Ana Sayfa

Demokrasi
Dikkat Çekenler
Önce Demokrasi
AB Yolunda
Haklarımız
Savaşa Hayır
Sivil Toplum
Sivil Anayasa
Minidev'in Amacı

Kültür
K Dergisi
Kültür-Sanat
Çevre
Gey-Lezbiyen Kültürü
L.G.B.T.T Yazıları
Alternatif Tıp
Başucu Yazıları
Cinsel Yaşam
Doğan Cüceloğlu İle
İletişim Dünyası

Farklı Renkler,
Farklı Kültürler

Süryani Kültürü
Yahudi Kültürü
Ermeni Kültürü
Rum Kültürü

Diğer
Minidev'de yazmak
ister misiniz?

Reklamlarınız İçin
İletişim

YAZARLAR





Sözleşmelerde Kefalet


Eğer bir borca ''kefil'' olmayı kabul ettiyseniz, bir sözleşme içine girmiş olursunuz. Bu durumda asıl borçlunun borcunu ödememesi halinde bu borçtan şahsen sorumlu olmayı alacaklıya karşı taahhüt etmiş olursunuz. Kefalet sözleşmesinde iki taraf vardır: Kefil ve asıl borcun (kefil olunan borcun) Alacaklısı. Kefil olunan (asıl) borcun konusu ne olursa olsun, kefilin borcu daima borcun ifa edilmemesi sebebiyle alacaklının uğradığı müspet zararın giderilmesine yönelik para borcudur. Kefaletin geçerli olması, yazılı şekilde yapılmasına ve kefalet taahhüdünün yer aldığı yazılı metinde kefilin sorumlu olacağı en yüksek tutarın gösterilmesine bağlıdır.

Kefalet senedinde, kefil olunan alacak da açıkça gösterilmelidir. Bazı durumlarda ise sözleşmeler geçerli sayılmayacağı gibi, "sözleşme özgürlüğü"nün olmadığı kimi durumlar da söz konusudur.

Peki, kimler sözleşme özgürlüğü'nden faydalanamaz? Sözleşmelere taraf olabilmemiz, hukuk diliyle, haklar ve borçlar edinebilmemiz için "fiil ehliyeti" gerektirir. Fiil ehliyeti kişilerin bizzat kendi giriştikleri davranışlarla haklar edinebilme ve borçlar yüklenebilme yeteneğidir. Bu tür ehliyette aktif bir tutum aranır; hukuksal bir sonucun oluşabilmesi için kişinin bir işlemde bulunması, bir irade açıklaması gerekir. Fiil ehliyeti yalnız sözleşme yapmak, adres ve ikametgâh belirlemek gibi hukuki fiilleri yapabilme yeterliliği geğildir. Kişinin işlediği haksız fiilden ve aynı zamanda bir borç ilişkisine, bir sözleşmeye aykırı davranışından sorumlu tutulabilmesini de ifade eder.

Bir kimsenin hukuksal bir sonuç doğuran işlemleri bizzat ve bağımsız olarak yapabilmesi, hukuksal tasarruflarda bulunabilmesi, işlediği bir haksız fiilden dolayı kınanıp sorumlu tutulabilmesi için, gerek bedenen ve gerek fikren belirli bir olgunluğa erişmiş bulunması aranıyor. Bu konuda, hukuk tarihinde yaş, sağlık durumu, cinsiyet gibi etkenler rol oynamış. Bugünkü Türk hukuk mevzuatında fiil ehliyetinin şartlarını oluşturan etkenleri üç grupta toplamak mümkün:
.Reşit olmak,
.Temyiz kudretine sahip bulunmak,
.Mahcur olmamak.

Reşit olmak: (Rüşt, ergenlik) Kişinin belirli bir yaşa erişmesi ya da bazı başka şartlar içerisinde reşit sayılmasıdır. Medeni Kanun'un 11. maddesine göre rüşt 18 yaşın doldurulmasıyla başlıyor. Buna, ''yaş rüştü.'' ya da ''kanuni rüşt' deniyor. Türk hukukunda bugün yaş rüştünden başka kişi iki halde daha reşit olabilir:
1) Evlenme ya da
2) Mahkeme kararıyla.

