|

Hak arama özgürlüğü temel haklarımızdan birisidir. Aynı zamanda
Hukuk Devleti'nin ve Hukuk'un Üstünlüğü'nün en temel koşullarından
ve güvencelerinden de biridir.
Hukuk Devleti, "Devletin ve kişilerin eylem ve işlemlerinin hukukla
bağlı olması ve bu bağlılığın yargı organlarının denetimi ile güvence
altına alınması" olgusuna dayanır.
Hak arama özgürlüğü de, kişilerin, haklarını korumak için, yasama
meclisine ve özellikle "yargı mercilerine başvuru" haklarını içerir.
Anayasa,
Madde 36: Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle
yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma
hakkına sahiptir ...
Vatandaşların
hak arama özgürlüğünü kullanma yolları:

İdare'ye karşı: Yargı yolu ile hak aranır. Bununiçin İdare
Mahkemeleri'ne ve Danaıştay'a başvurmak gerekir.
Diğer Kişilere karşı: Yargı Yolu ise, Hukuk Mahkemeleri
ile ve Ceza Mahkemeleri aracılığıyla dava açılabilir.
Yasama organlarına karşı : Anayasa'nın 74. maddesi uyarınca
"Dilekçe Hakkı" kullanılabilir. Ancak Türkiye'de haklarını yasama
organına karşı korumak için Anayasa Mahkemesi'ne doğrudan başvuru
yolu kişiler için tanınmamıştır. Ancak, bir mahkemede yargılanırken
ya da bir uyuşmazlık nedeniyle bir dava sürerken, o davada kendilerine
uygulanacak kural için Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilirler. Ve
Mahkeme, kuralı Anayasa'ya aykırı bulursa, iptal edip yürürlükten
kaldırabilir.

İdareye Karşı Menfaat ve Haklarınızı Korumak için
Nereye ve Nasıl başvurabilirsiniz?

Diyelim ki İdare'nin yani devlet çerçevesi içindeki herhangi bir
kuruluşun bir işlemiyle karşı karşıya kaldınız: Memursunuz, bir
başka yere atandınız; polis trafik cezası kesti; dükkanınıza ruhsat
verilmedi; araziniz kamulaştırıldı; öğrencisiniz, sınavdan geçer
not alamadınız... Bu tür bir işlemin menfaatinizi ihlal ettiğine
inanıyorsanız, amacınız bu işlemi hukuk aleminden kaldırmak olmalı;
bunun da yolu ilgili İdare'ye karşı bir dava açmak. Ancak dava yoluna
gitmeden önce İdare'ye başvurarak işlemin kaldırılması, geri alınması,
değiştirilmesi ya da yeni bir işlem yapılması için istemde bulunabilirsiniz.

Dikkat: İdare'ye karşı açılan davalar sürelidir. Sakın
süreyi kaçırmayın.Yoksa hakkınız düşer ve bir daha dava konusu
olamaz...

Dava açmadan önce İdare'yi bir kez daha yoklamak istiyorsanız, işlemi
yapan ya da yapmaktan kaçınan makamın bir üstüne başvuracaksınız;
yani kaymakamlıksa valiliğe, valilikse İçişleri Bakanlığına, herhangi
bir müdürlükse bağlı olduğu bakanlığa. Belediye gibi üst makamı
olmayan yapılarda yine aynı yere yani o belediyeye başvurmalısınız.

Bu başvurular, dava açma süresi içinde, yani idari işlemin size
tebliğ edilmesini izleyen günden itibaren 60 gün içinde olmalı.
Bu başvuru işlkemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur.
Altmış gün içinde bir cevap verilmezse, istek reddedilmiş sayılır.
İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma
süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş
süre de hesaba katılır. Ama, işlemlere karşı bir başvuruya gerek
olmadan doğrudan dava da açabilirsiniz.

Diyelim ki İdare'nin yani devlet çerçevesi içindeki herhangi bir
kuruluşun bir işlemiyle karşı karşıya kaldınız: Memursunuz, bir
disiplin cezasına çarptırıldınız; fırıncısınız, polis sağlık koşulları
kötü iddasıyla ekmekleriniz hakkında yok etme kararı alıp fırınınızı
üç gün süreyle kapattı; balkonunuzu kapattırdınız, belediyeciler
gelip yapı izniniz olmadığından yıkılacağını bildirdi... Bu tür
bir işlemin menfaatinizi ihlal ettiğine inanıyorsanız amacınız bu
işlemi hukuk aleminden kaldırmak olmalı; bunun da yolu ilgili idareye
karşı bir dava açmak.

