|

Tarihin
Pembe Sayfaları
Roma'dan
Bizans'a Geçişte
Eşcinsellik (II)
Yasalar ve Yasa-koyucular Açısından

532 yılına gelindiğinde imparator Jüstinyen, bütün eşcinsel
eylemleri zina olarak tanımlar ve yasa ile yasaklar. 538
ve 544 yıllarında yayınlanan yeni yasalarda da (Novella'larda)
eşcinsel ilişkiye girenlerden, bu işten vazgeçmeleri ve yasalar
önünde af dilemeleri istenir. Ayrıca, 123 numaralı Novella'da,
manastırlarda papazların birbirlerinden ayrı odalarda yatmaları
istenir. Jüstinyen, "O'nu (Tanrı'yı) çeşitli günahlarımızla
kızdırdığımız bu dönemlerde" bu yasaların gerekli olduğunu
söyler. Tabii bu noktada eşcinsel eylemlerin yasaklanmasıyla ilgili
akla gelen en önemli etken Hıristiyanlık gibi görünmektedir. Buna
karşın, iki ünlü tarihçi Prokopius ve Malalas'ın dediklerine
baktığımızda işin içinde politikanın da olduğunu görürüz. Örneğin,
oğlancılık bir yasayla yasaklanır ve yönetime karşı olan
muhalifler adil bir yargılama olmaksızın oğlancılıkla
suçlanıp yargılanırlar (1). Aynı
şekilde elimizde, Hıristiyan kilisesinin veya din adamlarının imparatorun
eşcinsellik karşıtı yasalarını desteklediğini gösteren her
hangi bir kanıt yoktur. Tam tersine, bu yasalarla ilgili olarak
adı geçen tek iki din adamı yine bu yasalar aracılığıyla eşcinsel
ilişkilere girmekle suçlanan iki piskopostur (2).

Dikkatimizi, Jüstinyen sonrası döneme, yani 7. yüzyıla ve
sonrasına yönelttiğimizde, yine Bizans imparatorları tarafından
çıkartılan iki yasa göze çarpar. İlki İmparator II.Leo'nun 741 yılında
çıkarttığı Ekloga'dır. Bu yasaya göre, "aktif yahut pasif
surette olsun, tabiata aykırı fiillerde bulunan kimseler, kılıç
ile başları kesilerek ölüm cezasına çarptırılır. Pasif yoldan bu
suçu işleyen kimsenin on iki yaşın altında olduğu tespit edilirse,
yaşı küçük olduğu için cahilliğinden ötürü bu suçu işlemiş olması
sebebiyle affedilir (3). " İkinci
yasa Ekloga Aukta ise, pasif olan tarafın on beş yaşından
küçük olması durumunda affedilip manastıra gönderilmesini
emreder. Makendonya sülalesinden olan imparatorların imparatorluğun
başında olduğu 9. ve 10. yüzyıllarda, geçmiş yüzyılların uygulamaları
sürdürülür. Örneğin, I. Basil ve VI. Leo'nun yazdırdığı
Epanagoge adlı yasa kitabı, Ekloga'daki cezaları aynen
almıştır.

Bizans İmparatorluğunun son dönemi eşcinsellikle ilgili çıkan yeni
yasalar bakımından fakir bir dönemdir. Eski yasaların çok ufak değiştirme
ve geliştirmelerle kullanılmaya devam edildiği bu dönemde dikkate
değer bir yasa çıkmamıştır. Yalnızca, İmparator II. Andronikos
1306 yılında yayınladığı Novella'sında yasa uygulayıcılarına
ahlâkla ilgili suçlarda son derece dikkatli olmaları konusunda uyarır.

Yasalar açısından bakıldığında, eşcinsel eylemlerin yasaklanmasıyla
ilgili kırılma noktasının 6. yüzyıl olduğunu görürüz. Bu
kırılma, 3. ve 6. yüzyıllar arasında gerçekleşen pek çok dönüşümün
bir sonucudur. Bu dönüşümler arasında Hıristiyanlık, eşcinselliğe
bakıştaki değişimde önemli bir rol oynasa da diğer kurumlar ve onların
dönemin sosyal yaşantısı üzerindeki etkileri de dikkatle incelenmelidir.
Bu sayede, yalnız geç Roma/erken Bizans toplumunda değil,
günümüz toplumunda da cinsellik konusundaki değer ve yargılarının
neye göre biçimlendiğini anlamak konusunda bir adım daha mesafe
almış oluruz.
Ar.
Gör. Koray Durak
Boğaziçi Üniversitesi
Tarih Bölümü
(1) Prokopius, 1961, p.60
(2) Malalas, Chronographia in Boswell, 1981, p.171
(3) A. Laiou, Arzu, Aşk ve Delilik: Bizanslıların Gözüyle
Cinsel İlişkiler, Cogito, 17 (1999) p.178
 
Diğer
yazılar için tıklayın
|