Türk hukukunda evlenebilmek için erkeklerin 17, kadınların 15 yaşını bitirmiş olmaları gerekir. (Yeni Medeni Kanun ile bu sınırlar değişmiştir. Medeni Kanun yürürlüğe girdikten sonra burada yeni halini bulabileceksiniz) Ancak olağanüstü hallerde ve hamilelik gibi önemli hallerin var olması durumunda mahkemeye başvurulur. Hakim, küçüğün ana, baba ya da vasisini dinlemek suretiyle 15 yaşını doldurmuş erkeğe ya da 14 yaşını tamamlamış kadına evlenme müsaadesi verebiliyor. Yani bir kimsenin 18 yaşını doldurmadan, diğer bir ifadeyle yaş rüştünü kazanmadan da evlenmesi ve böylece saptanan yaş sınırını aşmadan da reşit olması mümkündür. Evlenmeyle kazanılmış bulunan rüşt artık kesindir. Evlenmenin ölüm ya da boşanma gibi bir nedenle sona ermesi halinde kaybedilmez. Kişi bu durumlarda 18 yaşını doldurmamış olsa da reşit sayılmaya devam eder.

Mahkeme kararıyla kazanılan rüşt bir erken rüşt halidir. Medeni Kanun'un 12. maddesine göre 15 yaşını dolduran bir çocuk gerekirse mahkemeye (asliye hukuk) başvurulabilir. Çocuğun bu konuda rızası varsa ve ana-babası izin veriyorsa, hakim takdir yetkisini kullanarak reşit olmada çocuğun menfaatinin bulunup bulunmadığını araştırır ve buna göre kararını verir. Buna kazai (yargısal) rüşt denir ve burada da kesinlik mevcuttur, geri alınamaz.

Temyiz kudretine sahip olmak: Fiil ehliyeti için aranan bir başka şart temyiz kudreti (makul hareket etme yeteneği, ayırt etme gücü). Medeni Kanun 'un 13 .maddesinde temyiz kudretine sahip kişi şöyle tanımlanır: ''Yaşının küçüklüğü sebebiyle yahut akıl hastalığı veya akıl zayıflığı veya sarhoşluk ve bunlara benzer sebeplerden biriyle makul suretle hareket etmek iktidarından mahrum olmayan her şahıs, Kanunu Medenice mümeyyizdir.''

Bu yetenek yukarıdaki maddede sayılan ya da bunlara benzer-örneğin uyuşturucu bağımlılığı gibi-nedenlerle kaybedilirse, temyiz kudreti de kaybedilmiş olur.

Mahcur olmamak: Bir kimse reşit olsa ve temyiz kudretine de sahip bulunsa, şayet kanunda belirlenen nedenlerle hacir altına alınmış (kısıtlanmış) ise, gene de fiil ehliyetine tam olarak sahip olamaz. Medeni Kanun'un 355. maddesi ve izleyen hükümlere göre bir kimsenin akıl hastalığı, akıl zayıflığı, israf, kötü hal, kötü idare, ayyaşlık, bir yıl ya da daha fazla bir süre için hürriyeti bağlayıcı bir cezaya çarptırılmış olması gibi nedenlerle mahkeme kararlarıyla hacir altına alınması ve kendisine bir ''vasi'' tayin edilmesi mümkündür. Bazen bu işlem bizzat kişinin kendi isteğiyle de yapılabilir. Kişi ihtiyarlığı, sakatlığı ya da bir hastalığı yüzünden kendi işlerini görmekten aciz ise, mahkemeden kendisinin vesayet altına alınmasını talep edebilir.

Bu durumlarda fiil ehliyeti olaya göre ya tamamen kaldırılmış ya da sınırlandırılmış sayılır. Dolayısıyla sözleşme özgürlüğü tam anlamıyla kullanılamaz.

Sözleşme özgürlüğüne tam olarak sahip olanlar, ''reşit olan'', ''mümeyyiz olan'' ve ''mahcur olmayan'' kişilerdir.


Diğer yazılar için tıklayın


HAKLARIMIZ

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ

ÇOCUK HAKLARI SOZLEŞMESİ

SİZ NE
YAPABİLİRSİNİZ?


AİHM


Yazarlar

Merih Akalın

Zehra Akdoğan

Cengiz Aktar

Uğur Alper

Orhan Bahçıvan

Dr. Arı Balcı

Rüstem Batum

Şabo Boyacı

Doğan Cüceloğlu

Şuayip Dağıstanlı

Dilek Dalaklı

Önal Demirci

Tuğrul Eryılmaz

Aynur Gedik

Dr. Mehmet Gürsel

Hakan Kuyucu

Sevin Okyay

Hakan Onum

Dr. Erhan Özer

Dr. Ender Saraç

Robert Schild

Cem Şen

Aykut Tankuter

Umur Talu

Anna Turay

Metin Yahya Üster

Aret Vartanyan

Dr. Nesrin Yetkin

Erol Yurderi

Servisler
YENI Okurdan

Bizi desteklemek
İster misiniz?


Yardım

E-posta

Favorilerinize
Ekleyin


miniDEV'i Tavsiye Et

İletişim

miniDEV'i
Ana Sayfanız yapın

Reklamlarınız İçin

 


Bu Sayfayı Beğendiysen Arkadaşına Yolla