Bir idari işlemin Hukuk Aleminden tamamen kalkmasını istiyorsanız
iptal davası açmalısınız
İptal davası, hukuk aleminden kaldırmak i,stediğiniz idari işlem
aleyhine, o işlemi yapan İdare hasım gösterilerek, en önemlisı 60
gün içinde, kural olarak işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki
idare mahkemesinde açılır. Taşınmaz mallara ilişkin davalarda yetkili
mahkeme taşınmazların bulunduğu yer mahkemesidir; bazı durumlarda
Danıştay da ilk derece mahkemesi olarak görev yapar. Aslında Danıştay
il idare mahkemelerinin baktığı davalar için temyiz merciidir. Davaya
dosya üzerinden ikilnci kez bakıp hukuka uygun karar verilip verilmediğini
inceler.

Dikkat:
Dava açmakla birlikte İdare'nin yapmış olduğu işlem yürümeye devam
eder. Dava açmakla, işlemi otomatik olarak durduramazsınız. İşlemi,
ancak Mahkeme'nin vereceği yürütmenin durdurulması kararı durdurabilir.
Eğer menfaatinizi ihlal eden işlemi durdurmak istiyorsanız, dava
dilekçenizde yürütmeyi durudrma isteminde bulunduğunuzu mutlaka
belirtmelisiniz. Mahkeme bu kararı kendiliğinden vermez. Mahkeme'nin
bir işlem aleyhinde "yürütmenin durdurulması kararı vermesi için,
iki şlartın bir arada gerçekleşmesi koşulu vardır:
-
Dava konusu işlem açıkça hukuka aykırı olmalıdır;
- Bu
işlem yüzünden telafisi güç hatta imkansız bir zarar oluşmakta
olmalıdır.
Bu
karar aleyhine 7 gün içinde Bölge İdare Mahkemesi'ne itirazda bulunabilirsiniz.
Bu yargı merciinin bu konuda vereceği karar artık kesindir.

Bir İdari İşlem ya da Eylem nedeniyle Hakkınız ihlal edilmiş
ise, bundan doğan zararınızı tazmin ettirmek istiyorsanız TAM YARGI
DAVASI açmalısınız.
İdare bir işlemiyle sizi zarara uğrattıysa, diyelim ki sizi bir
memuru olarak başka bir ile atadıysa; binanız hakkında yıkım kararı
verip uyguladıysa; kanunda sayılmış hastalık ya da özürlerden birinden
duçar olmakla birlikte sizi askere almışlarsa ve siz bu nedenlerle
maddi ya da manevi zararlara uğramışsanız açacağınız davada izleyeceğiniz
usul aynen iptal davasında olduğu gibi, işlemi yapan İdare'yi hasım
göstererek, en önemlisi 60 gün içinde kural olarak işlemi
yapan İdari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde dava açarak
zararınızın tazmin edilmesini istemek olmalı.

Ama
zararınız İdare'nin bir eyleminden kaynaklanmaktaysa, yani Belediye'nin
bir aracı size çarptuysa, hastanedeki kötü bakım yüzünden siz ya
da bir yakınınız zarara uğramışsa izleyeceğiniz usül farklı.
Önce mutlaka İdare'ye başvurarak uğradığınız zararın tazminini
talep etmelisiniz. İdare'ye, olayıöğrendikten sonra bir yıl ya da
her halde beş yıl içinde başvurmalısınız; yoksa dava hakkınız düşer.
İdare ya bu isteminizi kabul edipzararınızı tümüyle karşılayacak
ya kısmen kabul kısmen reddedecek; ya da tümüyle red yoluna gidecektir.
Bu da ya açık açık cevap vermesi ya da başvurunuzun üstünden 60
gün geçmesine karşın cevaplamaması şeklinde gerçekleşir. Cevap gelmemesi
haline zımni red denir ve isteminiz reddolunmuş sayılır.
İdare'den açık ya da kapalıu olarak aldığınız cevap karşısında yapılacak
şey, 60 gün içinde dava açmak. Tam yargı davalarında yetkili mahkeme,
zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili,; zarar bayındırlık
ve ulaştırma gibi bir hizmetten veya İdare'nin herhangi bir
eyleminden doğmuş ise, hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı
yer; diğer hallerde davacının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesidir.

Tabii
ilk derece mahkemenin kararından hoşnut kalmazsanız, üst derece
mahkemesi olarak Danıştay'a başvuru yolunuz açıktır.


Bu sayfalara katkılarından
dolayı Doç. Dr. İştar Gözaydın'a, Behiç Ak'a ve Helsinki Yurttaşlar
Derneği'ne teşekkür ederiz.
|