine ait olduğunu ispat ettiği an, mallar malike iade edilir.

Aynı şekilde, ayrılmakta olan bir çiftten biri evin kapısına kamyonu dayayıp evdeki bütün eşyaları alıp götürdüğünde malların zilyedi, dolayısıyla da maliki sayılır. Diğer taraf dava açıp malların kendisine ait olduğunu fatura vs. belgelerle ispat edemedikçe giden gider. Onun için siz siz olun menkulleriniz üzerinden elinizi gözünüzü ayırmayın.

Zilyedlikle ilgili Bazı Sorular
Soru: Başkasının malına haksız olarak zilyed olan kişiye karşı gerçek mal sahibinin ne gibi hakları vardır?
Cevap: Medeni Kanun'da haksız zilyedin hak sahibine karşı sorumluluğu, haksız zilyedin iyi ya da kötü niyetli olmasına göre düzenlenmiş. İyi niyetli (hüsnüniyetli) haksız zilyed, kendisinin sahip olduğunu sandığı bir hakka dayanarak başkasının malına zilyed olandır. Bu kişiler malı geri vermekle yükümlüdür. Ancak bu yüzden tazminat ödemek zorunda değildir; aynı şekilde malın kaybından, telef olmasından veya hasara uğramasından da sorumlu tutulmaz. İyi niyetli zilyed, mal için yapmış olduğu zorunlu ve yararlı giderleri, gerçek hak sahibinden tazmin talebinde bulunma ve bu tazminat ödeninceye kadar malı alıkoyma hakkına sahiptir. Bu arada zilyedin elde ettiği ürünler, yaptığı giderler nedeniyle elde ettiği alacaklanna mahsup ediliyor.

Kötü niyetli (suiniyetli) haksız zilyed, malı elde ederken, bunu geri vermesi gerektiğini bilen ya da bilmesi gereken zilyeddir. Kötü niyetli zilyed, geri vermekle yükümlü olduğu malı haksız alıkoymuş olması yüzünden, hak sahibine vermiş olduğu zararlar; elde ettiği veya elde etmeyi ihmal ettiği ürünler ve malı kullanma suretiyle sağladığı yararlar karşılığında tazminat ödemek zorundadır.

Soru: Gayrimenkul mülkiyeti zilyedlik esasına dayanılarak kazanılabilir mi?
Cevap: Bir gayrimenkulü belli sürelerle elinde bulunduran (zilyed) kişiler zaman aşımıyla mülkiyeti kazanabilir. Yasalara göre bu iki şekilde gerçekleşebiliyor:
Adi (alelade) kazandırıcı zaman aşımı (Medeni Kanun, Madde 638): Haklı bir neden olmaksızın tapu sicilinde kendi adına yolsuz bir tescille malik sıfatını kazanan zilyed, bu gayrimenkulü 10 yıl müddetle, nizasız (çekişmesiz) ve fasılasız (araya zaman girmeksizin) olarak ve iyi niyetle elinde bulundurduğu takdirde mülkiyeti kazanmış sayılır. Bu durumda asıl hak sahibinin hakkı sona erer.

Olağanüstü (fevkalade) kazandırıcı zaman aşımı (Medeni Kanun, Madde 639): Tapu sicilinde kayıtlı olmayan bir gayrimenkulü nizasız (çekişmesiz) ve fasılasız (araya zaman girmeksizin) olarak 20 yıl süreyle malik sıfatını taşıyarak elinde bulunduran kimse o gayrimenkulün kendi mülkü olarak tescil edilmesini talep etmeye hak kazanır.

 

 

Diğer yazılar için tıklayın


HAKLARIMIZ

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ

ÇOCUK HAKLARI SOZLEŞMESİ

SİZ NE
YAPABİLİRSİNİZ?


AİHM


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla