|

7.11.1982 tarih ve 2709 sayılı TC Anayasasının başlangıç bölümünün
beşinci fıkrasının başında geçen "Hiçbir düşünce ve mülahazanın"
ibaresi "hiçbir eylemin" şeklinde değiştirildi. Metnin Cumhurbaşkanlığı
tarafından onaylanması ve yürürlüğe girmesi bekleniyor.

TC
Anayasasının belirtilen numaralardaki maddeleri ise aşağıdaki şekilde
değiştirilmiş olacak:
Madde 13 - Temel hak ve hürriyetler yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak Kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.

Madde 14 - Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbiri
devleti ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan
haklarına dayanan demokratik ve laik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı
amaçlayan eylemler biçiminde kullanılamaz. Bu Anayasa hükümlerinden
hiçbiri, Devlet'e veya kişilere bu Anayasayla tanınan temel hak
ve hürriyetlerin yok edilmesini veya Anayasada belirtilenden daha
geniş şekilde sınırlandırılmasını amaçlayan bir faaliyette bulunmayı
mümkün kılacak şekilde yorumlanamaz.

TC Anayasasının 19'uncu maddesinin beşinci fıkrasının ilk
cümlesi ile son fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye
aşağıdaki son fıkra eklenmiştir: "Yakalanan veya tutuklanan kişi
toplu olarak işlenen suçlarda en çok yedi gün, diğer suçlarda, tutulma
yerine en yakın mahkemeye gönderilmesi için gerekli süre hariç en
geç kırksekiz saat içinde hakim önüne çıkarılır." "Bu zarar, tazminat
hukukunun genel prensiplerine göre Devletçe ödenir." "Devlet, zarara
sebebiyet verenlere rücu eder. Bu husus kanunla düzenlenir.

TC Anayasasının 20'nci maddesinin birinci fıkrasının üçüncü
cümlesi yürürlükten kaldırılmış ve ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir: "Milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin
önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının
hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya bir kaçına
bağlı olarak usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça; yine
bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde
de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça kimsenin
üstü, özel kağıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz.
En geç kırksekiz saat içinde hakim onayına sunulmayan el koyma kendiliğinden
kalkar."

Madde 21 - Kimsenin konut hakkına dokunulamaz. Milli güvenlik,
kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın
korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden
biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hakim kararı
olmadıkça, yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan
hallerde de Kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça
kimsenin konutuna girilemez, arama yapılamaz ve buradaki eşyaya
el konulamaz. En geç kırksekiz saat içinde hakim onayına sunulmayan
el koyma kendiliğinden kalkar.

TC Anayasasının 22'nci maddesi kenar başlığı ile birlikte
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
C. İletişim hürriyeti
Madde 22.- Herkes iletişim hürriyetine sahiptir. İletişimin
gizliliği esastır. Milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin
önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının
hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına
bağlı usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça, yine bu sebeplere
bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili
kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça iletişim engellenemez
ve gizliliğine dokunulamaz. İstisnaların uygulanacağı kamu kurum
ve kuruluşları kanunda belirtilir.'

TC Anayasasının 23'üncü maddesinin beşinci fıkrasında geçen
"...ülkenin ekonomik durumu" ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.

TC Anayasasının 26'ncı maddesinin ikinci fıkrasına "Bu hürriyetlerin
kullanılması" ibaresinden sonra gelmek üzere "milli güvenlik kamu
düzeni, kamu güvenliği, bölünmez bütünlüğün korunması" ibareleri
eklenmiş üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, maddeye
aşağıdaki fıkra son fıkra olarak eklenmiştir. "Düşünceyi açıklama
ve yayma hürriyeti Anayasanın 1, 2 ve 3üncü maddeleri hükümlerinin
değiştirilmesini sağlamak amacıyla kullanılamaz" "Düşünceyi açıklama
ve yayma hürriyetinin kullanılmasında ııygulanacak şekil, şart ve
usuller, kanunla düzenlenir."

TC Anayasasının 28'inci maddesinin ikinci fıkrası metinden
çıkarılmıştır.
TC Anayasasının 31'inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir. "Kanun, milli güvenlik, kamu düzeni, genel
ahlâk ve sağlığın korunması sebepleri dışında halkın bu araçlarla,
haber almasını, düşünce ve kanaatlere ulaşmasını ve kamuoyunun serbestçe
oluşmasına engelleyici kayıtlar koyamaz"

TC Anayasasının 33'üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
Madde 33 - Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma
ve bunlara üye olma ya da üyelikten çıkma hürriyetine sahiptir.
Hiç kimse bir derneğe üye olmaya ve dernekte üye kalmaya zorlanamaz.
Dernek kurma hürriyeti ancak, milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin
önlenmesi, genel sağlık ve ahlak ile başkalarının hürriyetlerinin
korunması sebepleriyle sınırlanabilir. Dernek kurma hürriyetinin
kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller Kanunda gösterilir.
Birinci fıkra hükmü, Silahlı Kuvvetler ve kolluk kuvvetleri mensuplarına
ve görevlerinin gerektirdiği ölçüde devlet memurlarına kanunla sınırlamalar
getirilmesine engel değildir. Bu madde hükümleri vakıflarla ilgili
olarak da uygulanır.

Madde 34 - Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız
toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir. Toplantı
ve gösteri yürüyüşü hakkı, ancak, milli güvenlik ve kamu düzeni
sebepleriyle, kanunla sınırlanabilir. Toplantı ve gösteri yürüyüşü
düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller
kanunda gösterilir.

TC Anayasasının 36'ncı maddesinin birinci fıkrasına "...
savunma" ibaresinden sonra gelmek üzere "ile adil yargılanma" ibaresi
eklenmiştir.

T.C. Anayasasının 38'inci maddesinin yedinci fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiş, beşinci ve altıncı fıkralarından sonra gelmek
üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiştir. "Genel müsadere cezası ile
savaş, yakın savaş ve terör suçları halleri dışında ölüm cezası
verilemez." "Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak
kabul edilemez." "Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlüğü
yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz."

TC Anayasasının 40'ncı maddesine ikinci fıkra olarak aşağıdaki
fıkra eklenmiştir. "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi
kanun yolları ve merciilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek
zorundadır."

TC Anayasasının 41'nci maddesinin birinci fıkrasına "ve eşler
arasında eşitliğe dayanır" ibaresi eklenmiştir.

Madde 46 - Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu yararının
gerektirdiği hallerde gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla,
özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını,
kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar
üzerinde idari irtifaklar kurmaya yetkilidir. Kamulaştırma bedeli
ile kesin hükme bağlanan artırım bedeli nakden ve peşin olarak ödenir.
Ancak tarım reformunun uygulanması, büyük enerji ve sulama projeleri
ile iskan projelerinin gerçekleştirilmesi, yeni ormanların yetiştirilmesi,
kıyıların korunması ve turizm amacıyla kamulaştırılan toprakların
bedellerinin ödenme şekli kanunla gösterilir. Kanunun taksitle ödemeyi
öngörebileceği bu hallerde taksitlendirme süresi beş yılı aşamaz;
bu takdirde taksitler eşit olarak ödenir. Kamulaştırılan topraktan,
o toprağı doğrudan doğruya işleten küçük çiftçiye ait olanlarının
bedeli, her halde peşin ödenir. İkinci fıkrada öngörülen ve her
nasılsa ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için
öngörülen en yüksek faiz uygulanır.

TC Anayasasının 49'uncu maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
"Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını
geliştirmek için çalışanları ve işssizleri korumak, çalışmayı desteklemek,
işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma
barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır."
Devamı
|